image

PeyamaKurd- Türkiye'nin Rojava’da YPG'yi hedef alan tehditlerinin olası sonuçları üzerine VOA'da bir yazı kaleme alan Dorian Jones, Ankara'nın bu tutumunun ABD ile çatışma rotasına girilmesine yol açabileceği uyarısında bulundu:

Türkiye, Suriye'deki YPG savaşçılarının kökünü kazımakla tehdit ediyor. Ancak böyle bir hareket, terör örgütü IŞİD’e karşı savaşta ve İran'ın nüfuzunu azaltmada önemli bir müttefik olarak Kürt grubu destekleyen ABD ile çatışma rotasına girilmesine yol açabilir.

“Erdoğan’ın YPG öfkesi”

Erdoğan, Türk ordusunun YPG'yi sınırından söküp atacağını söyledi.

Ankara, YPG’nin Türkiye'de Kürt özerkliği için on yıllardır bir isyan yürüten PKK ile bağlantılı olduğunu iddia ediyor. Geçen hafta meclise hitaben bir konuşma yapan Erdoğan, YPG'nin yok edileceği sözü verdi ve YPG’ye silah desteğinden dolayı ABD’yi ağır bir şekilde eleştirdi.

Erdoğan, "ABD, kuzey Suriye’deki YPG ve PYD'ye silah yüklü yaklaşık 19 bin kamyon gönderdi" dedi ve ekledi “Bu silahları kime karşı kullanacaklar? Sizden silah almak istedik ve bunu reddettiniz. Ama, o silahları terörist gruplara veriyorsunuz.”

“ABD: Bölgeden ayrılmayacağız”

ABD askeri desteği ile YPG, Fırat nehrinin doğusundan Irak sınırına kadar uzanan Suriye topraklarının büyük bir kısmının kontrolünü ele geçirdi. Bölge’nin Türkiye ile sınırı var ve Ankara bu topraklardaki YPG kontrolünün kabul edilemez bir güvenlik tehdidi olduğunu iddia ediyor.

Türk kuvvetleri, stratejik YPG şehirlerine yakın yerlerdeki varlığını istikrarlı bir şekilde artırıyor. Türkiye’nin sertleşen söylemi, IŞİD’in yenilmesinden sonra Suriye'de kalacağını gösteren ABD ile örtüşüyor.

Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton geçen ayki BM Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada, "İran yanlılarının ve milislerinin de aralarında bulunduğu İran askerleri, kendi sınırlarının dışında olduğu sürece gitmeyeceğiz" dedi.

 

“Bölgede hedeflerin anahtarı, YPG”

Washington’da ve bölgede görev yapan ve eski üst düzey Türk diplomat olan Aydın Selcen “YPG'nin bölgedeki Amerikan hedeflerinin anahtarı hâline geldiğine” inanıyor.

Selcen " ABD’nin bölgedeki ana mücadelesi artık İran ile” diyor ve şöyle devam ediyor “Ve Orta Doğu'daki İran varlığını engelleme söz konusu olduğunda, Fırat'ın doğusunda bulunan bu üçgen bölge büyük önem taşıyor. ABD'nin Fırat'ın doğusunda, Türkiye sınırlarına yakın YPG mevcudiyeti hakkında bir şey yapabileceğini sanmıyorum.”

Selcen, milislerin Türk sınırından uzaklaştırılmasının uygulanabilir olmadığını da sözlerine ekliyor. “YPG kontrolü altındaki bütün şehirler, Türk sınırı boyunca uzanıyor” diyerek şöyle devam ediyor: “Bu yüzden, çöl bölgelerine gitmek zorunda oldukları için, YPG'nin bu şehirleri terk etmesini isteyemezsiniz. Bu uygulanabilir değil.”

