image

PeyamaKurd - Hem HDP’nin hem de Cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş’ın seçim bildirgesi açıklandı. İki bildirgede de “özerklik” ve “özyönetim” vurgusu yer almadı. HDP Eş Genel Başkanları Pervin Buldan ve Sezai Temelli, Ankara'da seçim bildirgesini açıkladı

Bildirgede; işsizliğin azaltılacağı, OHAL'e son verileceği, çocuk istismarının önüne geçileceği, demokrasinin daha da ileri taşınacağı belirtiliyor. Temelli, tek adamlığa, toplumsal kutuplaşmaya, israf ve şatafata son vereceklerini de söyledi. Demirtaş’ın bildirgesinde Cumhurbaşkanı’nın yetkilerinin “Demokrasiye Acil Geçiş Programı” kapsamında parlamentoya devredilerek, parlamenter sisteminin güçlendirilmesi vurgusu öne çıktı.

“Hakça Dağıtım Programı (HDP)” adı altında asgari ücretin 3 bin TL’ye yükseltilmesi, yoksulluk sınırının altında gelire sahip olan ailelerin gelirinin kademeli olarak arttırılması, yoksulluk sınırının altındaki ailelere ücretsiz elektrik, su, doğalgaz gibi ihtiyaçlarının ‘sınırına’ kadar karşılanması vaatleri yer aldı.

Kürt sorunu ve çözüm süreci de değerlendirildi. Bildiri de şu ifadeler yer aldı;

“Cumhuriyet'in kuruluşundan beri Kürt halkının kolektif varlığının ve temel demokratik haklarının ret ve inkâr edilmesi, sistemli asimilasyon politikalarının uygulanması Kürt sorununun politik temelini oluşturur. Kürt sorunu ve Türkiye'nin temel demokrasi sorunlarının çözümü adına başlayan sürecin, müzakere aşamasına gelmesi için yoğun çabalar harcanıyor. HDP, bu sürecin bir aşaması olarak Dolmabahçe Mutabakatı'nda açıklanan 10 maddeyi, çözümün ilkesel çerçevesi olarak kabul eder. HDP, demokratik siyasetten özgür vatandaşlığa, kadın, kültür ve ekolojik sorunlardan kimliklerin tanınmasına, anayasal sorunlardan ekonomik, sosyal politikalara varıncaya dek kökleşen Kürt sorununun bütün boyutlarıyla çözümünü sağlayacak ve demokratik bir Türkiye'nin inşasını sağlayacak. Partimiz, çözümü Türkiye sınırları çerçevesinde sağlamayı esas alır.

Günümüze gelene kadar sistemli bir devlet politikası olarak, halkların birbirlerine uzaklığı üzerine örülen ilişkiler ve söylemler, halklarımızın bir arada yaşamasını engelleyememiştir. Tarihi dayanakları olan halkların birlikte ve eşit yaşamı, demokratik cumhuriyetin temel dayanağını ve üzerine birlikteliğimizi inşa edeceğimiz esası oluşturur. HDP, bütün halkların farklı kimlik ve kültürleriyle, anayasal güvence altında birlikte yaşaması, geleceğimizin ve kalıcı barışımızın sağlanması için çalışacak. Coğrafyamızdaki bütün halkların, çözüm süreci ekseninde daha da belirginleştirdiği birlikte yaşama iradesini sonuna kadar savunacak.

HDP, görüşmelerin başladığı günden şimdiye kadar, barışı halklarımıza kazandırma yaklaşımını sürdürmüştür ve barışı Türkiye halklarına kazandıracaktır. Bu ilkesel tutum kararlılıkla devam edecek, siyasi baskı ve zorlanmalar karşısında da bu tutumdan asla taviz verilmeyecek. Bu ilkeli ve kararlı tutum, başta Kürt sorunu olmak üzere, Türkiye'deki tüm demokrasi sorunları çözülene kadar devam edecek. Partimiz, her koşuda silahsız çözüm ve demokratik siyaseti savunacak. Savaşın zararlarının saptanması, savaş yüzünden yerinden edilenlerin geri dönüşü ve ekonomik açıdan desteklenmesi, tahrip edilen yaşam alanlarının ve mayınlanan tarım arazilerinin iyileştirilmesi, zararların telafisi ve tazmini sağlanacak.”