image

PeyamaKurd- İngiltere’nin önemli gazetelerinden biri olan The Guardian’da yayınlanan bir haber-analizde, “Türkiye’de dinamik muhalefete rağmen, Recep Tayyip Erdoğan gücünü ve popülerliğini koruyor” ifadeleri yer aldı.

“Erdoğan’ın yerinde kalması bekleniyor”

Türkiye’nin modern tarihinin tartışmasız en önemli seçimlerine bir haftadan daha az bir süre kaldı. Cumhurbaşkanı olarak seçilecek kişi geçen yıl referandumda kıl payı farkla onaylanan değişiklikler sonrasında 2023'e kadar olağanüstü güçlere sahip bir konuma gelecek.

Erdoğan'ın iktidardaki partisi, parlamentodaki çoğunluğunu kaybetme ihtimali ile karşı karşıya ancak kendisini ve ülkesini Müslüman dünyanın lideri olarak konumlandırmayı amaçlayan 64 yaşındaki Erdoğan’ın cumhurbaşkanı olarak kalması bekleniyor. Beklenmedik bir şekilde dinamik olan bir muhalefete rağmen Türkiye'nin en popüler ve güçlü politikacılarından biri.

Bağımsız kamuoyu yoklamaları  Erdoğan’ın birinci turda az bir çoğunlukla seçileceğine işaret ediyor. 

“Ezberi bozan bir konuşma”

İkinci tura kalması en muhtemel olan kişi ise ana muhalefetin adayı olan Muharrem İnce. Canlı seçim kampanyası ülkenin her yerinden binlerce insanın seçim mitinglerine katılmasını sağladı. İnce, temel özgürlükler üzerindeki kısıtlamaları kaldırma ve Türkiye'deki hukukun üstünlüğünü yeniden tesis etme sözü veriyor. 

Başka bir partiden kopan milliyetçi bir partinin lideri Meral Akşener, sağ görüşlü genç seçmenlere enerji verirken, karizmatik Kürt lideri Selahattin Demirtaş, Edirne'deki cezaevinden başkanlık kampanyasını yürütüyor. Pazartesi günü, seçmenleri tek adamlık bir düzeni reddetmeye çağıran ve ezberleri bozan televizyon konuşmasını cezaevinden yaptı yaptı.

“Tekrar seçilecek gibi görünüyor”

Ancak bütün bunlara rağmen insan hakları savunucuları tarafından Donald Trump, Vladimir Putin ve Viktor Orbán gibi liderlerle birlikte anılan Erdoğan yeniden seçilecek gibi görünüyor. Erdoğan’ın seçim afişleri “Büyük Türkiye güçlü bir lider istiyor” diyor.

Siyaset Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı’ndan (SETA) Fahrettin Altun, “Bana göre iki Türkiye var, biri batılı yazarların hayalindeki Türkiye, diğeri ise gerçek Türkiye. Burada gerçek Türkiye’yi görüyoruz” diyor. Altun, “Seçmen Erdoğan'ın liderliğiyle güçlü bir Türkiye'nin var olabileceğine inanıyor ve Erdoğan'ın ana akım Türkiye'nin sembolü olduğuna inanıyor. Erdoğan, Türk toplumunun sesi. ”

Bu son iddia tartışmaya açık. Erdoğan son yapılan referandumu oy çalma iddiaları eşliğinde ve jilet farkıyla kazandı.

Ancak Altun, muhalif liderlerin Erdoğan'ı taklit etme girişimlerinin Türk toplumunun iyi bir temsilini sunduğu olduğunu kanıtladığını söylüyor.

“Popülist söylemleri kalabalığı etkiliyor”

İnce'nin konuşmaları popülist bir tona sahip ve zaman zaman kalabalıkların hoşuna gidecek Batı-karşıtı sloganlar kullanıyor. Erdoğan’ın dindarlığını yansıtan Akşener ve İnce, kişisel olarak dindar olduklarını belirttiler. 

Erdoğan ve AK Partinin seçmenlerine verdiği söz, çoğunlukla iki ayak üzerinde duruyor: ekonomik büyüme ve demokratikleşme. Destekçileri onun kamuoyuna açık olarak gösterdiği dindarlığına hayranlık duyuyor, çünkü bunun onlarca yıllık aşağılanma sonrasında Müslüman dindarlığının ana akım toplumun bir parçası olmalarını sağladığına izin verdiğini düşünüyorlar.