image

PeyamaKurd - Türkiye, kendi amaçlarına ters düştüğü için NATO’nun karar merciine müdahalelerde bulunuyor. Türkiye, NATO’nun kararlarına karşın Kuzey Suriye’de (Rojava) yeni bir operasyon planlayarak karşı koyma girişimlerinde belirleyici bir faktör olarak konumunu güçlendirmek istiyor.

Erdoğan, Finlandiya ve İsveç'in NATO'ya katılımına karşı olduğunu açıklayarak, iki ülkenin PKK tarafına güvenli sığınaklar sunduğunu söylüyor. Erdoğan artık operasyon yapacağını perde arkasından değil doğrudan söylüyor.

ABD’nin prestijli haftalık haber dergisi Newsweek Türkiye’nin operasyon gündemini ve NATO’nun tutumunu ele alan geniş kapsamlı bir çalışma yayımladı.

“Türkiye’nin operasyon zamanlaması Ukrayna’dan bağımsız değil”

Türkiye’nin hedefinde ABD liderliğindeki koalisyonun IŞİD’e karşı devam eden savaşında öncü görev gören Pentagon destekli Suriye Demokratik Güçleri (SDG) yer alıyor.

Eski Türk diplomat ve Carnegie Europe misafir araştırmacısı Sinan Ülgen, Newsweek'e konuşarak durumun "Türkiye ile ABD'yi bir çarpışma rotasına soktuğunu" söyledi.

Türkiye'nin planladığı harekatın zamanlamasını Ukrayna'daki savaşa bağlayan Ülgen ancak Türkiye, ABD ve Rusya ile ilişkilerinde yıllarca süren bir dengeleme hareketini sürdürürken, Erdoğan'ın Rusya’nın şimdiki konumunun Ankara'nın Suriye'deki hedeflerine yönelik hedeflerini görmezden gelmesi için bir fırsat gördüğünü savundu.

Beyaz Saray ulusal güvenlik konseyi danışmanı Jake Sullivan, Türkiye’ye diyalog ve diplomasi çağrısında bulundu. Ancak Türkiye, "İsveç ve Finlandiya konusunda somut adımlar atılması gerektiğini vurguladı.

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ned Price ise, Biden yönetiminin "mevcut ateşkes hatlarının sürdürülmesini desteklemeye" devam edeceğini ve "tehlikeye atma potansiyeli olan herhangi bir tırmanmayı kınayacağını" söyledi.

Price, "Asıl olarak Suriye'de istikrarı artırmak ve çatışmaya siyasi bir çözüm bulmak için tüm tarafların ateşkes bölgelerini korumanın ve bunlara saygı duymanın çok önemli olduğuna inanıyoruz. IŞİD'e karşı mücadelede Kürt ortaklarımız da dahil olmak üzere birlikte kaydettiğimiz muazzam ilerlemeye zarar verebileceğine inanıyoruz” dedi.

Ukrayna konusunda kendisini arabulucu olarak sunan Erdoğan, mutabık kalınması halinde Rusya, Ukrayna ve Birleşmiş Milletler ile görüşmeye ve olası bir gözlem mekanizmasında rol almaya hazır olduklarını" söyledi.

Putin ile son görüşmesine konuşan Erdoğan, Suriye'deki operasyon niyetini de açıkça ortaya koydu.

“ABD’nin operasyon konusunda Türkiye’ye nota verdiğine inanıyoruz”

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ve siyasi kanadı Suriye Demokratik Konseyi, planlanan Türk saldırısına karşı protestolar düzenledi.

Suriye Demokratik Konseyi'nin ABD temsilcisi Sinem Mohamad Newsweek'e verdiği demeçte şunları söyledi.

"Özerk bölgemize yönelik Türk tehditleri yeni bir şey değil. Ciddiler ve onları bu şekilde görüyoruz. Ancak, Türkiye'nin Suriye ile doğrudan bağlantılı ülkelerin bize karşı kışkırtılmamış askeri operasyonlar yürütme onayını alması kolay değil. ABD'nin Türkiye'ye, Rojava’da yeni bir operasyon konusunda nota verdiğini açıkça belirttiğine inanıyorum. SDG'ye yönelik saldırılar yalnızca IŞİD'in çıkarlarına hizmet edecek ve ABD dahil IŞİD karşıtı koalisyonun çıkarlarına ters düşecektir."

