image

PeyamaKurd-  Suriye’nin genelinde ve Rojava’da siyasi politikalar ile ülkelerin strateji hamleleri devam ediyor. ABD’nin Suriye’deki planları, Türkiye’nin bunlara karşı çıkması, Rusya’nın bölgede söz sahibi olmak istemesi gibi durumlar gündemi de beraberinde getiriyor. Asharq el-Awsat tarafından hazırlanan bir haber/rapora göre ABD’nin Suriye'deki yeni hamlesi, “İran’a karşı savaşmak ve onların bölge gücü olmasını engellemek için yerel güçlerden faydalanmak” şeklinde yorumlanıyor.

Fırat'ın doğu yakasında bulunan Suriye Demokratik Güçleri (SDG), bünyesinde 30 bine yakın Kürt savaşçı bulunduruyor. Bunlar, IŞİD terörüne karşı savaş için kamplara alınmakta, silahlanmakta ve eğitilmektedir. SDG’nin çoğunluğu Kürtlerden oluşuyor fakat içlerinde Araplar da bulunuyor. Bu nedenle Fırat nehri, bölgedeki ülkeleri yakalara ayıran bir sınır haline geldi.

Nehrin batı yakası Esad kuvvetleri, müttefikleri İran ve Rusya tarafından, Nehrin doğu yakası ise ABD güçleri ve müttefikleri Kürtler tarafından kontrol ediliyor. 
 

ABD’nin bölgedeki amacı terör örgütü IŞİD'le mücadele etmenin yanı sıra İranlı güçleri engellemek ve bu bağlamda, Suriye yönetimiyle müzakere koşullarını iyileştirmeye çalışmak olarak göze çarpıyor.

Rusların, İran’ı korumadaki ısrarı ABD’yi Kürtler ile beraber; IŞİD, İran, Suriye ve Türklerle karşı karşıya gelme potasına kadar itmiş durumda.

“Türkler, Kürtlere destek verenlere de karşı çıkıyor”

Kürtler bünyelerinde, 60.000’e yakın savaşçı ve ABD tarafından eğitilen 30.000 savaşçının olduğunu belirtiyorlar. DSG'nin vizyonu, ‘IŞİD, Türkiye ve İran destekli gruplarla savaşmak.’

DSG içindeki savaşçıların çoğu Kürtlerden oluşuyor ve Türkler de bundan dolayı, onlara (Kürtlere) destek verenlere de karşı çıkıyor. 

Çünkü Ankara, DSG’yi PKK’nin uzantısı olarak görüyor.

Türkler, Kürtleri tehdit olarak gördükleri için güney sınırlarına (Türkiye’nin) yakın bir güç olmalarından çekiniyorlar. Bundan dolayı da Esad, İran ve Ruslar ile yakın bir politika izliyorlar. Söz konusu bu durum, bölgenin daha karmaşık ve gizemli bir hale geleceğini gösteriyor. 

Kürtler, ülkede çözüm için Şam ile işbirliği yaptılar. İran ve Türkiye ise kendi aralarında onları tehdit etmek için ittifak kurdular. Ankara Hükümeti Tahran, Rusya ve Şam’ın siyasetine göre politika değiştirdi. 

ABD şu anda Kürt savaşçıları çarpıcı bir güç ve istekle koruyor. Çünkü bölgede Kürtler ile beraber savaş faaliyetlerine devam etme fırsatı bulduklarını görüyorlar.

“Nehrin iki tarafı ve müttefik güçler”

ABD’liler de başkalarının daha önceden yaptığını yapıyorlar. ABD, bazı noktalarda İran'ı taklit ediyor. Bölge stratejisi için vekillere başvuruyorlar. Daha sonra iş yapma potansiyeli olan yerel güçlere gidiyorlar. Tıpkı İran’ın dört yıl önce Lübnan, Irak, Afganistan ve Pakistanlı milis güçlerine Suriye'de kendi adlarına yaptırdıkları gibi politikalar izliyorlar. 

Gerçek şu ki Ruslar, siyasi müzakereleri güçlendirmek ve Suriye savaşının sonunda tam zafere ulaşmak için İran’ın da bölgede kalmasını istiyorlar. Çünkü nehrin batısında Esad, İran ve Rusya ittifakı, nehrin doğusunda ise ABD güçleri ile Kürt müttefikleri bulunuyor. 

ABD, DSG aracılığıyla Suriye'nin güney ve doğu sınırlardan, Türkiye'nin kuzeyindeki sınırlarına kadar Suriye’nin geniş bölgelerini kontrol ediyor.

Dolayısıyla Ruslar da Suriye’de zafere ulaşmak için seçim yapmak zorunda kalıyorlar. Örneğin, İran’ı bölgede tutarak savaşı onlar aracılığıyla devam ettirmek gibi…

 

| Haberin Türkçe çeviri kaynağı PeyamaKurd'e aittir.