image

PeyamaKurd- Türkiye, verilen erken seçim kararı ile bugün sandık başına gitti. Türkiye içinde toplam 56 milyon 322 bin 632 seçmen, 180 bin 65 sandıkta oy kullanma işlemini gerçekleştirecek.. 16 yıldır iktidarı tek başına elinde tutan Adalet ve Kalınma Partisi (AKP) Hükümeti ve Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, analizlere ve gözlemlere göre bugüne kadar ki en zor sınavını Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce karşısında verdi. Seçime ilişkin önemli bir diğer konu ise gerek yerel gerekse uluslararası basın bu seçimde en önemli rolün Kürt seçmenlerinde olacağı vurgusu idi. Kürtlerin, bu seçimde nasıl rol izleyeceği, Kime oy vereceği ve beklentilerinin neler olduğu cevaplarını merak eden durumlardan biri. Konuya ilişkin Kürdistan 24’ün canlı yayınına konuk olan Siyasetçi Rojhat Amedi , “İstesek de istemesek de HDP’nin barajı geçmesi lazım, çünkü HDP barajı geçmezse dünya HDP değil, Kürtler barajı geçemedi diyecek” ifadelerini kullanıyor.

Türkiye Kürtlere karşı sert bir yapıda. Binlerce Kürt parlamenteri, Kürtlerle beraber hareket edenler zindanlarda ve demokratik bir süreç yok. Bu bağlamda Kürtlerin sesi bazen yükseliyor fakat kolektif bir harekette bulunamıyorlar. Sizce bu durum Türkiye’den kaynaklı mı yoksa Kürt hareketinin kendi yapısındaki bir sorun mu?

Yani benim Kürtlerin sessiz kalması demem Kürtlerin politik olarak bir faaliyette bulunamaması manasını taşımıyor. Bugün bütün dünya düzenli bir hükümetin kurulması için, Kürtleri esas bir faktör olarak görmektedir. Kim Kürtlerin yanında pazarlık yaparsa o başarılı olur. Yani Kürtler bu gerçeğin fakında değiller, bu manada politize olamıyorlar ben bunu demeye çalıştım. Bugün baktığımız zaman HDP (Halkların Demokrat Partisi) istesek de istemesek de Kuzey Kürdistan’daki Kürtlerin birinci temsilcisi durumundadır. Fakat bu faktör, kuzeyde bulunan siyasetçiler tarafından iyi yönetilememektedir. Baktığınız zaman eskiden  HDP’nin oy oranı bu kadar çok değildi fakat bugün çok fazla bir durumda. Yüzde 11’i geçebilecek bir potansiyele sahip. Bunu akşam hep beraber görebiliriz. Eğer HDP mevcut durumda diğer Kürt partileri ile ittifak yapsaydı daha iyi sonuçlar elde ederdi. 2015 yılında 80 vekil ile meclise girdiler, eğer ittifak yapsaydı en az 80-90 parlamenter ile meclise girebilirdi. Ama bu olmadı çünkü Erdoğan, Kürtlere yönelik sert bir siyaset yürüttüğü için HDP ile Kürt bloku arasında bir ittifak kurulamadı.

Türkiye’de ekonomik bir kriz kapıda görünüyor. Demokrasi işlemiyor. Örneğin AKP artık Kürt Sorunu yok diyor. Burada HDP’nin bunu değerlendirmesi için önünde bir fırsat yok mu?

Şüphesiz ki öyle. Şu an Türkiye’de bir faktör var ve bizim bunun iyi okumamız lazım. Türkiye’de halkların sorunu yoktur, Türkiye’de esas bir sorun vardır o da Kürt ve Kürdistan sorunu vardır. AKP 16 yıldır Kürtlerin oyu ile hükümetini sürdürüyor. Yani Kürtlerden olmasa AKP egemenliğini sürdüremezdi bu açık bir şekilde ortada bizim bunu görmemiz lazım. Erdoğan, AKP’nin bünyesinde 70 Kürt vekillerinin olduğunu kendisi söylüyor. Erdoğan bunu belirtirken Kürdistan Bölgesi’nin hesabını yapıyor.  Ama Erdoğan ve AKP bunu söylerken, İstanbul’daki, Ankara’daki, Adana’daki, Konya’daki, İzmir’deki Kürtlerin sesini kendilerine verilen oyların hesabını yapmıyor. AKP, Kürtlere yönelik siyasetini değiştirdi sadece Kuzey’de değil, Güney’de de, Rojava’da da değiştirdi.  Ama Kerkük’ü Kürtlerden alıp, Haşdi Şabi’ye, Efrin’i Kürtlerin elinden alıp ÖSO’ya teslim ederse Kürtler onu affetmez.

Türkiye’de OHAL süreci var. Erdoğan’ın HDP hakkındaki videoları basına sızdı. Hatta CHP birkaç saat önce seçimlerde sahtekarlık yapıldığını yayınladı. Sizin bu seçime bakış açınız nedir?

Evet maalesef oyların çalındığı doğru kulağımıza geliyor bunlar. Örneğin bugün Diyarbakır’ın Kulp ilçesinde HDP’liler (Sandık görevlileri) tehdit edilmiş ve uzaklaştırılmış bu sahtekarlıktır. Suruç’ta oylar blok blok çalınmış.

