image

PeyamaKurd - Fransa, Rojava’daki yerel bileşenlere yani Kürtlere, Paris'i ziyaret etmeleri için davetiye gönderdi. Türkiye’nin, Kürtlere karşı 'Barış Pınarı Harekatı’nı’ başlatması ve Suriye'nin en önemli bölgelerinden birini kontrol etmek istemesi Paris ve Ankara’nın arasını açtı ve 2020’nin sonlarına dek manşetlerin ana gündemi olan Rojava (özellikle Fırat’ın doğusu) iki ülke arasında yaşanan gerilimi daha fazla tırmandırdı.

Ruslar, Türkler ve ABD, Rojava’daki askeri varlıklarını güçlendirmek için aktif olarak çabalıyorlar. Bölgenin çoğunluğu ise, ABD liderliğindeki Uluslararası Koalisyon tarafından desteklenen Suriye Demokratik Güçleri (SDG) tarafından kontrol ediliyor.

Al Monitor’de yayınlanan ‘Fransa, Rojava’da yeni bir nüfuz arıyor” başlıklı yazıda, Paris’in 2015’ten bu yana ABD’ye karşı sönük kaldığı bölgede yeniden nüfuz edinmek istemesi ele alınıyor. Yazıda, Fransa’nın Kürtleri, Paris’e davet etmesi ve Kazımı hükümetine yanaşmasının bu projenin bir maddesi olduğu ifade ediliyor.

Kürtler ve DSG’nin en önemli destekçilerinden biri olan Fransa’nın bölgedeki temeli 2015 yılına dayansa da eski ağırlığına sahip değil. Bunun farkında olan Macron ise ABD’nin bölgede oluşturmak istediği yeni politika boşluklarından faydalanmak istiyor.

“Fransa’dan Rojava’daki siyasi kanatlara davet”

Nisan ayının ilk günlerinde Fransız bir elçi Rojava’yı ziyaret ederek bölgenin son durumu hakkında bazı Kürt, Arap ve Süryani liderler ile görüştü. Ardından Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un, Rojava’daki siyasi tarafları Suriye’deki Kürtlerin durumunu tartışmak üzere Elysee Sarayı’na davet ettiği öğrenildi.

Hatırlanacağı üzere Emmanuel Macron, Nisan 2019'da SDG heyetini karşılamış, insani ihtiyaçların karışılanması ve Suriye’de istikrarının sağlanması için mali destek sunduğunu açıklamıştı. Nisan ayının başında yapılan söz konusu görüşmeleri ise, Nisan ayının ortasında Fransız Dışişleri Bakanlığı heyetininin Kamışlo’ya yaptığı ziyaret takip etti.

Gelişmelere ilişkin konuşan ENKS’li bir yetkili şu ifadeleri kullandı:

“Davet alanlar arasında Demokratik Birlik Partisi  [PYD] ve Kürt Ulusal Konseyi (ENKS) yer alıyor. Fakat biz, her iki taraf arasında eşit temsil talep ederken, PYD ise heyeti kontrol etmeye çalışıyor. Ziyaret fikri hala tartışılsa da henüz onaylanmadı. Fransa ile ilişkileri geliştirmek için çalışıyoruz. Fransa'yı tüm bileşenleri ile dost olarak görüyoruz. Onlar, iki yıl önce de Kürtler arası anlaşmazlıkları çözme girişiminin baş rolü idi.”

“Fransa bir gecede ortaya çıkmadı, temeli 2015’e dayanıyor”

Bölgedeki yerel analistler ise söz konusu durumu şöyle değerlendiriyorlar: “Fransa, Rojava’da bir gecede ortaya çıkmadı. Temeli 2015 yılına dayanıyor yani SDG projesinin ana destekçisi olduğu zamanlara. Fakat Amerikalılar, SDG ile askeri koordinasyonları geliştirerek Fransa'yı denklemin dışında tutmayı başardılar. Bu koordinasyon da Washington’un, IŞİD ile mücadelede SDG'nin müttefikleri olmasına karar vermesiyle sonuçlandı.

Fransa buna rağmen SDG'den uzak durmadı ve ABD tarafından kontrol edilen Teşrin Barajı ‘ndaki üsse 200 asker yolladı. Fransa bölgedeki varlığının güçlenmesinin en önemli yolunun, popüler üsler ve yerel güçler ile ilişkileri pekiştirerek atacakları sağlam adımlara bağlı olduğuna inanıyordu. Fransa’nın Kürtlere yaptığı davette bunu kanıtlar nitelikte.”

ABD'nin bazı konularda geri adım atmasının ardından, Macron’un Kürtleri Paris'i ziyarete davet etmesi, Fransa'nın Orta Doğu'da var olmak için rekabet etme niyetini ortaya koyuyor. Fransa’nın, Rojava’daki hareketler Paris’in, Suriye'deki nüfuz konusunda bölgesel ve uluslararası rekabetin ortasında, ülkenin en önemli bölgesinde bir yer aradığını da gösteriyor.

“Fransa bölgede geri planda kalmak istemiyor”

Soğuk Savaş ortamının yaşanması, Avrupa’daki sorunlar, Akdeniz ve su problemi Avrupalıların ABD korumasına olan acil ihtiyacının sinyallerini verecektir. Fransanın bu bağlamda attım son adım, ülkenin eksik rolünü yeniden canlandırmayı amaçlıyor. Diğer yandan Rusya'nın uluslararası statüsünü geri kazanma girişimlerinden en çok endişe duyan ülkelerden biri de Fransa.

Fransa merkezli Al-Sharq haber yazı işleri müdürü Firas Alawi, şu değerlendirmede bulunuyor:

“Fransa Suriye'deki nüfuzunu güçlendirmek istiyor ve buna coğrafi ve jeopolitik olarak uygun tek alan Rojava. Çünkü Fransa biliyor ki ABD'nin yanında olmalarına rağmen onlara fiili olarak en yakın kişiler Kürtler. Ayırca bölge, birçok açıdan zengin ve yeniden yapılanmaya müsait bir konumda. Bilindiği üzere Fransa, devrimden önce petrol zengini bölgelerde ticari işletmelere sahipti. Fakat Suriye rejimine ve Rusya'ya karşı oldukları için Şam'da veya rejim kontrolündeki diğer bölgelerde nüfuzları yok. Türkiye ile de gerginlik yaşıyorlar ve bu nedenle bölgede tam yetkiye sahip değiller.

Fransa, ABD güçlerinin Irak ve Suriye’de yeniden konumlandırılma projesinden yararlanarak Washington’un yerini almaya hedefliyor ve böylece Rusya, İran ve Türkiye gibi Suriye'de de kilit bir model olmak istiyor. Bu nedenle, Irak'taki Kazımı hükümetine yaklaşıyor ve Rojava’daki Kürt bileşenleri Paris’e davet ediyor.

Ayrıca Fransa, bölgede kalıcı varlık sağlayarak bölgedeki, İran etkisini kırmak ve Lübnan’da azalan rolünü telafi etmek istiyor.”


⇔ Çeviri: PeyamaKurd 

 


⇒ Farklı konulardaki analiz ve görüşlere bu LİNK üzerinden ulaşabilirsiniz