image

PeyamaKurd- Ankara, Suriye'de bir ilkel devlet yaratmak için uğraşıyor. Bu plan, Türklerin etki alanlarını daha da istikrarlı duruma getirecek ve Suriye’nin geleceğinde muhtemelen daha büyük bir rol oynayabilecek müttefik müttefiklerini profesyonelleştirme girişimini gösteriyor.

The International Center for the Study of Radicalization’dan araştırmacı Haid Haid Suriye ve Türkiye üzerine yazdığı geniş çaplı analiz makalesinde Türkiye’nin, Suriye’deki militan müttefiklerini profesyonelleştirmeye ilişkin izlediği aşamalı yolu yazdı.

Haid yazısına, Türkiye’nin birleşik ordu projesini tam anlamda desteklemek yerine, kendi nüfuzunu sürdürmeye yönelik bazı planlar uyguladığını vurguladığını vurgulayarak yazısına başladı.

“Ankara, ilkel devlet yaratmak için hayal kuruyor”

Ankara, Suriye'de bir ilkel devlet yaratmak için hayal kuruyor. Bu plan, Türklerin etki alanlarını daha da istikrarlı duruma getirecek ve Suriye’nin geleceğinde muhtemelen daha büyük bir rol oynayabilecek müttefik müttefiklerini profesyonelleştirme girişimini gösteriyor.

Bununla beraber, Ankara’nın, müttefiklerin entegrasyonu ve kontrolü çabası, ilgisizlik ya da yeteneksizlik nedeniyle, yetersiz kaldı ve görünüşte birlikte olsalar da bu parçalanmış gruplar hâlâ kontrol edilemiyor ve bu olanlar şüphesiz Rojava’da yaşanan istikrarsızlığın sebepleri.

Suriye’de isyancıların destek verdiği  Türk kuvvetleri, Rojava’da Fırat Kalkanı harekâtını başlattı. Ankara bu harekatla terör örütü IŞİD ile savaşıp, YPG tarafından yönetilen Demokratik Suriye Güçleri’nin (DSG) artan etkisini kısıtlayarak, Türkiye’nin sınırlarını güvence altına almayı hedefliyordu.

“Toplantı yapıldı ve belge imzalandı”

Sonuç olarak, Türkiye, resmi ve merkezi bir askeri yapı oluşturmak Suriye Geçici Hükümeti ile koordinasyon kurdu. Aylar süren müzakerelerin ardından, isyancı grupları birleştirmek için Aralık 2017'de bir ulusal ordunun yaratıldığını duyurdular.

Ankara ilk adım olarak Fırat Kalkanı bölgesindeki 33 isyancı grup ile muhalif hükümet arasında bir toplantı yapılmasını koordine etti. Toplantıya katılan her bir grup, güçlerini, ulusal ordunun öncülü olan üç ordu birlikleriyle birleştirmeyi kabul eden bir belge imzaladı. (Anlaşma ayrıca, sivil veya askeri olsun "Devlet" ile çalışan herhangi bir yapının teşviken bile olsa dahil edilmesinin yasaklanmasını da kapsamakta.)

Ancak bu görünürdeki birleşmenin haricinde ulusal yapı, örgütlenme zorlukları ve  silahlı grupların liderlerinden gelen direniş nedeniyle gerçekleşemedi. Türkiye’nin isyancı müttefikleri, bir yıldan uzun bir süre önce birleştiklerini ilan etseler de, hâlâ ayrı liderleri, yapıları, gündemleri ve nüfuz alanlarına sahipler; ulusal ordunun onlar üzerinde hiçbir kontrolü yok.

“Örgütler mali olarak Türkiye’ye bağlı”

Suriyeli askeri analist Nawar Oliver olanlara ilişkin “Etki alanlarını yaratmak isteyen grupların sınırdan El-Bab ve Akhtarin'e doğru ilerlediklerini” dile getirdi. Türkiye eğitim ve hesap verilebilirlik mekanizmalarıyla müttefiklerini profesyonelleştirmek istediğini kamuoyuna açıklamış olsa da, bölünmüş müttefikleri üzerine ulusal ordu planını uygulayamaz. Ankara, grupların finansmanının sona erdirilmesi gibi sert tedbirlerin kullanılmasının silahlı direnişe yol açabileceğinden korkuyor. Bununla birlikte, Türkiye’nin acelesi yok, mevcut bölünme hâlâ Türkiye’nin bu grupları kontrol etmesine izin veriyor. Türkiye, örgütlerin mali olarak kendisine bağımlılığını sürdürüyor.

