image

PeyamaKurd - Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, partisinin haftalık grup toplantısında gündemdeki konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Buldan, Demirtaş ile ilgili yaptığı konuşmada, “Sayın Demirtaş’ı serbest bırakın, meydanlara çıksın, onunla yarışın” ifadesini kullandı

24 Haziran’daki baskın seçimlere çok kısa bir süre kaldığını ifade eden Buldan, Türkiye ve bölge kentlerinde gerçekleştirdikleri ziyaretlerde kazanacaklarına dair inanç ve kararlılığı bir kez daha gördüklerini kaydetti.

“OHAL’in tüm baskılarına rağmen halkımız partimiz ve heyetimizi kararlılıkla, aydınlık bir geleceğe olan büyük bir inançla sahiplendi” diyen Buldan, “Ben onurlu Serhad ve Botan halkı başta olmak üzere, bizlerin yanında olan tüm halkımıza teşekkür ediyorum. HDP’ye o kadar yüksek bir inanç vardı ki, meydanlar, sokaklar insan seli oldu, bizleri karşıladı. Biz bu coşkuyu elbette 11 Şubat’ta Ankara’da gerçekleştirdiğimiz kongreden de aldık. Kongredeki coşku Kürdistan’ın her ilinde, her caddesinde daha da büyüyor. 7’den 70’e ayağa kalkan halkımız 24 Haziran seçimlerine çoktan hazır bile. Serhad halkı rengini şimdiden belli etmiş. O renk HDP’dir. O renk Cumhurbaşkanı adayımız Sayın Selahattin Demirtaş’tır” diye belirtti.

Halkın 24 Haziran’ı dört gözle beklediğini ifade eden Buldan, “Kendi iradesini yok sayanlara en güçlü cevabı vermeye hazırlanıyor. HDP’yi sandığa gömün talimatı verenleri, halkımız 24 Haziran’da sandığa öyle bir gömecek ki o sandıktan bir daha çıkamayacaklar. Bir önceki konuşmamda iktidarı uyarmıştım tokat geliyor demiştim. Evet tokat hazır. Tüm Türkiye halkları o tokadı sandıkta atmaya hazırlanıyor. Eller havaya kalkmış, tüm Türkiye halkları, o tokadı sandıkta atmaya hazırlanıyor” dedi.

Buldan, seçim ittifaklarına ilişkin olarak ülkenin ihtiyacını karşılayacak, demokrasiyi krizden kurtarabilecek ittifaklar olmadığı değerlendirmesini yaparak, şöyle devam etti: “Bir tarafta tekçi milliyetçi sağ bir ittifak var diğer taraftaysa demokratik bir çizgiyi temsil eden HDP var. AKP ve MHP, kendilerini kurtarabilmek için denize düşen yılana sarılır gibi birbirlerine sarıldılar. Onların ittifakları korku ittifakıdır. Krizle geldiler krizle gidecekler. Bunu herkes böyle bilsin. Sahada kesişen bu ittifaka, aynı zamanda HDP’ye karşı kurulan bir ittifaktır. HDP, Meclis’te temsil edilmesin, hedefleri budur. Bunun için kendi aralarında ittifak yaparak barajı bizim için korudular, ama biz o barajları halkımızın öz gücüyle yıkacağız. HDP’nin karşısında utanacaklar, köşe bucak kaçmaya çalışacaklar. Türkiye haklarının demokratik seçeneği ve umudu sadece HDP’dir. Bu süreçte ilkeli ve kararlı duran HDP olmuştur. Biz kimseyle kapalı kapılar ardında pazarlık yapmadık kimsenin peşinden koşmadık, gitmedik, ilkelerimiz duruşumuz ortada. Hem Kürt halkının kendi içindeki ittifakı hem de Türkiye demokrasi ve emek güçleriyle ittifakı en onurlu ittifaktır. Bu salt bir seçim ittifakı değildir. Bu, uzun soluklu bir mücadele ittifakıdır. Geçen hafta Kürt partiler kendi aralarında bir ittifak kurdular, bu Kürtlerin ulusal ittifakı açısında tarihi bir değerde, tarihi bir önemdedir.”

