image

PeyamaKurd - ABD Başkanı Donald Trump’ın “dikkat et Rusya füzeler geliyor” diye günler öncesinden duyurduğu, Fransa ve İngiltere’nin de katılacağını ilan ettiği Suriye’ye yönelik saldırı dün gerçekleşti.

Trump’ın bu açıklamasına rağmen batı basınında yer alan analizler saldırının bu haliyle Suriye iç savaşının gidişatını değiştirmek ve Rusya’nın Esad’a desteğini çekmesi konusunda fazla bir etki yaratmayacağı yönünde oldu.

Analizlerden bazıları şu şekilde:

İngiliz Guardian gazetesinde yer alan analizde, saldırının sahadaki yansımaları ele alındı. ‘Trump’ın gürlemesine rağmen Suriye saldırısının başarısı meçhul’ başlığının kullanıldığı yazıda, saldırıya karşı Rusya’nın Suriye’de konuşlandırdığı S-400 füzelerinin kullanılmadığı sadece daha düşük irtifalı S-1 füzelerinin devreye sokulduğu belirtildi. S-400’lerin yanı sıra gelişmiş Rus savaş uçaklarının da halen Suriye’de konuşlandırılmış olduğunun vurgulandığı yazıda saldırının savaşın geneli üzerinde çok düşük bir etki yaratacağı yorumu yapıldı.

CNN  International’ın internet sitesinde saldırının asıl etkisinin, başkanlık seçimlerine müdahale ile başlayan ve İngiltere’deki casus skandalı, diplomatların sınır dışı edilmesi ve ek yaptırımlarla daha da artan ABD-Rusya krizine olacağı belirtiliyor. Tim Lister imzalı analizde, hem Washington’un hem de Moskova’nın Suriye’de karşı karşıya gelmesinin sarmal etkiler yaratabileceğini anladığı ve bu yüzden doğrudan çatışmaktan sakınacağı belirtildi. Bununla birlikte Rusya sahadaki müttefiklerini, ABD’nin Fırat Nehri ve Irak sınırın civarında konuşlandırdığı üslerine saldırı konusunda yüreklendirebileceğine dikkat çekildi. Bir başka risk unsuru olarak da Rusya’nın, Hizbullah’ı İsrail’e yönelik saldırılar konusunda destekleyebileceği yorumu yapıldı.

BBC International’da yer alan analizde de saldırı sonrasında Rusya’nın olası tutumuna odaklanıldı. Rusya ile yeni bir Soğuk Savaş yaşandığına dikkat çekti. Nükleer bir savaş ihtimali olmasa da tahmin edilemeyen ve doğrudan çatışma riski taşıyan pek çok alan olduğu ve Moskova’nın daha önceden olmadığı kadar risk alacağı öngörüsünde bulunuldu. ‘Saldırılar savaşı sonlandırmada etkili olur mu?’ sorusuna “ne yazık ki hayır” cevabı verilen yazıda İsrail’le çatışma riskinin arttığına ve tansiyonun yükseldiğine dikkat çekildi. Yazıda, ABD, Fransa ve İngiltere’nin son saldırısı ‘kuyuya atılan bir başka taş’a benzetildi.

DW İngilizce’de de uzman ve eski diplomatların saldırıyı değerlendirdikleri bir yazı yayınlandı. Irak, Afganistan ve Pakistan’da görev yapan ABD’nin eski Suriye Büyükelçisi Ryan Crocker, saldırının etkisinin çok sınırlı olduğuna dikkat çekti ve Şam yönetimi Moskova ve Tahran’dan gelen telkinleri dinleyeceğini vurguladı. Amerikalı diplomata göre saldırı düzenlenmiş olmasına rağmen Washington’un halen belirgin bir Suriye stratejisi yok. Aynı yazıda görüşlerine başvurulan NATO’da görev yapmış Philip Breedlove da son saldırının Esad rejimi üzerinde fazla etkisi olmayacağını, Şam üzerinde gerçek etkisi olanın sadece Rusya ve İran olduğuna dikkat çekti.

Haeretz gazetesinde Jack Khoury imzalı yazıda, “ne kadar despot bir lider olsa da Arap ülkelerine yapılan batılı saldırılarının halkı sokağa dökmediğini batı koalisyonu hâlâ anlamadı” yorumu yapıldı. Saldırının Esad’ın hanesine galibiyet olarak işleneceğine dikkat çeken Khoury, Esad’ın son saldırı sonrasında hem kendi halkı hem de Arap dünyasındaki desteğinin artacağı yorumu yapıldı.