Bu tarz gruplar arasındaki rekabet, Türkiye'ye Suriye'deki çıkarlarını güvence altına almasını,

yani İdlib'e karşı bir rejim saldırısını önleyip ve Kürt güçlerini Efrin, Tel Rıf’at ve Menbiç’ten uzaklaştırmak için Rusya ile diplomatik bir ilişki kurmasını sağlıyor.

Türk liderliğindeki El-Bab gibi sivil bölgeleri isyancı güçlerden temizlemeye ve yerel polis güçlerini oluşturup eğitmeye yönelik Türkiye liderliğindeki faaliyetler, isyancıların kontrol noktalarından, sınır geçişlerinden ya da iç ticaret yollarından elde ettikleri mali gelirleri azaltıyor. Dahası, Ocak ayında muhalefet hükümeti, Türkiye'nin desteğiyle Halep’te, -en azından teoride- isyancı grupların yaptıkları ihlalleri sınırlamayı amaçlayan bir askeri mahkeme ve polis oluşturdu.

“Kızgınlık ortamı yaratıyor”

Bu tür tedbirler, Türkiye'nin müttefiklerini profesyonelleştirmedeki başarısızlığının bazı sonuçlarını hafifletebilir. Bu isyancıların yerel halka karşı yaptıkları ihlaller, hem isyancılara hem de sahipleri Türkiye’ye karşı kızgınlık ortamı yaratıyor. Benzer şekilde, isyancılar yerel yönetimlerde ve mahkemelerdeki rolleri, bu kilit kurumların etkisizleştiriyor, Türkiye'ye karşı da bunları durdurmadığı için bir küskünlük yaratıyor.

Türkiye’nin müttefiklerini standart askeri yapıda birleştirilmesi, çatışma sonrası Suriye’deki resmi silahlı kuvvetlerin bir parçası haline gelme şansını artırabilir. Fakat Ankara, bu projeyi tüm gücüyle desteklemek yerine, hali hazırda var olan statükoyu bozmadan yavaşça bu süreçle beslenen taktiklerin bir karışımını kullanıyor.

“Rojava’da Kürtler hedef alındı”

Türk topçuları, ABD öncülüğündeki koalisyon birliklerinin de bulunduğu Rojava’daki Kürt mevkilerini hedef aldılar.

Suriye'de, Kürt savaşçıları Çarşamba günü yaptıkları açıklamada, Türkiye'nin saldırıları sonucu, Rojava’da terör örgütü IŞİD tarafından yapılan eylemlere karşı operasyon yapmayı geçici olarak durdurarak, Türkiye'nin, operasyonu tehlikeye attıklarını duyurdular.

SDG, Türkiye'yi İŞİD çetelerini desteklediğini "terörist grubun son atağına karşı yürüttüğümüz mücadeleyi geçici olarak durdurmanın" sorumlusu olarak açıkladılar.

SDG, Rojava’da IŞİD terörüne karşı aylar süren mücadelesini Türkiye’yle artan gerginlikten sonra ikinci defa durdurdu. Bu yılın başlarında, Rojava’da Kürt yerleşim bölgesine yönelik yapılan Türk taarruzu, SDG'nin faaliyetlerine bir son verilmesini bildirmesine yol açtı. 

“Operasyon planları tamamlandı”

Türkiye, IŞİD’i terör tehdidi ve Kürtleri ise PKK’nin bir uzantısı olduğunu görüyor. ABD'nin Kürt liderliğindeki güçlere desteği, Washington ve Ankara arasında gerginliğin artmasına neden oldu.

Ankara ile ABD arasında Rojava’da stratejik bir kasabada Şam ile işbirliği yapmak için yapılan bir anlaşmaya rağmen, Türkiye son zamanlarda Suriye'ye yönelik operasyonlarını genişletmeye, terör örgütü IŞİD'e karşı yürütülen operasyonların devam ettiği Rojava’da faaliyet gösteren Kürt savaşçılarına saldırı tehdidinde bulunuyor.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yaptığı açıklamada, ülkesinin Kürt güçleri bölgeden uzaklaştırmak için "kapsamlı ve etkili" bir operasyon planlarının bittiğini belirtmişti.

 

| Haberin Türkçe çevirisi PeyamaKurd'e aittir.