image

PeyamaKurd- Yaz ayı boyunca Rojava’da Kürt liderliğindeki Özerk Yönetim, ABD hükümetinin potansiyel olarak geri çekilmesinden önce kendi kendini yönetme konusunda imtiyaz kazanmak için Suriye hükümetiyle yaptığı görüşmelerde elini güçlendirmeye odaklandı. Atlantic Council’de “Türkiye ve Kürtler Arasındaki Eskalasyon Esad ile Kürt İlişkilerini Değiştiriyor” başlıklı bir analiz haber yayımlandı. Haberde, Kürtlerin Rojava’daki durumu, Türk saldırıları Esad ve ABD’nin rolü ele alındı.

“Görüşmelerden netice alınamadı”

Ekim ayının başından itibaren, Türkiye'nin Rojava topraklarını bombalaması, Erdoğan’ın yenilenen işgal saldırıları planları ile birleşince, Kürtlerin ileride bölgedeki yükselişini durdurmaya ve rejim ile olumsuz bir anlaşmaya gitmelerine sebep olabilir. Rojava meclisi, daha önce Türk saldırısından kaçınmak için Şam yönetimi ile bazı temaslar kurmuş fakat bu görüşmelerden netice sağlayamamıştır.

Kürt yetkililerin yapmaya karar verdikleri şey büyük ölçüde şu soruya bağlıdır:

İslam Devleti (IŞİD) Suriye’de kaybeder ve savaşın siyasi bir çözüme doğru ilerler ise, ABD'nin Kürt partnerlerini nasıl destekleyecektir? NATO müttefiki Türkiye’ye ve İran’ın nüfuzunu azaltarak mı? Yoksa…

Şam ve Kürtler Arasındaki Karmaşık İlişki

Özerk Yönetimin çekirdeğini oluşturan Kürt Demokratik Birlik Partisi (PYD), Suriye rejiminin ihtilafın başlangıcına dayanan gayrı resmi bir saldırgan pakttan yararlandı. Hükümet, 2012 yılında kuzey topraklarının çoğunu PYD'ye devretti. İki taraf da IŞİD ve isyancılara karşı bağımsız savaşlar yürüttü, ancak birbirlerini düşman görüp birbirleriyle çatışan çıkarlar nedeniyle problemler yaşadılar.

Savaş boyunca Şam, merkez güç olduğu için fiziki kontrolünün çok ötesinde bir güce sahipti. Bu politikalar, rejimin bazı güçlerini ve kaçınılmaz geri dönüşüne zemin hazırlıyor. Suriye devlet medyası, düzenli olarak Kürtlerin önemli etkisinden bahsetmeden vilayetlere yönelik hizmetlerin iyileştirilmesinde bir rejim lideri olan valisinin başarısını bildiriyor.

Alınan hızlı zaferler sonucu harekete geçen Esed, Mayıs ayında Kürtlere bir seçenek teklif etti: görüşmeler için oturacağız ya da “bu iş zorla halledilecek.” Kürt yetkilileri pazarlık yapmayı kabul etti. Heyetler bazı görüşmeler yaptı.

Kürtlerin zamanı yok. ABD'nin bölgeden geri çekilmesi durumunda, Türk istilası ile tehdit altında kalması demek. IŞİD  uyuyan hücrelerini uyandırabilir bu durumda bunu yapmak için iyi bir konuma sahip olacaklardır.

Ne olursa olsun, ABD askerlerinin varlığı, Kürtleri bekleyen tüm bu tehlikelere karşı bir siperdir.

ABD Başkanı Donald Trump Mart ayında yaptığı açıklamada, "çok yakında" Suriye'den askerlerini çekmeyi planladığını söyledi. Ancak, ABD’nin Kürtlere desteklerinin yaz ayları boyunca (şu an dahil) devam etti.

Rejim yeniden yetkileri eline almaya çalışırken, ülkenin kuzeydoğusundaki genişlemiş devlet iktidarı ve nüfuzunun giderek zayıfladığını gördü, ve Kürtleri müzakere etmeye zorladı.

Amerika'nın Rolü

Türkiye'nin son bombardımanından sonra ABD, hem NATO müttefiki hem de yerel  SDG güçlerini IŞİD’e karşı odaklanılması gerektiğine ikna için çalıştı. Amerikan birlikleri, daha fazla Türk saldırısını engellemek için sınır bölgelerine yakın devriyeleri sürdürmeye devam ederken, Dışişleri Bakanlığı en iyi PKK liderleri için milyonlarca dolar teklif etti. Bu karışık PYD'ye bağlı taraflar, Dışişleri Bakanlığı ödülünü “adaletsiz” ve “suçlu” olarak tanımladılar.

Kürt liderleri, ABD desteğinin, IŞİD'le mücadelenin azalması olarak kendi çıkarlarını korumak için yetersiz olduğunu düşünüyorsa, bir Kürt yetkilisinin önerdiği gibi, rejime karşı girişimlerin durdurulması ve uzlaşmaya geçme eğiliminde olunmalıdır. Hatta Esad'a kendi lehine yoğun bir anlaşma teklif edebilirler: PYD daha önce bir Türk saldırısından kaçınmak için Menbiç yakınlarındaki kontrol ettiği hükümet bölgesini verdi ve Ankara'nın Efrin saldırısı sırasında da benzer bir teklif yaptı.

ABD’nin, son iki hedefe ulaşması için (İran etkisini bitirmek ve IŞİD’i yenmek), Kürtlere devam etmekte olan desteği, örneğin askeri yardım konvoylarını ya da daha fazla temel envanterleri arttırabilir.

Kürt otonom idaresinin geleceği dört yıl boyunca ABD'nin elinde. IŞİD, Suriye topraklarının sonunu kaybettiği için, Trump yönetimi, Kürt politikasında nerede oturduğuna karar vermek zorunda kalacak. Kürt yetkililer ise olumsuz bir durumda, kendi yönetimin geleceğini güvence altına alacak şekilde buna tepki göstereceklerdir.

 

| Yazının Türkçe çeviri kaynağı PeyamaKurd’e aittir.