image

PeyamaKurd - 2015 ile 2020 yılları arasında yaşanan çatışmalı süreçte Kürt illerinde 123 çocuğun öldüğü kaydedildi.

Çocuk çalışmaları kapsamında hazırlanan 'Taş, Kâğıt, Makas: Çatışma Dönemlerinde Çocuklara Yönelik Psikososyal Destekte Sanatın Rolü' başlıklı araştırma raporuna göre, çatışmalı dönemde Kürt kentlerinde en az 123 çocuk öldü.

Friedrich-Ebert-Stiftung (FES) Derneği Türkiye Temsilciliği’nin desteğiyle hazırlanan rapor Batman, Diyarbakır, Mardin, Şırnak ve Van’da çocuklarla yapılan psikososyal çalışmalarda sanatın etkisine odaklanıyor.

Rapor, 2015’te, Kürt sorununun demokratik ve barışçıl yollardan çözümüne ilişkin bütünlüklü bir programın uygulanamamasının yanı sıra Ortadoğu’daki gelişmelerin de etkisi ile 7 Haziran Genel Seçimleri’nin hemen sonrasında başlayan çatışmalara dikkat çekiyor.

“123 çocuk öldü”

33 farklı kurumdan 42 temsilci ve bireysel çalışma yürüten 16 kişi olmak üzere toplamda 58 kişi ile yapılan araştırmaya göre, çatışmaların yoğun yaşandığı dönemlerde Diyarbakır’da 61, Mardin’de 18, Şırnak’ta 13, Hakkari’de 11 ve Batman’da 2 kez sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Van’da bu süreçte sokağa çıkma yasağı ilan edilmese bile ilçe ve köylerinde yüksek ve düşük yoğunluklu çatışmalar devam etti.

Çatışma döneminde binlerce kişinin yerlerinden edildiği belirtilen rapora göre bu dönemde 123 çocuğun öldüğü de kaydedildi.

“Çocukların bu dönemde yaşadığı sorunlar”

Araştırmadan elde edilen bilgiler çocukların çatışma süreci sonrasında aşağıdaki gibi psikososyal sorunlar yaşadıklarına ilişkin somut kanıtların olduğunu gösteriyor:

- İletişim sorunları,

- Yoğun içe kapanma, saç dökülmesi,

- Eğitim ve etkinliklerde ortaya çıkan şiddet ve kayıp içeren görseller,

- Öğretmenlerin çocuklarla sürece dair iletişimlerinde, çocukların olumsuz duygusal tepkiler göstermeleri,

- Çatışma sürecinin çocukların anılarında yoğun bir şekilde var olması,

- Çocukların kendilerini ve duygularını ifade etme becerilerinin çatışma öncesi dönemle karşılaştırıldığında gerilemiş olduğunun gözlenmesi,

- Çocuklarda yüksek sese karşı gelişen aşırı duyarlılık ve rahatsız olma durumu,

“Anadilin iyileştiren sanat üzerindeki etkisi”

Araştırmaya göre, sanatın İfade Gücüne Etkisi Katılımcıların neredeyse tamamı, çocuklarda çoğunlukla çatışma kaynaklı içe kapanma davranışı gözlemlediklerini ancak sanat etkinlikleri sayesinde çocukların duygu ve düşüncelerini ifade etme becerilerinin güçlendiğini belirtiyor.

Anadilde Sanat Yapılan sanat çalışmaları ağırlıklı olarak çocukların anadillerinde gerçekleştiriliyor. Bu araştırma kapsamındaki çalışmalarda Kürtçe (Kurmancî-Zazakî) ve Arapça Taş, Kâğıt, Makas etkinlikler düzenleyen katılımcılar, çalışmaların anadilde yapılmasının olumlu etkisinin özellikle altını çiziyor. Anadilde sanat çalışmaları, okullarda anadilini kullanamayan çocuklara; üretmenin, bağ kurmanın, dayanışmanın ve iyileşmenin öncelikle anadilde mümkün olabileceğini gösteriyor.