Diğer taraftan, Kürdistan bölgesinde bulunan Korucuları ele alırsak çoğunun HDP’ye oy verdiğini görürüz. AKP hükümetinden aldıkları maaşa rağmen HDP’yi seçiyorlardı. AKP bunu gördü ve yaklaşık bir aydır bunun üzerinde çalışıyorlar. Eğer AKP’ye oy vermezseniz maaşınızı keseriz diyorlar.

Erdoğan, ev eve dolaşın HDP’ye oy vermeyin diyordu. HDP, onun için bir tehdit idi. Erdoğan gücünü kaybetmekten mi korktu? Yani Kürtler bu süreçte sandığa gidip oylarını kime verecekler sizce?

Şüphesiz Kürtler oy vermeye gidecekler. Bu sefer fazladan ve isteyerek gidecekler oy vermeye gördüğümüz gibi seçime katılım yüksek bir oranda. Erdoğan’ın paylaşılan videosu ise sadece küçük bir numune idi. O tarz konuşmasını kendi partisi içinde, kendi teşkilatlanmasında fazla fazla dile getirdi. Ne yaparsanız yapın Kürt bölgesinde HDP, önde olmasın diye yemin içmiş durumdalar. Eğer HDP, %10’u geçmezse bütün oyları AKP’ye ve Erdoğan’a gidiyor. Bu bağlamda ise HDP’nin barajı geçmesini istemiyorlar. Başka işler de söz konusu. Mesela bağımsız adaylar da var, HDP’ye verilecek oylar bunlara da gidecek. Yani. Şu an dünyanın her yerinde bir gerçek var. Eğer HDP, %10’u geçmezse kimse HDP geçemedi demeyecek, Kürtler kaybetti diyecek bundan ötürü Kürtlerin oyunu HdP’ye vermesi lazım.

Erdoğan kısa bir süre önce, Türkiye güçlü olacak dedi. Peki Türkiye, onlarca yıldır devam eden Kürt sorununu kabul etmeyerek nasıl güçlenecek? İnsan hakları ve demokrasi Kürtler’den yana olmayınca Türkiye nasıl güçlü olacak?

Maalesef güçlenemez. Türkiye’de dediğim gibi esas sorun Kürt ve Kürdistan sorunudur. Yani bundan öte de sorunlar vardır, bunlar iktidara gelince oradaki halka, Türkiye’nin sorunlarını en aza indireceklerinin sözünü verdiler. Ama baktığımız zaman, Ermenistan’da, Yunanistan’la sorunları var. Kıbrıs sorunu henüz çözülmüş değil. Kürdistan Bölgesi ile, Suriye ile birçok sorunu var. En önemlisi Avrupa ile de sorunu var ve devam ediyor Türkiye bu raddede ilerleyemez. Eğer Türkiye büyümek istiyorsa, iktidara kim gelirse gelsin öncelikle Kürt/Kürdistan sorununu çözüme kavuşturmalı. Türkiye Kürtler ile ittifak yapmazsa, Orta Doğu’da varlığını koruyamaz, büyüyemez.

Türkiye; Rusya’da, ABD’de neredeyse dünyanın her yerinde Kürtlerin hak talebine karşı çıktığını belirtiyor. Kürtlere karşı sert bir siyaset yürütüyor ama Kürtler ise kardeşlik diyor. Bu konu hakkında ne diyorsunuz?

90’lı yıllardan bu yana Kürtler özellikle kendi bölgelerinde büyümeye doğru gidiyor. Kürtler hak ve hukuklarını güney Kürdistan’da kısmen de olsa elde ettiler. Kürtler dünyaya gösterdi ki bütün komşu ülkeleri ile dostane bir şekilde yaşayabilirler.  Bakın Orda Doğu’da önemli bir nokta var. Mezhepler barış içinde yaşayabilirler bu da Güney Kürdistan’da vuku buluyor. Orada insan hakları var Kürtler bunu bütün dünyaya gösterdi. Bu durum bazılarını rahatsız ediyor. Biz sanıyorduk ki sadece, Bağdat, İran, Suriye rahatsız oluyor ama son 2 yıldır görüyoruz ki Türkiye’yi de rahatsız ediyor. Bakın Rojava’da da bu durum var ama oradaki insanlar haklarını aradılar ve ilk önce Ankara’ya gittiler yıllarca beklediler ama Türkiye istemedi.

Kürdistan’ın en büyük toprağı Türkiye’de. Oradakiler de doğal olarak haklarını talep ediyorlar. Peki Türkiye neden bunlara karşı çıkıyor?

Bana göre Türkiye, Kürtler’den korkuyor. Türkiye’de bir sistem var maalesef o da demokrasi ve hukuk üzerine tesis edilmiş durumda değil. Oradaki sistem cumhuriyetin kurulması ile beraber, Türklerin milliyetçiliği üzerine inşa edildi. Bu sistem değişmedikçe sorunlar devam edecek, kimse Kürtlerin hak ve hukuklarını istemesine izin vermeyecek. Türkiye kurulduğu zaman ‘Türklerin ve Kürtlerin iki kardeş millet olarak devlette söz sahibi olsunlar’ şeklinde bir karar vardı. Fakat müttefik devletler Orta Doğu’dan çekildiği an Türkiye, Kürtlere karşı değişti ve yok saydı.

Size göre Kürtler barajı geçecek mi?

Evet, bence Kürtler barajı geçeceklerdir.