image

PeyamaKurd - Kürt Dil Platformu, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a hitaben açık bir mektup kaleme aldı.

Kürt Dil Platformu Sözcüsü Şerefhan Ciziri adına kaleme alınan mektupta, Erdoğan’ın geçtiğimiz günlerde Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın düzenlediği ödül töreninde dil üzerine yaptığı konuşma hatırlatılarak, bir görüşme talebinde bulunuldu.

Kürtçenin resmi dil olarak kayıtlara geçirilmesinin gerekliliğine vurgu yapılan mektupta, Erdoğan ile görüşme talebinde bulunulması dikkat çekti.

Erdoğan’ın “Ülkemizdeki kültür meselesi ekseriyetle işin uzmanları tarafından dil meselesinin dışında değerlendiriliyor. Oysa bir milleti maziden atiye taşıyan kültürse o kültürün en önemli unsuru dildir… Dil olmadan insan, aile, toplum, millet, kültür ve medeniyette olmaz. Diline sahip çıkmayan, dilini zenginleştirmeyen milletlerin tıpkı kökleri kuruyan ağaçlar gibi esen rüzgârlar karşısında devrilmeye mahkûmdur… Peyami Safa bunu ‘Dilini kaybeden millet her şeyini kaybetmiş demektir’ diyerek ifade ediyor. Bu acı gerçeğe rağmen dil meselesine yeterinde eğilmiyoruz. Caddelerde dolaştığınız zaman dükkânları, marketleri görünce bakıyorsunuz. Bizim dil nerede? Buralarda bizim diller yok…” şeklindeki sözlerine yer verilen mektupda, “Herhalde yaptığınız tespitler Kürt dili için de geçerli olmalı. Bunun böyle olduğuna inanmak istiyoruz” ifadelerine yer verildi.

Platform, mektubun devamında Kürtçe için şu taleplerini şu şekilde sıraladı:

“Türkçe, resmi dil ve eğitim-öğretim dili olarak belirttiniz sorunları yaşarken; 100 yıldan beri asimilasyon altında bulunan Kürt dili şu an var olmakla yok olmak gibi kritik bir eşikte bulunuyor. Sizlerin de sık sık belirttiği gibi asimilasyon bir insanlık suçudur. Bu suçu kim işliyorsa hep birlikte buna karşı tavır alalım. Asimilasyonla mücadele edelim.

Sadece İstanbul, Ankara, Çukurova gibi metropollerde değil, Kürt halkının nüfus çoğunluğunu oluşturduğu kentlerde ve hatta köylerde de bile Kürt dili artık iletişim-konuşma dili olmaktan yavaş yavaş çıkıyor!

Dolayısıyla, birey, aile, toplum ve kültürüyle Kürt Milletinin geleceği büyük risk altındadır!”

“Sayın Erdoğan…”

Mektup ayrıca “Sayın Erdoğan” sözleriyle devam edilerek şu ifadelere yer verildi:

“Yirmi beş milyonu aşkın Kürt milletinin varlığını ve kimliğini temsil eden Kürt dili üzerindeki baskıların kaldırılması istiyoruz. Sizlerin Başbakanlık döneminde bu alanda reformlar yapıldı, adımlar atıldı. Bu reformların devam etmesi ve Kürtçenin resmî bir statüye kavuşması gerekiyor.

Hastaneler, Bankalar, Belediyeler, Devlet Kurumları, Türk Hava Yolları… Gibi devlet ve kamuoyuna ait yerlerde Kürtçenin iletişim dili olarak kullanılması,

İlkokuldan üniversiteye eğitim ve öğretim dili olması için gerekenin sizler tarafından yapılacağına inanıyor, bunu arz ve talep ediyoruz.”