image

PeyamaKurd - ABD Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey, “İdlib’de Türkiye gibi ABD’nin, Arap dünyasının, AB ve NATO’nun da sorumlulukları var. Biz bütün bu ülkelerin sorumluluklarına dahil olmasını istiyoruz. BM liderliğinde siyasi bir çözüm olmasını istiyoruz. Bir askeri çözüm kabul etmiyoruz” açıklamasında bulundu. 

Jaffrey açıklamasına şöyle devam etti, “İnsanlar İdlib'de çok zor şartlarda yaşıyorlar. Esad rejiminin baskısına maruzlar. Rejim bir kez daha vatandaşlarının umurunda olmadığını gösterdi. Sivillere karşı çok acımasız saldırılar düzenliyor. Bu sadece ABD hükümetinin görüşünü yansıtmıyor. Aynı zamanda başka bağımsız kuruluşların Suriye raporlarında da durumu görüyoruz. Birleşmiş Milletler yetkililerine sunulan raporlarda da bu görüşler tekrar ifade ediliyor.” 

“Türkiye ve Rusya'nın İdlib'de bir ihtilaf yaşama olasılığı çok yüksek”

1930'lu yıllarda uluslararası toplumu zorlayan durumlar olduğunu dile getiren ABD’li Jeffrey, şöyle devam etti:

“Özellikle Güney Çin Denizi'nde, Kırım'da huzursuzluk yaratan şeyler vardı. Ancak İdlib'de yaşananlar uluslararası sisteme meydan okumadır. Bu durum birçok ülkeyi de etkilemektedir. Açık veya kapalı biçimde bu sürece dahil olan çok sayıda ülke var. Türkiye'nin rolünün ne olduğunu biliyoruz. Bunların kim olduğunu hepimiz biliyoruz. Rusya, İran, Lübnan'da Hizbullah, koalisyon güçleri ki başında ABD var. Bu güç kuzey doğuda ve güneyde çeşitli operasyonlar düzenliyor. Aynı zamanda İsrail hava kuvvetlerinin bölgede İran'a karşı operasyonları olduğunu biliyoruz. Aynı zamanda bu güçler arasında bir ihtilaf olması da söz konusu. Türkiye ve Rusya'nın İdlib'de bir ihtilaf yaşama olasılığı çok yüksek. Dolaysıyla uluslararası düzen açısından ciddi bir risk var. Söz konusu riskin kaynağı kolektif güvenliğe karşı bir tehdit olabilir. BM şartına karşı bir tehdit olabilir. Ya da doğrudan bir asgari bir çatışma olur.”