image

PeyamaKurd- Türkiye şu sıralar erken seçim telaşına girmiş durumdan. Halk tarafından beklenmedik bir tarih olan 24 Haziran, Türkiye’de yapılacak olan seçimlerin de bir hayli gündem olmasına zemin hazırladı. Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Lideri Devlet Bahçeli’nin erken seçim çağrısına yanıt veren Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan,  yaptığı açıklamada, “Sayın Bahçeli ile de yaptığımız istişareler neticesinde seçimlerin 24 Haziran 2018 Pazar günü yapılmasına karar verdik" dedi. HDP ve CHP bu karara yönelik, “Hodri meydan” ifadelerini kullanırken, İYİ Parti ise, “Herkes ayağını denk alsın!” ifadelerini kullandı. Erken seçim gerek Türk gerekse Kürt kanadını ilgilendiren bir durum olarak göze çarpıyor. Seçimlere yönelik sokağın nabzını tutan PeyamaKurd, halkın bu konudaki görüşlerini dinledi. Halkın ortak tutumu ise, “Her şey ortada, ekonomi çökmüş, vekillerimiz içerde, baskı ortamı var işler onların istediği şekilde yürüyor” yönünde. 

Seçimlerin erken tarihe alınması gerekli miydi? Sizce erken seçim olmalı mı? 

Diyarbakır’da esnaflık yapan Zeynel adı vatandaş sorduğumuz soruya şöyle yanıt veriyor, “ Seçim erken de olsa geçte olsa biz, “Hodri Meydan” diyoruz. Gelsinler sandıkları kursunlar bakalım kim haklı çıkacak. Ekonomi yok, iş güvencesi yok, hayat durmuş, eve ekmek götürmekte zorlanıyoruz. Hani ekonomi kalkınmıştı? Benim şu an bankalara bir sürü borcum var, ben esnafım iş yapamıyorum şimdi ben soruyorum size, “Ekonomisi iyi olan bir ülkede 10 vatandaşın 9’u bankalara borçlu olur mu?” Her halk kendi vekili seçebilir deniyor, ee ben halkım! Kendi vekilimi seçiyorum, vekilimi içeri alıyorsun! Kürt kardeşlerim diyorsun, gelip şehirdeki Kürtçe tabelaları söküyor kayyum atıyorsun. Bu halk onlara bir defa inandı, hadi diyelim yarısı ikinci defa inandı ama bu sefer bu halk bunlara kanmaz. Ben yine tekrarlıyorum, “Getirin sandıkları, hodri meydan” diyorum. 

Seçimlere ilişkin konuşma esnasında yanımıza yaklaşıp bizi dinleyen ve işletme sahibi olduğunu söyleyen Kendal isimli vatandaş ise sitem ederek şunları dile getiriyor, “ Biz Hodri Meydan’da desek, er meydanı da desek bunlar öyle ya da böyle yine bu seçimi alıyorlar. Burada suç halkın, ekonomi yok abi ekonomi! Bir ülke de ekonomi yok ne demek biliyor musunuz? Para yok demek! Para yoksa ekmek yok, hayat yok demek. Kriz kapıda, esnafı geçtim Türkiye’nin her şehri kendi haline ağlıyor duyanı yok. Demirtaş ne demişti hatırlayın, “Gün gelecek bunlar hesap verecek ama iş işten geçecek.” Benim diyeceğim o ki; iş işten geçmeden geçte olsa erken de olsa cevabı sandıklarda vermeli insan.”

Sizce iktidarın erken seçime gitmesinin sebebi nedir? Gerekli miydi? 

İstanbul’da müteahitlik yapan Emin adlı kişi soruya şöyle yanıt veriyor, “Sebebi belli değil mi? Kendi güçlerini korumak, işçiyi sömürmek, vatandaşa gün yüzü göstermemek. Bu kadar insan var size inanan Allah korkunuz hiç mi yok? Bunlar hırslarına yenik düşmüş, iktidarlarını korumak için her türlü yolu deneyen kişilerdir. Erken seçime gitmek demek, MHP ile ittifak yapıp en büyük rakipleri olan İYİ Parti’yi, korktukları HDP’yi saf dışı bırakarak yollarına devam etmektir, bunun başka ne açıklaması olabilir ki?”  

Hewlêr’de yaşayan Türk işinsanı Mehmet duruma şu cevabı veriyor, “ Halkı rahat ettireceklerse gitsinler, ha yok halka eziyet edeceklerse seçimi bırakın her şeyi bırakıp gitsinler. İnsanlar artık Türkiye’den kaçmayı istiyorlar, bakın ben Türk’üm işimi burada yürütüyorum. Tamam Türkiye gelişmiş bir ülke ama estetik olarak gelişmiş, yapı olarak gelişmiş. Zihin olarak çok gerideler bana göre.” 

İsveç’te yaşayan  ve Türkiye gündemini takip eden siyasi uzman ise, (belirli problemlerden dolayı adını vermek istemedi ) “Seçim demek, halkın onayını, kamuoyunun güvenini kazandıktan sonra yapılan bir durum olmalıdır. Ama maalesef Türkiye’de işler öyle yürümüyor, Türkiye demek Erdoğan demek, Erdoğan demek otorite ve korku kültürü demek. Kendi tabanında bulunan halkın birçoğu da artık durumdan şikayetçi(onlar da bunun farkında) Dolar ve Euro, Türkiye’de tavan yaptı, ekonomi yok denecek düzeyde insanlar kendilerini yakıyor, intihar ediyor. Bu nasıl demokrasi ülkesi?

Suriye politikası vardı, Afrin’e girildi medya onların tekeline geçti her türlü algı operasyonunu yaptılar. Seçim ne için erkene alındı? İktidarları için mi? Yoksa kaybetme korkusundan mı? Bunlar önemli sorular. İYİ Parti’nin başvuru tarihi 28 Haziran, seçim 24 Haziran. Bu ne demek? Ben buradayım, kararları ben veririm demek. Bu diktatörlükten başka nedir? Kürtlere gelirsek onların bu seçimde çok önemli bir payı olacak diye düşünüyorum. Umarım bir daha AKP tuzağına düşmezler. Kürtler için söylenecek tek söz, lütfen cevabınızı sandıkta verin ve size yapılanları hatırlayın.”  

 

 

BÖLÜM 1