Ayrıca konseyin, Türk saldırısı olasılığı konusunda Biden yönetimiyle "diyalog halinde" olduğunu dile getirerek, "Ukrayna'daki savaş bir şekilde hepimizi etkiledi, ancak yönetimin gözünü Suriye'den çektiğine inanmıyorum ve bölgemizin güvenlik ve istikrarını sağlamaya tamamen bağlı kalmaya devam ediyor" dedi.

“Suriye’den de uyarı yapıldı”

Dikkat çeken bir uyarı da 11 yıldan fazladır iktidarda olan Esad rejimi liderliğindeki Suriye merkezi hükümetinden geldi.

BM Güvenlik Konseyi'ne bir mektupta, Türkiye’nin Suriye ve ülkenin kuzeyinde yapacağı operasyonu Suriye’nin kesin bir dille reddettiği ifade edildi.

Mektupta, "Türk rejiminin Suriye topraklarında sözde 'güvenli bölge' kurmaya çalışması utanç verici saldırganca bir eylemidir. Erdoğan hükümetinin Suriye topraklarında uyguladığı etnik ve demografik temizlik politikasının bir parçasıdır” denildi.

“Kürtler ve Şam rejimi bu konuda aynı fikirdeler”

Şam ve özerk yönetim ülkenin geleceği konusunda anlaşmazlık içinde olsalar da ikisi de Türkiye'ye ve destek verdiği milislere karşılar. Daha geniş bir uzlaşmaya

yönelik tekrarlanan girişimler duraklamaya devam etse de iki taraf bu amaçla zaman zaman işbirliği bile yaptı.

“Biden yönetiminin ne yapacağı belirsizliğini koruyor”

Biden yönetiminin ise Erdoğan'ın Suriye'deki planlarına muhalefetini sözden eyleme geçirip geçirmeyeceği ise belirsizliğini koruyor.

ABD liderliğindeki IŞİD karşıtı koalisyonun kıdemli sözcüsü olarak görev yapan Dış İlişkiler Konseyi askeri üyesi Myles B. Caggins III, Newsweek'e konuşarak şunları söyledi:

"ABD'nin ortaklarımızı bir NATO müttefikinden gelecek saldırılara karşı sahada fiziksel olarak savunacağı hayal gücümün ötesinde. Başkan Biden'ın, Türkiye'nin muhalefetine rağmen Finlandiya ve İsveç'in NATO'ya girmesini güçlü bir şekilde desteklemesinin de bu yüzden olduğunu düşünüyorum." Ayrıca ABD'nin bir NATO müttefikine karşı herhangi bir güç kullanmasının neredeyse "benzeri görülmemiş" olacağını söyledi.

Caggins, Türk liderliği hakkında, "Yani NATO kurallarına göre oynamayan biri varsa, o onlar gibi görünüyor" dedi.

“ABD'nin önceliği NATO'yu sağlam tutmak olacak”

ABD'nin Kürt güçlerine verdiği destek konusunda hüsrana uğrayan Türkiye’nin, ABD ile ilişkileri, Rusya'dan S-400 alması ile daha da kötüleşti. Biden, Erdoğan'ın tekrarlanan taleplerine rağmen, süresiz olarak askıya alınan bir F-35 savaş uçağı anlaşması ile ilerlemek için henüz herhangi bir harekette bulunmadı.

Bununla birlikte, Biden yönetiminin Kongre'yi, F-16'ları Türkiye’ye sağlama önerisini desteklemeye çağırdığı bildiriliyor.

Bu uçaklar, IŞİD ile çatışmaya devam eden ve cihatçı grubun 10.000'e kadar tutuklusuna bakan SDG güçlerini hedef alma konusunda Türkiye'ye gelişmiş bir fırsat sunabilir.

Albay Caggins son olarak, "Dünya IŞİD'i durdurmamız gerektiğini söyledi ve 2015'te Kobani'de IŞİD'i durduranların SDG olduğunu gördü. Bunlar IŞİD'e karşı şampiyon olan ve NATO müttefikimizin saldırmaya hazır olduğu güçlerle aynı kişiler. ABD'nin kapsayıcı hedefi açık. ABD'nin önceliği NATO'yu sağlam tutmak olacak" dedi.