image

PeyamaKurd - Rojava son günlerde, Türk silahlı insansız hava araçları (SİHA) ile Rus helikopterlerinin uçuşları arasında yoğun kara ve hava hareketliliğine tanık oluyor.

Türk ve Rus askerlerin Halep’in doğu kırsalında ortak devriye icra etmesinden kısa bir süre sonra, Türk SİHA’larının Halep’in kuzey kırsalındaki Rus üssü yakınlarında yer alan Suriye Demokratik Güçleri’ne (SDG) ait askeri mevzileri bombaladığı bir ortamda, ABD ordusu ve uluslararası koalisyon askerleri Tel Tamir beldesinde devriye gezdi.

Devriye ayrıca Barış Pınarı Harekât Bölgesi’nde konuşlu Türk güçleri ve desteklediği Suriyeli silahlı gruplar tarafından topçu ateşi ve füzelerle bombalanan bir bölgeyi inceledi.

Diğer yandan 6 askeri zırhlı araç ve onlarca askerden oluşan bir ABD devriyesi de cumartesi günü Kamışlo kentinin doğusundaki petrol bölgesi Rimelan’ı ziyaret etti. Kamışlo ile Derik arasındaki Türkiye sınır hattına bakan sınır köylerinde incelemelerde bulunarak bölge sakinleriyle konuştu ve halkın Türk tehditlerinin dozunun artmasıyla ilgili endişelerini dinledi.

“Erdoğan’ın operasyon ilanı sonrası bölgede hareketlilik”

Türk güçleri ve destek verdiği milis gruplar, SDG kontrolündeki Şahba bölgesinde yer alan ‘El-Vahşiye’ köyünü topçu atışı ve füzelerle hedef aldı.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Özerk Yönetim bölgelerine ve SDG’ye karşı askeri operasyon başlatılacağını ilan etmesinden bu yana bölgedeki çatışma ve temas hatları ABD, Rus ve Türk güçlerinin kara ve hava hareketliliğine tanık oluyor.

Washington Yakın Doğu Politikaları Enstitüsü'nden araştırmacı Bera Sabri gelişmelere ilişkin şu değerlendirmeleri yapıyor: “Suriye’nin kuzeydoğusundaki (Rojava) hareketliliklerin Ukrayna’da olup bitenlerden ayrı düşünülmesi mümkün değil. Türkiye’nin son tehditleri yeni değil fakat bu tehditleri uygulama ciddiyeti konusunda endişeleri artıran şey uluslararası gelişmelerdir.

Ukrayna’da birbiriyle savaşan Moskova ve Washington, Suriye’de yeni bir toprak alması karşılığında Türkiye’yi kazanmak istiyor.

İster NATO ister Moskova ile yapılmış olsun, Ukrayna’daki Donbass Havzası’ndan Suriye’nin Ayn İsa beldesine uzanan büyük bir anlaşmanın olduğu ihtimali göz ardı edilemez.”

“Rusya: Sizi koruyan biziz, Washington ortalıklarda yok” demek istiyor

Sabri, Türkiye’nin artan tehditlerine rağmen iki tarafın ortak devriye icra etme konusundaki taahhütlerine bağlı kalmasıyla ilgili yorumunda, “İki tarafın taahhütler bağlı kalması, geçmişteki anlaşmanın rutin bir parçası. Fakat son günlerde Rus askeri ivmesinin gözle görülür bir şekilde artmasının sebeplerinden biri güven aşılama, diğeri ise SDG güçlerini kendi eksenine çekme çabasıdır. Rusya bununla sanki şunu söylemek istiyor: “Sizi koruyan biziz, Washington ortalıklarda yok” dedi.

Araştırmacı Sabri sözlerini şöyle noktalıyor:

 “Ruslar Suriye’deki ağırlıklarını göstermek ve SDG’yi kendisine katılmaya teşvik etmek için askeri güçlerini sergiliyor. Bu, Rusya’nın Washington’ı ve müttefiklerini zor duruma düşürme ve başarısızlığa uğratma politikalarının bir parçası. SDG ve sivil yönetiminin Şam hükümetiyle nihai bir anlaşmaya varması, ABD ve Rusya’nın uzlaşmasına ve Türk tehdidinin boyutuna bağlıdır.

SDG; Tahran destekli Şam ile uzlaşıya varmaya çalışıyor. Fakat Şam inatçı ve Suriye içinde bir idari yapıyı kabul etmeyi reddediyor. Bu da iki taraf arasındaki muhtemel bir anlaşmanın nihai şeklinin ve son fotoğrafının ortaya çıkmasını zorlaştırıyor.”