image

PeyamaKurd - Kürdistan Bölgesi Başbakanı Mesrur Barzani’nin İngiltere’ye gerçekleştirdiği üst düzey ziyaretinin Avrupa’daki enerji krizinin çözümü için bir fırsat olması öngörülüyor. Avrupa’ya gaz tedarikinin sağlanması ve Rusya’ya olan bağımlılığın azalması için Kürdistan Bölgesi’nin alternatif bir konumda olduğu düşünülüyor. Ancak ihracatın gerçekleşebilmesi için Bağdat yönetimi ile sorunların aşılması gerekiyor.

Ukrayna-Rusya savaşının etkisi ile Avrupa’da yoğun bir enerji krizi yaşanmaya devam ederken, Kürdistan Bölgesi Başbakanı Mesrur Barzani, Kürdistan ve Orta Doğu özelinde bölgesel konular, ikili ilişkiler, yatırım, askeri ve enerji alanında görüşmeler yapmak üzere İngiltere’nin başkenti Londra’ya üst düzey bir ziyaret gerçekleştirdi.

Başbakan Mesrur Barzani, burada Londra’da İngiltere Başbakanı Boris Johnson’ın yanı sıra İngiltere’nin eski başbakanlarından Tony Blair, John Major ile hükümet bakanları ile birer görüşme gerçekleştirdi.

İngiltere’de ana gündem enerji ihracatı!

Başbakan Barzani ve Johnson görüşmesinde, Irak ile yaşanan sorunların yanı sıra ikili ilişkiler ve enerji konusu ağırlıklı olarak konuşulurken, Avrupa’ya enerji tedarikinde Kürdistan Bölgesi’nin alternatif olabileceği tahmin ediliyor. Mesrur Barzani’nin İngiltere Başbakanı Boris Johnson’la Avrupa’ya enerji ihraç etme isteğini ve Rus petrol ve doğalgazına bağımlılığı azaltma konusunu görüştüğü bildirildi.

Özellikle Rusya’ya yönelik olası bir ambargoda Avrupa’ya enerji tedarikinde ilk sıralarda Kürdistan Bölgesi ve Irak gibi birçok ülke masada olacak gibi görünüyor. Başta Almanya, İngiltere ve Fransa olmak üzere AB ülkeleri, Rusya’ya olan enerji bağımlılığını azaltmak için son günlerde alternatif arayışlar içerisinde olduğu kamuoyuna yansıdı.

“İngiliz şirketleri Kürdistan hikayesinin bir parçası oldu”

Londra temasları çerçevesinde İngiltere İş, Enerji ve Sanayi Stratejisi Bakanı Kwasi Kwarteng ile bir araya gelen Başbakan Mesrur Barzani, enerji ve ticaret alanında ilişkileri geliştirmek konusunda mutabıklarını belirtirken, “İngiliz şirketleri Kürdistan hikayesinin bir parçası oldu” mesajında bulunmuştu.

Ayrıca görüşmede, İngiliz şirketlerin bankacılık, enerji ve temiz enerji tecrübelerinden yararlanılmasının önemine dikkat çeken Başbakan, temiz ve güvenilir elektrik için gaz çıkarılması için İngiliz şirketlerinin katkılarının sürmesi gerektiğini vurguladı.

Türkiye üzerinden Avrupa’ya!

Başbakan Mesrur Barzani, ziyaret öncesi bir açıklamasında, “yakın gelecekte” Türkiye ve Avrupa’ya gaz ihraç etmeye başlayacaklarını ifade etmişti.

“Kürdistan, Avrupa’daki petrol açığını kapatacak kapasiteye sahip”

Başbakan, Dubai’deki ziyaretinde, "Kürdistan'ın yakında, dünyada giderek artan talep karşısında önemli bir enerji kaynağı olacağına eminim. Yakın gelecekte Irak'ın geri kalanına, Türkiye'ye ve Avrupa'ya gaz tedariki açısından net ihracatçı konumuna geçeceğiz. Bağdat'taki ortaklarımız bizimle çalışmaya hazırsa, Kürdistan olarak şu an Avrupa'daki petrol açığının en azından bir kısmını giderecek kapasitemiz var” sözlerine yer verdi.

“Enerji tedariki Kürdistan için bir fırsat!”

Ankara ziyaretinde Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Ankara-Erbil ilişkilerini ele alan Mesrur Barzani, burada petrol ve gaz ihracatına dair bir dizi görüşme gerçekleştirmişti.

