image

PeyamaKurd- İdlib’deki radikal cihatçıların ağır silahlarını bırakarak tahliye olmaları için tanınan süre 15 Ekim’de sona erdi. Bölgenin en güçlü örgütü olan Heyet Tahrir el-Şam (HTŞ) “savaşmaya devam” kararını açıkladı. Bölgeyle ilgili tartışmalar devam ediyor. Gazeteci Burhan Ekinci’ye göre  Türkiye için risk büyüyor ancak Ankara’nın tek derdi ise Rojavalı Kürtlerin kazanımları...

Ekinci’nin Alman WDR sitesine Almanca-Türkçe yayımlanan yazısı şöyle:

“Suriye’nin kuzeybatısındaki İdlib, iç savaş esnasında 2015'te Nusra Cephesi ve Ahrar'uş Şam'ın da dahil olduğu bir nevi çatı örgüt olan Fetih Ordusu'nun kontrolüne geçti. Son üç yılda bölge çeşitli cihatçı militanların geçiş noktası olduğu kadar çıkar çatışmasına da sahne oldu. Önce adını Şam'ın Fethi Cephesi olarak değiştiren ve El Kaide'den ayrıldığını duyuran Nusra Cephesi, daha sonra başka cihatçı gruplarla birlikte Heyet Tahrir el-Şam (HTŞ) adında bir çatı örgüt kurdu. HTŞ, yaklaşık 30 bin kişilik militanıyla bölgenin en güçlü örgütü konumunda.

“Örgüt isim vermeden Türkiye’yi övdü”

Geçen Eylül ayında Rusya destekli Suriye ordusunun büyük çaplı operasyonu gündemdeydi. Ancak Rus lider Putin ile Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan arasında varılan Soçi mutabakatı ile operasyon durduruldu. Mutabakatla, İdlib'in etrafında Suriye ordusu ile silahlı grupları ayıran 15-20 kilometrelik silahsızlandırılmış bir bölge oluşturulması, 10 Ekim'e dek ağır silahların çekilmesi ve 15 Ekim'e kadar ise “tüm radikal terörist grupların” bölgeden uzaklaşması öngörülüyordu. Türkiye Milli Savunma Bakanlığı, "Ağır silahların çekilmesi tamamlanmıştır" derken, Rus Dışişleri Bakanı Lavrov da "Anlaşma uygulanıyor" açıklamasını yaptı. Ancak kimlerin silahlarını teslim ettiği, kimlerin etmediği, ne kadar teslimat olduğu ve anlaşmanın uygulanışı konusundaki detaylar hakkında açıklama yapılmadı.

15 Ekim’de sürenin dolmasına birkaç saat kala, Heyet Tahrir el Şam (HTŞ) "Cihat yapma ve kutsal devrimimizi gerçekleştirmek için savaşma seçeneğimizi terk etmedik” ifadelerini kullandı.  Örgüt isim vermeden Türkiye’nin çabalarını övdü ama Rusya’yı “işgalci güç” olarak suçladı.

“Olası operasyonda, Türkiye karşı çıkmayacak”

Bölge yeniden sıcak gelişmelere gebe. HTŞ’nin bu açıklaması sonrası Rusya ve Esad yönetiminin ne yapacağı henüz belirsiz. Ankara’nın nasıl bir tavır sergileyeceği de şimdilik bilinmiyor ancak telefonla görüştüğüm Rusya uzmanı Kerim Has HTŞ’ye ve silahları bırakmayan diğer gruplara yönelik olası operasyona Türkiye’nin karşı çıkmayacağı düşüncesinde. Has, hemen olmasa da aylar içinde bölgede bir çatışma yaşanabileceğini belirtiyor.

Ankara bir yandan Pastör Brunson’un serbest bırakılması sonrası ABD ile krizi sonra erdirip yeniden “eski dostu” kazanmak için diplomasi trafiği yürütürken, diğer yandan “yeni dost” Rusya ile ilişkileri sürdürmeyi istiyor. Ankara, iki süper gücün çıkarlarının ortasında kalmış adeta. Her iki ülkenin Suriye ile ilgili planları ve çıkarları farklı. ABD, Kürtler’le sahadaki ortaklığını devam ettirmekten yana. Rusya Suriye’de Esad rejimini sonuna kadar destekliyor, radikal cihatçıların ülkeden temizlenmesini hedefliyor.