image

PeyamaKurd- ABD Başkanı Donald Trump ile yüz yüze görüşme gerçekleştiremeden dönen Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rojava ve Güvenli Bölge hakkında Türkiye’nin isteklerinin yerine getirilmesi için ABD’ye ay sonuna kadar süre verdi.

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun yapıldığı New York’a hareketinden önce Trump’la yapacağı ikili görüşmede “Suriye’de güvenli bölge konusunu masaya yatıracaklarını” söyleyen Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu için gittiği ABD’nin New York kentinden ABD Başkanı Donald Trump’la baş başa görüşme gerçekleştiremeden ayrıldı.

Hüsranla biten ABD ziyareti sonrası açıklamalarda bulunan Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Güvenli Bölge konusunda ay sonuna kadar Türkiye’nin isteklerinin gerçekleşmemesi halinde Türkiye’nin kendi ajandasını devreye sokacağını söyledi.

Güvenli Bölge’nin kapsamının genişletilmesi ve bu bölgeye 3,6 Milyon Suriyeli’nin yerleştirilmesini planlayan Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin projesine ekonomik destek talep etti. Gerekli planlamaların ve mimari detaylara kadar tüm ayrıntıların Türkiye tarafından çizildiğini belirten Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ABD ile müttefikleri arasında yeni bir gerilim yaratabilecek açıklamalarından satır başları ise şu şekilde:

Bizdeki Suriyelileri Buraya (Güvenli Bölge) Sevk Edebiliriz

“Tabi 480 kilometre uzunluğundaki bu Güvenli Bölge planlamamız aslında Trump’ın da ifade ettiği 20 mil anlayışını kapsayan bir derinliktir. Planlı bir çalışmayla 1 ila 2 milyon civarında Suriyeliyi buraya yerleştirme şansımız olabilir. Burada 150 ila 400 metrekare arasındaki alanlarda yerel mimari ile yapılmış ve ekip biçilebilecek bahçenin, icabında hayvancılık yapılabilecek ahırların olduğu binalarla birlikte bu insanları çadırlardan ve konteyner kentlerden kurtaralım istiyoruz ki bizdeki Suriyelileri de buraya sevk edebiliriz.

Para Gerekli

Burada özellikle başta ABD olmak üzere Rusya, Almanya, Fransa’nın bize gerekli desteği vermeleri lazım. Eğer bu destek gelirse biz de bunun inşaatla ilgili kısmını üstlenebilir ve yoğun bir çalışmayla burada bu işleri tamamlarız.

Tedbirlerimizi Aldık, Takvim İşliyor

Bir kere bu takvim şu anda işliyor. Bu takvim işlerken sınır boylarında bütün tedbirlerimizi almış bulunuyoruz. Bu tedbirlerin yanında son dönemde bölgede uçaklarımızı da uçurduk. Uçaklarımız da bölgede uçmak suretiyle zaten bu sürece devam etmekte olduğumuzun sinyallerini verdiler. Yani uçaklarımızın burada uçuşu herhalde boşuna değil. Bu basit bir seyrüsefer de değil.

Bununla birlikte, döndükten sonra da hemen ilgili arkadaşlarımızla bütün değerlendirmelerimizi yapmak suretiyle ne gibi adımlar atacağımızı daha önceki planlarımız çerçevesinde uygulamaya koyacağız. Çünkü Türkiye oyalanacak bir ülke değildir. Şu anda sürekli tacizler altında olan benim vatandaşlarımdır. Bunun yanında da tabi yaklaşık 4 milyon mülteciye ev sahipliği yapıyoruz. Bu mültecilerle ilgili olarak dünyanın da batının da hala en ufak şekilde kılı kıpırdamıyor. Hepsi seyirci. Hepsinin bize söyledikleri şu “Bu işi nasıl başarıyorsunuz? Bu işi buralara nasıl getirdiniz? 4 milyon mülteciye nasıl ev sahipliği yapıyorsunuz?” Tamam da bu sözün hiçbirisi bizim karnımızı doyurmuyor ki? Bir defa bize verilen sözleri yerine getirmiyorsunuz. 2016 yılında verdikleri söz 6 milyar avro. “3’er milyar avro olarak iki taksitte vereceğiz” dediler. 3 milyar avro da kaldı. Hep söylüyoruz; bizim şu anda 40 milyar doların üzerinde yapmış olduğumuz harcama var. Artık bu adımların atılması gerekiyor. Döner dönmez de bu planlarımızı, değerlendirmelerimizi yapıp uygulamaya koyacağız.”