“Kürdistan Bölgesi doğalgaz ihtiyacı konusunda Avrupa için bir alternatif olabilir mi” tartışmalarının sürdüğü bir dönemde Boris Johnson, enerjide Kürdistan için bir fırsat olabileceğini dile getirmişti.

“İhracat için Bağdat ile sorunlar aşılmalı!”

Başbakan Mesrur Barzani’nin İngiltere’deki ziyaretini değerlendiren uzmanlara göre ise Kürdistan Bölgesi’nin petrol ve gaz ihracatını gerçekleştirebilmesi, Bağdat yönetimi ile var olan sorunların çözülmesi için Avrupa ülkelerinin yanı sıra uluslararası toplumun bu süreci desteklemesi gerektiğini düşünüyor.

Ayrıca uzmanlar, Bağdat-Erbil hattında uzun süredir devam eden sorunların diyalog ve uzlaşı sağlanması ile bu enerji fırsatının yakalanabileceğini öngörüyor.

“Orta Doğu’yu değil, tüm dünyayı ilgilendiriyor”

Başbakan, Londra’da Kraliyet Uluslararası İlişkiler Enstitüsü'nde (Chatham House) yaptığı konuşmada, “Burada Kürdistan Bölgesi ve Orta Doğu’nun durumunu konuşuyor olmaktan mutluluk duyuyorum” açıklamasında bulunmuştu.

Chatham House’ta konuşan Başbakan Barzani şu ifadelere yer vermişti:

“Bölge, geride kalan 10 yılda gündeminizi çokça meşgul eden bir bölgedir. Dünyada önemli bir olay haline geldi. Orta Doğu’daki olaylar sadece Orta Doğu’yu değil, tüm dünyayı ilgilendiriyor. Irak’ın Sykes-Picot Antlaşması sonrası başarılı ülkelerden biri olmamasından utanmamalıyız.

Bu yılın başlarında, Bağdat'taki sözde Federal Mahkeme, petrol ve gaz endüstrimizi geliştirme hakkımıza ket vuran bir karar verdi. Bu açıkça siyasi bir karardı. Bu, hükümet kurma çalışmalarındaki duruşumuzdan kaynaklandı. Burada söz konusu olan bölgesel sorunları ve bunların arkasında kimin olduğunu iyi biliyoruz. Bağdat'ta karar alma süreci tam anlamıyla bağımsız değil.

Irak'ın tamamındaki halklarımız, onurlu bir şekilde kendi kaderini tayin etme şansını hak ediyor. Bu odadaki herkesi temin ederim ki burada savunduğum model, Bağdat'tan tüm gücün alınması anlamına gelmiyor. Ve bu ulusal sınırların yıkılması anlamına da gelmez. Bunun yerine, inandırıcı bir şekilde adem-i merkeziyetçi karar almanın ciddi bir şekilde düşünülmesi gerektiğine inanıyorum. Kendi kaderini tayin etmeye yardım etmenin, gerçekten bir ulus inşası olabileceği inancındayım.”

“TSK operasyonu, PKK’nin absürt eylemler ve İran saldırıları… Hepsi birbirine bağlıdır”

Başbakan Mesrur Barzani’nin Londra ziyareti kimileri için basit anlam taşıyabilir ama geniş paradigmadan bakıldığında Kürtler adına muazzam bir politika başarısıdır.

İngiltere tarafından yapılan açıklamalar da söz konusu ziyaretin ne denli önem taşıdığının en açık göstergesidir. İngilizler, Orta Doğu’da Kürt yönetimi ile çalışmak istediklerini ve her tülü işbirliğini ilerletmek istediklerini ifade etmektedirler.

Bölgede süren Türk operasyonları, İran saldırıları, PKK’nin absürt eylemleri ve kara propagandaları… hepsi birbirine bağlı gelişen olaylar silsilesidir.

Kürdistan Bölgesi elinde bulundurduğu enerjiyi dünyaya açmak zorundadır ve bu güzergahın boru hatları Türkiye’den de geçmektedir. Üstelik NATO, Kürtleri bu konuda desteklemekte ve Kürtlerin eline tarihi bir fırsat geçmiş durumdadır.

Bir milletin devlet olması ötekini düşmanlaştırmaktan değil, siyasi, ekonomik ve uluslararası hukuk bağlamında çözüme kavuşturabilmenin en nihai yolundan geçmektedir.

Kürdistan Bölgesi Hükümeti de, her türlü kara propaganda ve illegal eylemlere karşı bunu hayata geçirmek için mücadelesine devam etmektedir.