image

PeyamaKurd - 'Yaşasın Kürdistan' dediği için yargılanan akademisyen Hifzullah Kutum, ‘İfade özgürlüğü kapsamında’ beraat etti.

Kutum'a, Twitter hesabından Kürtlerin Molla Mustafa Barzani öncülüğünde, Baas rejimine karşı mücadeleye başladığı 11 Eylül 1960’ın yıl dönümünde Kürtçe, “Eylül devrimi Kürtlere kutlu olsun. Yaşasın Kürdistan” paylaşımı nedeniyle"Terör örgütü propagandası yapmak" suçundan 5 yıla kadar hapis istemiyle dava açılmıştı. 

Elazığ 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi, gerekçeli kararında Kutum’un paylaşımlarının suç oluşturmadığı ve ifade özgürlüğü kapsamında kaldığı kanaatine varıldığını belirtti. Fırat Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi araştırma görevlisi Hifzullah Kutum beraat etti.

Gerekçeli kararını açıklayan Mahkeme, Kutum’un 'Bijî Kürdistan (Yaşasın Kürdistan)' paylaşımlarının suç oluşturmadığı ve ifade özgürlüğü kapsamında kaldığı kanaatine varıldığını belirtti.

Sıklıkla ifade özgürlüğü vurgusu yapılan kararda, devlet veya halkın bir bölümünü rahatsız eden, hoşa gitmeyen, kural dışı, endişe verici, fakat şiddet ve şiddet kışkırtıcılığı içermeyen nitelikteki sözlerin de ifade hürriyeti kapsamında olduğu belirtildi.

‘Yalanın yalan olduğuna dair farkındalık acı çektiriyor’

Hifzullah Kutum, böyle bir şeyin soruşturma konusu olmasını “içler acısı” bir durum olarak değerlendirdi. Türkiye Cumhuriyeti hükümetinin, Kürdistan Bölgesel Yönetimi ile resmi ilişkileri olduğunu hatırlatan Kutum, resmi temaslarda bile Kürdistan bayrağının görüldüğünü belirtti.

Kutum, Türkiye’de insanların başka ırk ve milletleri aşağılama, yok etme üzerine bir zihniyetle yetiştirildikleri için gerçekleri kabul etmediklerini düşünüyor;

“Kendi inandırıldıkları yalanın yalan olduğuna dair her farkındalık bunlara acı çektiriyor. Düşünsel ya da vicdani acı çektiriyor. İnsani bir tepki vereceklerine insani olmayan tepkiler veriyorlar, davranışlar sergiliyorlar. Ama insanlar gerçeklere, hakikatlere kulaklarını ya da gözlerini ne kadar kapatırlarsa kapatsınlar, bu kapatmanın amacı o hakikati kabul ettiklerinden dolayıdır. Ondan kaçmak istiyorlar, kaçamayacaklar. İnsanlar bunu kabullenecek, kabul ettiler de zaten.”