image

PeyamaKurd - Kürdistan Bölgesi İçişleri Bakanı Rêber Ehmed, 16 günlük 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddeti Önleme Günü etkinliği vesilesiyle düzenlediği basın açıklamasında önemli açıklamalarda bulundu

BM Güvenlik Konseyi’nin “askeri varlığı olan bölgelerde toplumsal cinsiyet odaklı politikaların uygulanmasını, çatışma ve sonrasında eril şiddetin azaltılmasını hedefleyen” 1325 sayılı kararın Kürdistan Bölgesi’nde kabulüne ilişkin düzenlenen etkinlikte bir basın açıklaması düzenleyen Reber Ehmed, kadınların barış çalışmalarına katılması ve toplumsal barışın korunmasında önemli roller üstlendiğini, IŞİD terör tehdidinin son bulmadıkça kadınlar toplumsal barış rolünü gerektiği kadar oynayacağını söyledi.

Ortadoğu’da BM Güvenlik Konseyi’nin 1325 sayılı kararını ilk kabul eden ülkenin Irak  ve Kürdistan Bölgesi olduğunu, bunun kadınlar açısından önemli bir adım olduğunu hatırla İçişleri Bakanı şu ifadeleri kullandı:

“Irak maalesef ne barışın kaynağı ne de bölge ülkelerinin istikrarı ve  barışı için ilham olabildi. Bu nedenle Irak ve Kürdistan Bölgesi’nin 2003 tarihinde BMGK’nin 1325 sayılı kararını imzalayan Ortadoğu’da ilk ülke olması kadınlar açısından önemli bir kazanımdı.

Eğer bir kıyaslama yaparsak Kürdistan Bölgesi’ndeki kadınlar siyasi iktidarda, toplum içerisinde daha fazla imtiyaz sahibi olmuştur. Kürdistan Bölgesi bu yönüyle de diğer Ortadoğu ülkeleri ve  Irak toplumundan farklı bir ayrıcalığa sahiptir. Bu Raperîn(ayaklanma) sonrası kadının toplum içerisindeki rolüne verdiğimiz değer ve önemden kaynaklanmaktadır.”

Siyasi, ekonomik, toplumsal ve güvenlik alanlarında kaybedilmesi halinde, sadece kadınların değil tüm toplumun barış ortamından uzaklaşacağını ifade eden Ehmed, IŞİD tehdidine dikkat çekere, “Kürdistan Bölgesi olarak IŞİD’in Irak’taki varlığının sürdüğünü söylüyoruz. “Bu bir tespit değildir, istihbarat örgütlerinin bilgilerine dayalı gerçek bilgilerdir. IŞİD teröristlerinin Peşmerge Güçleri ve Irak ordusuna saldırıları şiddetin son bulmadığını aksine arttığını gösteriyor. Bu saldırıların kaynağı çözülmedikçe kadınlar da toplumsal barıştaki rolünü oynayamaz” dedi.