image

PeyamaKurd - Kürdistan’ın bağımsızlığının İsrail tarafından tanınması düşüncesinin ateşli bir savunucusu olan İsrailli analist-yazar Ariel Natan Pasko, Kürtler konusunda Amerikalıların tarihin yanlış tarafında durmasına karşın İsrail’in yapması gerekenim bağımsız bir Kürdistan Devleti’ni tanıma zamanı olduğunu yazdı.

İsrail ve Batı medyasında yayımlanan analiz yazıları ile tanınan Ariel Natan Pasko, Kürt ve Kürdistan sorunu ile İsrail-Kürdistan ilişkileri üzerine yazdığı “Kürt gerçekliği yaşıyor. Trump’a yazıklar olsun” başlıklı yazısında İsrail’in; halkı, meclisi, bürokrasisi ve ordusu ile bir bütün olarak Kürtlerin bağımsızlığını desteklediğini belirterek İsrail’in Kürdistanın bağımsızlığını ilan etmesini, Bağımsız Kürdistan’ın kurulması için elindeki tüm imkanları kullanması gerektiği yorumlarında bulundu.

“Kürt davasınının gerçekliğini, Filistin’in sahte davasından ayırmak gerekli”

“Tarihi ve yerli bir halkolarak tanımladığı Kürt halkının davasının haklılığının Filistin’den farklı olduğunu belirten Pasko, “Kürdistan davası, Filistin meselesi gibi dünyayı aldatmak için 20. yüzyılın sonlarına ait bir buluş değil. “Sahte haberler” çağından çok önce de zaten “sahte Filistinliler” vardı. Kürtlerin taleplerinin ne kadar adil olduğu başta Türkiye olmak üzere İran ve Irak’ın yakın zamandaki Kürt karşıtı tutumları Kürtlerin haklılığını kanıtlıyor. Bu nedenle İsrail Kürtlerin bağımsızlığını desteklemeli” dedi.

“Batı, artık Kürtlerin Bağımsızlığı için Kürtlerden daha istekli olmalı”

Kürdistan’ın bağımsızlığı konusunda ABD’nin defalarca tarihi fırsatları heba etmesine karşın İsrail’in daha dik ve net bir duruş hazırlamaya geçmişte olduğundan daha hazır ve istekli olduğunu iddia eden Pasko, “Bu Filmi Daha Önce de Gördük” ara başlığını attığı yazısının devamında; ABD ve İsrail’in Kürdistan’ın bağımsızlığı hakkında kaçırdığı fırsatların tarihsel bir kronolojisine de yer verdi.

2003 yılında Saddam’ın devrilmesi sonrası Kürdistan’ın bağımsızlığının kabul edilmesinin gerektiğini belirten Pasko, İsrail başta olmak üzere bütün Batı dünyasının 2014, 2016 ve 2017 yıllarında Kürtlerin bağımsızlığı için Kürtler tarafından atılan adımları heba ettiğine dikkat çekerek artık adımın Kürtler tarafından değil; bizzat Batı ülkeleri tarafından atılması gerektiğini vurguladı.

Özellikle İsrail için Kürdistan’ın bağımsızlığının hayati bir öneme sahip olduğunu ve bir bütün olarak İsrail’in ordusu, hükümeti, siyasi partileri ve halkın genelinin Kürdistan’ın bağımsızlığını kabullenmeye hazır olduğunu belirten Pasko, kamuoyuna çok yansımamış bazı bilgilere yer verdi.

İsrailli subaylardan Kürdistan’ın Bağımsızlığı İçin Genelkurmaya mektup

2019 yılı içerisinde İsrail ordusunda görevli yüzden fazla subayın General Milair Yair Pink öncülüğünde İsrail Genelkurmay Başkanına hitaben yazdıkları “Türk vahşetini durdurmak ve Suriye'deki Kürtlerin katledilmesini önlemek için mümkün olan her şeyi yapılmalı” başlıklı bir mektubun ulaştırıldığını kaydeden Pasko; İsrail ordusunun Kürdistan’ın bağımsızlığı konusunda çok istekli olduğunu ima etti.

Buna ek olarak Baş Haham David Lau’nun bir ziyarette “Bu günlerde, kalbimiz kitle imha tehlikesi altındaki Kürtlerle birlikte. Bu konuda derhal ve çok geç olmadan hareket etmek bizim ahlaki görevimizdir” şeklindeki sözlerini İsrail din yönetiminin görüşlerinin İsrail ordusu ile paralellik gösterdiğine vurgu yapan Pasko, sözü İsrailli siyasetçilere getirdi.

İsraillileri birleştiren tek düşünce Kürdistan’ın Bağımsızlığı

İsraillilerin çoğunu birleştiren bir numaralı meselenin, İsrail’in Kürtler için daha fazlasını yapması gerektiğini dile getiren Pasko, iktidar ve muhalefetin birleştiği tek noktanın Kürdistan’ın bağımsızlığı olduğunun açık bir şekilde deklare edilmesine karşın İsrail’in bu yönde adımlar atmakta neden geciktiğini sorguladı.

Bölgenin güvenliği ve istikrarı için Kürt devletinin kurulması hem İsrail hem de ABD'nin çıkarına olduğunu kaydeden Pasko, “Kürtler, ülkesi olmayan dünyadaki en büyük insanlar. Yahudilerle özel bir tarihsel bağlantısı olan eski insanlar. Bir devleti hak ediyorlar. Genel olarak Kürtler, özellikle de Türkiye ve Kuzey Suriye’dekiler bölgedeki Batı davasını ilerletmek için ellerinden geleni yaptılar. Onlar IŞİD'e karşı savaşmanın ana faktörüdür, Batı onların yanında durmalı” diyerek İsrail’in Iraklı Kürtler ile olan  ilişkilerinin canlı tutulması gerektiğini söyledi.

Eski bir dostluk ve son işbirliği

1975’te Irak’taki Kürt ayaklanmasının çöküşüne kadar, altmışlı yılların çoğunda ve yetmişli yıllarda İsrail’le Kürtler arasında yakın ilişkilerin var olduğu ve İsrail’in Kürtlere gizlice yardım ettiğinin artık bilinen bir gerçek olduğunu yazısında dile getiren Pasko, Bağımsız bir Kürdistan için İsrail’in yapması gerekenleri ise şu şekilde sıralıyor:

“Bütün bunlar göz önüne alındığında, İsrail eski Kürt halkına destek politikasını aktif ve açık bir şekilde canlandırmalı. İsrail bağımsız bir Kürdistan Devletini tanımak zorunda. Kürtler bağımsızlık ilan eder etmez diplomatik ilişkiler kurmalılar. Elçilikler açılmalı, bağımsızlıklarını desteklemek için uluslararası forumlarda ve ajanslarda çalışmalı ve BM'de üye devlet olarak kabul edilmelerini sağlamalıdır.”

Kürtler konusunda Amerikalıların tarihsel bir fırsatı ellerinden kaçırmak üzere olmasına karşın İsrail’in harekete geçmesi gerektiğini belirten Pasko, yazısını şu cümleler ile sonlandırdı: “ABD yine fırsat kaçırıyor gibi görünüyor. Ancak İsrail’in bunu yapmaması ve engellemesi gerek. İsrail’in bağımsız bir Kürdistan Devleti’ni tanıma zamanı. Bu konuda Trump yanlış yaptı, ancak İsrail halen tarihin doğru tarafında olma şansına sahip.”


Çeviri | PeyamaKurd