“İran ve Rusya devreye girdi”

İran ve Rusya, Türkiye ile ABD arasındaki bu açık anlaşmazlıktan hemen istifade etti.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov geçen ay yaptığı açıklamada, "Suriye'nin toprak bütünlüğüne yönelik ana tehdit, ABD'nin direkt kontrolü altında bağımsız ve özerk yapıların oluşturulduğu Fırat'ın doğu yakasından kaynaklanıyor" dedi.

Analistler İran ve Rusya’nın, Türkiye’nin “ABD’nin YPG’yi desteklemesi konusundaki endişelerini” paylaştığını söylüyorlar. Ve grubun siyasi kanadı olan PYD tarafından bu ayın başlarında alınan “Şam ile görüşmelerin durdurulması” kararının muhtemelen Washington’ın Suriye’de kalmaya devam edeceği taahhüdünden etkilendiğini düşünüyorlar.

Suriye iç savaşında rakip tarafları desteklerken, Türkiye sorunu çözmek için İran ve Rusya ile ortak bir zemin buldu. Aynı zamanda, Moskova ve Tahran'ın, Ankara'yı Washington'dan uzaklaştırmak için büyük ölçüde bu işbirliğini kullandığı görülüyor.

 

“Ortada bir tereddüt söz konusu”

Türkiye YPG'ye karşı yapılan önceki askeri harekatlardan dolayı hâlihazırda Suriye topraklarının büyük bir kısmını kontrol ediyor. Ancak analistler, Suriye hükümetinin, İran ve Rusya'nın; ABD güçlerinin kovulması anlamına gelse bile, Türk ordusunun Suriye'deki kontrolünü daha da genişletmesini desteklemede muhtemelen tereddüt edeceğini ileri sürüyorlar.

Türkiye'nin artan söylemlerine ve Suriye sınırındaki askeri varlığına rağmen, sadece bir tehdit olarak kalması gereken bir şüphe var.

Selcen, "Türk tarafının, YPG kontrolünde olan Tel Abyad yakınlarındaki kuvvetlerinde artış ve Erdoğan'ın Fırat'ın doğusuna her an bir askerî harekât düzenlenebileceği söylemi var” diyor ve ekliyor “Bana göre, bu çok olası değil, çünkü NATO’nun iki üyesi olan Türkiye ve ABD’yi Suriye'de karşı karşıya getirebilir.”

“ABD ve Türkiye arasındaki strateji”

Askerî harekât tehdidi, YPG'nin stratejik Suriye kenti Menbiç’ten çekilmesi için anlaşılan bir yol haritasının uygulanmasına verdiği yavaş tepki nedeniyle Türkiye tarafından sert bir şekilde eleştirilen ABD karşısında sadece bir avantaj sağlayabilir.

İstanbul'daki Kadir Has Üniversitesi'nde uluslararası ilişkiler uzmanı olan Soli Özel "Menbiç, Türk-Amerikan ilişkilerinde açık bir yara olmaya devam ediyor " diyor ve ekliyor "Önceki ABD yönetimi Ankara’ya, IŞİD’den ele geçirilmesinden sonra YPG güçlerinin şehirden ayrılacağı sözünü vermişti. Tutulmayan bir söz.”

Gerginliği azaltacak bir hareket olarak, Türk Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar bu hafta “Türk ve Amerikan güçleri tarafından yapılacak ortak devriyelerin Menbiç’te başlayacağını” duyurdu. Erdoğan, Türkiye tarafından YPG’nin Münbiç’ten çıkarılmasına yönelik ana adımlardan birisi olarak görülen ortak devriyelere başlama sözünü tutma konusunda Washington'ı ayak sürümekle suçluyordu.

Türkiye'nin ateşli söylemine rağmen, analistler Suriye’de ABD ile işbirliğinin devam edeceğini söylüyor ve üst düzey bir Batılı diplomatın işaret ettiği gibi, “Türkiye, Suriye’deki operasyonlar için ağırlıklı olarak kritik İncirlik üssüne bel bağlayan Amerikan kuvvetlerine yardım etmeyi sürdürecek.”