image

PeyamaKurd - Erdoğan’ın, Irak ve Suriye'de Kürt gruplar ile yoğunlaşan çatışması, muhtemelen yeniden seçilme şansını artıracaktır.

Türkiye 13 Mayıs'ta, PKK ile ilişkisi olduğu gerekçesi ile Finlandiya ve İsveç'in NATO üyelik hedefini frenledi.

Türkiye ile PKK arasındaki çatışma, binlerce canın hayatına mal oldu. Bu eylemler daha sonra PKK'nin Irak, Suriye ve başka yerlerde örgütler ağı kurmasına zemin hazırladı.  

ABD menşeli Küresel Politika Dergisi Foreign Policy’de, “Erdoğan Türkiye'nin PKK ile Çatışmasını Neden Hızlandırdı?” başlıklı bir makale ele alındı. Francesco Siccardi imzalı yazıda, Erdoğan’ın Kürdistan Bölgesi Hükümeti ile enerji konusunda önemli adımlar attığı ve bölgede önemli bir stratejik müttefik olduğunun farkına vardığı ifade edildi.

Bu çerçevede, PKK ve İran destekli güçlerin bölgeden bir an önce çıkarılması için harekete geçeceğini yazdı. Neden mi? Çünkü önünde iktidarının sallantıda olduğu bir seçim ve ülke içinde ekonomik kriz var.


“Bu sefer farklı olan şey İsveç ve Finlandiya’nın NATO üyeliği”

Türkiye, pozisyonunda yumuşamaya gitmemiş dahi olsa güney sınırındaki Kürt silahlı grupları ile çatışmalar son zamanlarda yoğunlaştı.

Türkiye ile PKK arasındaki bu cephedeki çatışmalar geleneksel olarak Türk hükümetinin ülkenin güney sınırındaki herhangi bir PKK varlığının ortadan kaldırılmasının, Türk güvenliği için zorunlu olduğu şeklindeki terörle mücadele anlatısıyla meşrulaştırıldı.

Bu sefer farklı olan şey, Türkiye'nin kuzey Suriye (Rojava) ve Irak'taki askeri müdahalelerinin yanı sıra İsveç ve Finlandiya'nın NATO üyeliği etrafındaki heybetinin potansiyel olarak derin iç etkileri olmasıdır. 

Türkiye, son yirmi yılın en kötü ekonomik krizlerinden birini yaşıyor. Ayrıca mülteci karşıtı duygular da ülke içinde giderek artıyor. Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise, Haziran 2023'te yapılacak zorlu bir genel seçim bekliyor.

Erdoğan, Kürtlerle olan çatışmaları lehine kullanıyor. Ülkedeki konumunu iyileştirmek ve yeniden seçilmesine yardımcı olabilecek yeni yatırım, döviz ve enerji kaynakları sağlamak için silahlı bir hareketin işine yarayacağı konusunda oldukça tecrübe sahibi.

Irak cephesinde ise Türkiye, yeni bir enerji anlaşması müzakeresi için Kürdistan Bölgesel Yönetimi (KBY) ile ittifakını pekiştiriyor. 

Rusya'nın, Ukrayna'yı işgali göz önüne alındığında, bu enerji ilişkileri daha da önemli hale geldi. 

Türkiye, enerji portföyünü farklı yönlerde çeşitlendirmek istiyor. Kerkük’ün doğusunda ve güneyinde büyük, kullanılmayan doğal gaz rezervlerinin yakın zamanda keşfedilmesi, Ankara'ya Erbil’in önemli bir stratejik ortak olduğunu hatırlattı.

Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) Kuzey Irak'ta (Kürdistan Bölgesi) Pence-Kilit isimli bir askeri harekata başlattı. Bu operasyon, PKK güçlerini hedef alıyor

Peşmerge Güçleri ve iktidar partisi (Kürdistan Demokrat Partisi) bu operasyonda Türk ordusuyla işbirliği yapmayı her ne kadar kabul etmese de bir anlamda mecbur kalıyor. 

“Bu hikayede dikkat çeken 3 temel nokta”

Dikkat çekici bir nokta: Türkiye, Kürdistan Bölgesi ile gerçek ticari bir ortaklığı kafasına koymuş durumda. Söz konusu Türk operasyonu aynı zamanda PKK'nın KBY’deki rolünü sınırlandırmaya yönelik.

Diğer yandan: Türkiye'nin geleceğe planına rağmen, Kürt gazını Türkiye'ye ve ardından Avrupa'ya ihraç etmek birçok engelle karşı karşıya: Kürtler içindeki rekabetler ve iç çatışmalar, Kürt tarafında artan üretimin belirsiz zaman çizelgesi ve Ankara ile Bağdat arasındaki ikircikli ilişkiler bunlara birkaç örnek.

Bu son nokta çok önemli: Enerji anlaşmasının işlemesi için ilgili tüm tarafların birlikte çalışması gerekecek, bu kolay olmayacak çünkü Irak hükümeti, Ankara-Erbil enerji anlaşmalarının meşruiyetine itiraz ediyor.  

“İran çıkması, bölgesel rolünü de azaltacaktır”

Türkiye, Bağdat ile arasını düzeltmek için ABD'ye çoktan ulaştı ve diğer gelişmeler iki başkent arasında olası doğrudan işbirliğine işaret ediyor. 

Operasyonun başlamasından kısa bir süre sonra Irak hükümeti, Irak ile Suriye arasında yer alan Şenga’de asker konuşlandırdı. 

Bağdat, Türkiye ile koordineyi reddetti. Ancak Türkiye’nin, Şengal’deki ‘İran bağlantılı çeşitli milislerin rolünü sınırlamak istemesi’ konusunda hem fikirler.

Bu senaryoda Ankara ve Bağdat'ı bir araya getirebilecek bir diğer faktör, Tahran ile olan çalkantılı ilişkileridir. 

Milislerin Şengal’den çıkarılması ve yeni bir enerji anlaşmasının kurulması, İran'ın, Suriye'ye erişimini kısıtlayacak ve bölgesel bir enerji sağlayıcısı olarak rolünü de azaltacaktır.


⇔ Çeviri: PeyamaKurd 

 


⇒ Farklı konulardaki analiz ve görüşlere bu LİNK üzerinden ulaşabilirsiniz