“Diyarbakır’da en fazla çatışma Sur’da gerçekleşti”

Ebru Ergin ve Ezgi Koman tarafından yürütülen araştırmada illerin durumu değerlendirildi.

Buna göre Diyarbakır ve ilçelerinde toplam çocuk nüfusu 685 bin 315. İlde çocuklarla çalışmalar yürüten toplam 36 kişiyle görüşme yapıldı. 2015 ve sonrasında çatışmalar en fazla Sur ilçesinde gerçekleşti.Sur, bu araştırmada çocuklar için yürütülen psikososyal destek programları açısından da öne çıkan ilçelerden biri oldu. İlk sokağa çıkma yasağının 6 Eylül 2015 tarihinde ilan edildiği Sur’da, Diyarbakır Barosu tarafından yapılan araştırmaya göre; 

- Bu dönemde çoğu Sur’da olmak üzere Diyarbakır’da en az 26 çocuk yaşamını kaybetti. 

- Sur’daki çocukların yüzde 71,1’i okula giderken yüzde 28,9’u okula devam edemedi. Araştırma çocukların okula devam etmemesinin temel sebepleri arasında Sur’da yaşanan çatışmayı gösterdi.

- Çatışmalı süreç sonucunda Sur’daki çocukların yüzde 15,4’ü başka bir yerde yaşamak zorunda kaldı, yüzde 80’e yakını evlerini ve okullarını değiştirdi. Bu çocukların yüzde 70’den fazlası iki ve daha fazla sayıda okul değişikliği yaşamak durumunda bırakıldı.

- Sur’da 4 bin 985 yapıdan 3 bin 569’u yıkıldı. Yıkılan alanlar içerisinde çocuk oyun alanları ve parklar da bulunuyordu.

“Şırnak”

Şırnak ve ilçelerinde toplam çocuk nüfusu 230 bin 422. Araştırma kapsamında Şırnak’ta çocuklarla çalışmalar yürüten 6 kişiyle görüşme yapıldı. Şırnak merkez ile Cizre, Silopi ve İdil ilçelerinde uzun süreli ve kesintisiz sokağa çıkma yasakları yaşandı. Bu süreçte;

- Şırnak ve ilçelerinde yaşamını kaybeden çocukların sayısı en az 78’di. 

- Pek çok mahalle çatışma nedeniyle yıkıldı, pek çok sivil yaşamını kaybetti. Çatışmaların olduğu, yıkımların yaşandığı mahallelerde yaşayan kişiler göç etmek zorunda kaldı. İçişleri Bakanlığı’nın verilerine göre en az 55 bin kişi bu süreçte Şırnak’ta yerinden edildi. 

“Mardin”

Mardin ve ilçelerinde toplam çocuk nüfusu 337 bin 219. Araştırma kapsamında Mardin’de çocuklarla çalışmalar yürüten 8 kişiyle görüşme yapıldı. Mardin, yüksek yoğunluklu çatışmaların yaşandığı bir diğer şehirdi. Özellikle Dargeçit, Derik, Nusaybin ilçelerinde çatışmalar yoğun oldu, uzun süreli ve kesintisiz sokağa çıkma yasakları ilan edildi.

“Van”

Van ve ilçelerinde toplam çocuk nüfusu 462 bin 458. Araştırma kapsamında Van’da çocuklarla çalışmalar yürüten 4 kişiyle görüşme yapıldı. Yüksek yoğunluklu çatışmalar Van’ın merkezinde yaşanmadı, daha çok Edremit ve Başkale ilçelerinde gerçekleşti.

OHAL döneminde Van’da 288 öğretmen ihraç edilerek okullarından uzaklaştırıldı. Eylül 2016’da önce Van’ın Özalp, İpekyolu, Erciş ve Edremit ilçelerine, daha sonra Van Büyükşehir Belediyesi’ne ve 2017’de de diğer belediyelere kayyum atandı. Van bu dönemde Şırnak ve Hakkari’den yoğun göç aldı.