Buldan, Kürt partilerinin ittifak için yaptıkları görüşme için ise, “Kürt halkının bizden beklediği de böylesi anlamlı değerli bir işbirliğidir. Ben HDP adına Kürt partilerinin değerli yöneticilerine bu duyarlı çıkışları için bir kez daha teşekkür ediyorum. Bunu seçimlerle sınırlı tutmamak, kalıcı hale getirmek, kurumsallaştırmak tarihi bir sorumluluk olarak önümüzde durmaktadır. Bunu başaracağımıza yürekten inanıyorum. Tüm Kürt partilerini bir kez daha selamlıyorum. Aynı şekilde HDP, Türkiye’nin batısında sol sosyalist, tüm emek güçleriyle bir mücadele ittifakı içindedir. Behice Boran’ın, Deniz Gezmiş’in, Mahir Çayan’ın mücadele geleneği ve mirası bugün temsiliyetini HDP’de bulmaktadır. İşçilerin emekçilerin kadınların ve gençlerin umudu HDP’dir. HDP yıllardır inancı ve kültürü dolayısıyla baskı gören Alevi toplumunun ve tüm farklı inançların kendisini güvende hissettiği ortak yaşamın adresidir.  Karşımızdaki milliyetçi tekçi, mezhepçi sağ anlayışların ne Alevi toplumuna ne Sünni vatandaşlara getirebileceği hiçbir şey yoktur” değerlendirmesini yaptı.

Buldan, Cumhurbaşkanlığı adaylığı için ismini açıkladıkları HDP İstanbul Milletvekili Selahattin Demirtaş’ın Edirne ile Hakkari’yi birleştiren, Türkiye halklarının sevgi ve gönül bağı kurabilen herkesin umudu olabilen tek Cumhurbaşkanı adayı olduğunu söyledi. Buldan, Demirtaş’ın adaylığı için şunları söyledi: “İktidar tarafından siyasi bir rehine olarak tutulan Demirtaş, kaldığı 4 duvar arasından herkese umut vermekte, çözüm üretmektedir. Erdoğan devletin tüm imkanlarını kullanmasına rağmen Türkiye halklarına topluma bir güvence vermemiştir. Demirtaş’a uygulanan rehine politikası aslında onun şahsında HDP’ye oy ve gönül veren milyonlara dayatılan bir zulümdür. Erdoğan ‘seçim demokratik bir yarıştır kendine güvenen herkes bu yarışta yer alabilir’ diyor. Biz de kendisine soruyoruz; madem öyle, sayıları on bini bulan kadromuz neden seçim çalışması yapamıyorlar, neden cezaevlerindeler? Sen devletin her türlü imkanı ile her mekanda propaganda yaparken neden bizim Cumhurbaşkanı adayımız rehine durumunda?  Sizler Cumhurbaşkanı adayları olarak il il gezeceksiniz, mitingler yapacaksınız, seçmenleriniz eline dokunacaksınız. Ancak tek bir Cumhurbaşkanı adayı var Sayın Selahattin Demirtaş, İstanbul Milletvekilimiz Edirne Cezaevi’nde bir buçuk yıldır rehine olarak tutulmakta. Yapacağı seçim kampanyasını sadece avukatları aracılığıyla bizlere göndereceği notlar ve onların halkımızla buluşmasıyla gerçekleştirmeye çalışacak. Böyle bir haksızlığı böyle bir hukuksuzluğu asla kabul etmediğimizi ifade ediyoruz. Sayın Demirtaş’ın Cumhurbaşkanlığı adaylığı kesinleştiği andan itibaren Sayın Demirtaş özgürlüğüne kavuşmalı seçmenleriyle el ele omuz omuza bu süreci tamamlamalıdır. Kendinize güveniyorsanız, korkmuyorsanız Sayın Demirtaş’ı serbest bırakın, meydanlara çıksın, onunla yarışın.”