image

PeyamaKurd - Dünyanın önde gelen düşünce kuruluşlarından Carnegie, Ukrayna ile Rusya arasında yaşanan ve başta ABD, Avrupa Birliği ülkeleri ve İngiltere olmak üzere birçok ülkenin müdahil olduğu gerilimle ilgili dikkat çekici bir analiz hazırladı.

Türkiye'nin son dönemde gerilen Moskova-Kiev ilişkileri ile ilgili gelişmeleri de derleyen Carnegie, Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bir denge politikası izlemesinin olası olduğunun belirttti.

Marc Pierini imzalı makalede şu ifadelere yer verildi:

“Ankara'nın Kiev'e drone satması Moskova'yı kızdırdı. Ukrayna'daki ve bölgedeki askeri gerilim Türkiye'nin Rusya ile ilişkisine zarar verir, Türkiye'nin NATO operasyonuna katılmasını engeller ya da ikisini de yapabilir. Türkiye, savunma sanayinde kayda değer ilerleme sağladı son yıllarda. NATO üyesi olduğu ve aynı zamanda Rusya ile stratejik ilişkiler kurduğu için Türkiye'nin hamleleri Moskova, Washington ve Brüksel'de yakından izlenecek.”

Moskova, Suriye'de çok sert bir tutum sergileyebilir!

Pierini ayrıca, Ankara'nın Ukrayna'ya drone satmasının, NATO'nun Rusya'ya yaptırım uygulayabileceğini ve buna Türkiye'nin de katılabileceğini ve olası bir NATO müdahalesinde Türkiye'nin de yer alıp almayacağının kritik önemde olduğunu ifade etti.

Yazıda, buna karşılık Rusya'nın da Türkiye'ye karşı tutumunun sertleştirebileceğine dikkat çekildi. Pierini, “Moskova'nın da seçenekleri var. Ukrayna'ya satılan Türk yapımı askeri ekipmanlara karşı harekete geçebilir, karşı yaptırım uygulayabilir (turizm ve tarım ürünlerinin ithalatı durdurulmuştu geçmiş krizlerde) ya da Suriye'de çok daha sert bir tutum sergileyebilir” dedi.

 Carnegie'nin resmi internet sitesinde yayınlanan makalede, “Hassas ekonomik ve siyasi durum göz önüne alındığında, Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ukrayna-Rusya krizini askeri gücünü göstermek, Batı ve Rusya ile siyasi ilişki kurmak ve arabuluculuk yeteneklerini öne çıkarmak için kullanacak. Bunun iç siyasette faydalarını kavramak kolay fakat uluslararası arenada oluşabilecek riskler ise sonsuz sayıda” yorumu yapıldı.