image

PeyamaKurd - Son günlerde PKK medyasında, KDP ve Barzanilere yönelik saldırılar arttı. Bu saldırıların ana kaynağını oluşturan sebep PKK kanadına göre KDP’nin işbirlikçi olduğu ve Türkiye ile kurduğu temaslar. PKK’nin örgüt işlevselliği bilindiği üzere kendi içinde parçalara ayrılmış durumda ve motor işlemez halde sadece boşa dönmekte. Bu bağlamda Türkiye tarafından geçtiğimiz günlerde PKK’ye yönelik yapılan operasyonlarda KDP sivillere zarar geldiği ve devlet politikasında dış ilişkilere zarar verdiği için PKK’nin eylemlerine son vermesi gerektiğini açıklamıştı.

“Bugün PKK tandanslı medyada çıkan bir haberde, “KDP’ye bağlı asayiş güçlerinin, Zaxo’ya bağlı; Keşan, Zoma Kanî Delê, Şudni, Riwise, Zoma ve Siyara Sitewrê köylerinde yaşayanlara bölgeyi terk etmeleri  için bir hafta süre verdiği ve bunun Türkiye’nin işgaline zemin için yapıldığı” ortaya atıldı

Hatırlanacağı üzere PKK ve gönül verenleri, geçtiğimiz günlerde de KDP’nin bazı bölgeleri Türklere teslim ettiği iddiasını da ortaya atmış fakat bu iddianın içinde o bölgelerin nereler olduğunu, o bölgelerde nelerin yaşandığını paylaşmamıştı. İddiaya konu olan adı geçen bu bölgeler, Saddam Hüseyin döneminde PKK’nin yerleştiği bölgelerdir. Yine Saddam döneminde yıkılan 4000 köyden 3800’ü onarılıp köylülere teslim edilirken geri kalan yaklaşık 200’e yakın köy ise PKK’nin konumlandığı alanlar olduğu için onarılmamıştır. 

Bir söz vardır derler ki, “Belgenin olduğu yerde peygamber susar, belgenin olmadığı yerde cahiller kan kusar!” PKK’nin bu tarzdaki haberler ve algı operasyonlarına artık alışık olan Kürt milleti, eskisi gibi sorgulamadan kabul etme yetisini geride bırakmış ve artık sorgulayan bir millet potansiyeline ulaşmış durumdadır. Madem KDP zemin hazırlıyor, neden PKK kanadından resmi bir açıklama yok? Neden ortada bir belge yok? 

Bilindiği üzere PKK geçtiğimiz günlerde Kürdistan’ın güneyinde ‘Öz Savuma Güçleri’ adı altında bir yapılanma oluşturdu. Bu yapılanma gençler ve çocuklardan oluşuyor. Neden PKK medyası buna tepki vermiyor? Maaş aldıkları için mi yoksa bunları bilip de dile getirmekten çekindikleri için mi? Ya da yaptıkları her işi Barzanilere yıkma geleneklerine sahip oldukları için mi? (NOT: Bugün Demokratik Suriye Güçleri (DSG) ve Birleşmiş Milletler (BM) arasında resmi bir anlaşma yapılarak,  DSG’ye bağlı olan hiçbir örgüt artık çocuk savaşçı kullanmayacak” kararı verildi.)


‘Neden Kürt halkına hesap verilmedi?’

Siyasette doğru olanı yapmak değil; mümkün olanı yapabilmektedir marifet. KDP ve Barzaniler bugün Kürtleri devlet konumuna ulaştırmak ve bunu başarmak için birçok bedel ödeyen Kürdistani kanatlardan bir tanesidir. PKK henüz Sur, Cizre, Nusaybin, Şırnak ve daha birçok yerin özeleştirini Kürt halkına vermemişken ve sadece kendi tabanının onları onaylayan balık hafızalılar olduğunun farkında iken ‘Belki de sivillere zarar gelmemesi için köyü boşaltın uyarısı yapan KDP kanadını’ ( Ki bu ne kadar doğru o bile belli değil) ihanet ile suçlar ve bunu sanki bir lütufmuş gibi haber yapar gerçekten hayret verici! Özellikle sosyal medya ve Kürdistan medyasında dolanan, “PKK dumura uğradığı hendek siyasetindeki hasetini acaba güneye çekerek bir tatmin duygu mu oluşturacak?” sorusu yaşanan bu son gelişmeden sonra söz konusu durumu daha da önemli bir konuma getirdi.


‘Sözde KDP’nin yanında duran siyasetin bedelli ortaçları!’

Kendi içinde atomun parçaları gibi ayrışan Kandil, her fırsatta bu hamleler ile gerilim ve kaos ortamı yaratarak devamlılığını sağlamaktadır. Burada çok önemli bir açıkta mevcuttur. Bu açık, KDP ve KDP teşkilatının yanında duran sözde diplomat, aydın, medyacı, entelektüel ve siyasetçilerdir.

Söz gelimi bu özneler, KDP’yi sadece Dolar kuru olarak gördükleri için bu uğurda yüzbinlerce şehit veren Barzanileri de büyük zararlar vermektedirler. Bu kişiler söz konusu bu olaylara, gündemlere müdahale etmeyerek kamuoyunda Barzanilerin işbirlikçi ve hain olarak gösterilmesine zemin hazırlayan en asli unsurların da başında gelmektedirler.

Bu kişiler, “Aman bize zarar gelmesin biz dolarlarımızı, ihalelerimizi, jeeplerimizi, villalarımızı alalım ama Barzanilerin onurlu mücadelesine de destek veriyormuş gibi yapalım” diyen siyasetin bedelli ortaçlarından başka bir şey değil!


‘ABD’nin ültimatomu, PKK’nin anti-Barzaniciliği’

ABD’nin IŞİD terör örgütü zaferi sonrası, DSG’ye yapılanmadan bu iş olmaz ültimatomunu hepiniz hatırlıyorsunuzdur. ABD, DSG kanadına açıkça, “PKK’den ayrılın, yapılanın, Kürt olarak neler talep ediyorsunuz?” mesajını ileterek bu konuda gayet ne olduğunu da iletmişti.

Şayet Barzaniler hain, ihanetçi, işbirlikçi ise, Neden ABD’nin yolladığı yardımların güneydeki sınır kapılarından geçmesine izin vererek Rojava’ya ulaşmasına zemin hazırlıyor? Neden Mesrur Barzani, Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun Erbil ziyaretinden kendisine, “Rojava konusunda hassasız, Rojava’nın yanındayız” mesajını iletiyor? PKK’nin en iyi yaptığı stratejilerden biri de Anti-Barzanicilik ve Anti- Barzanici nesiller doğurmaktır.

El insaf! El vicdan! El merhamet! PKK ve PKK’ye medyasına sübvabsiyon sağlayan kişilerin gözü kendi öz kardeşini ihanetçi edecek kadar dönmüş ama küçük çocukları savaştıran PKK’ye karşı susacak kadar alçaltmış mıdır?