image
Veysel Göker Yazar
image

Ortadoğu’da, Kürdistan’dan Levanta uzanan Kürd Topraklarının Paylaşım savaşlarının son evresindeyiz. 

Oluşan Savaş Kleptokrasisi ve onların koruyucusu İKTİDARLARININ Kahramanlık destanları ürettiği fantazmagorilerin içine hapsediliyoruz birer birer.

KERKÜK’ü Peşmerge’ye Tuzaklar kurarak KASIM SÜLEYMANİ ve HAŞDİ ŞABİ’ye teslim eden üst aklın, Organize bir planla AFRİN’i de aynı komplolarla KASIM SÜLEYMANİ ve HAŞDİ ŞABİ’ye yeniden teslim edişini izliyoruz alt yazılar eşliğinde. 

“Kürdün bitmeyen Kanlı Seramonisi”
Mitolojinin dili, 
doğanın simgeleri, 
Dinlerin Sembolleri İle,
Dünyanın Gözleri önünde, 
KÜRDLERİN Devletsizliğine kadeh kaldıranların kanlı ayinleri sergileniyor Bombardımanlar eşliğinde…
Halepçe'ye "Enfal suresi", 

Kerkük’e "Fetih suresi’’ 
Afrin’e ‘ZEYTİN-95/TİN-1’ suresinin’ İsminin konulması nasıl bir islamcılığın tarifidir?
Zeytin ile Defne, 

mitolojide Kutsal Törenlerde en çok kullanılan simgeler değilmidir oysa.

Bu iki bitki Hem barışın hem savaşın simgesi olmamışmıydı ?

Olimpiyatlarda arenalarda, gladyatörlerin ve kazanan sporcuların, daha da önemlisi Kralların başına, Zeytinli ve ya defneli taç takılması, zaferin ve onun BAŞ KUMANDANININ ölümsüzlük sembolü olarak anlatılmadı mı hiç ?

Zeytin ve Defne hayat ağacını tarif eden ikiz akraba bitkilerdir, solmayan, sürekli canlı ve yeşil kalan ağaç olmasından dolayı Ölümsüzlüğü de sembolize eder...


Kökeni Hitit ve Sümer toprakları olan Zeytin ve defnenin KUTSİYETLİĞİNİN, tarih boyunca Kadim kültürleri etkilemesi belki de bundandır. 
Hitit güneş tanrıçası törenlerinde,
Sümer ve Babil’in İştar Törenlerinde,
Antik Yunan ve Roma’nın
Güneş Tanrısı Seramonilerin de,
“Kutsal Güneş ritüelleri” Zeytin ve defne motifleri ile sonlandırılırdı...

Antik Yunan’da ise, “Zeytin ve defne” Güneş Tanrısı Apollon İle özdeşen Kutsal ağaçlar olarak bilinirdi.
Apollon, birçok resim ve heykelde, 
elinde altın bir LİR, 
Başında Altın bir Zeytin veya Defne Taçı ile tasvir edilir…

“lir ve Altın Defne taçı” Apollon ile bütünleşmiş birer ikonlardır artık.
Yunan Tarihi;
Daphne’ye Aşık APOLLON’u, 
“Lir ÇALMASININ yanı sıra, 
Defne tacı, gümüş yayı ile uzak noktalara,
OK FIRLATABİLMESİ özelliği ile, 
okların tanrısı sıfatını da taşır” diye adlandırmaktadır...

Efsanede,
Eros’un Aşık eden Oklarının yanında kendi ölümcül oklarının daha etkili olduğunu söyleyen Apollon; 
Erosu Öfkelendirir ve Daphne’ye Aşık eden oku kalbine yer, 
Daphne’ye de Apollondan Nefret etmesini sağlayan Soğukluk okunu saplar.

Ve BUGÜNLERE BENZEYEN Paranoya derecesindeki psikopatca Sevginin, Soğukluk ve hoşlanmayışı Kovalaması başlar mitolojide…
Mitolojide yaşanmış bu efsanenin tekrarına tanıklık etmiyormuyuz bu günlerde?

KERKÜK’ü Teslim edenlerin PEŞMERGE’yi kanlı bir Savaşa çekerek bitirmeyi amaçladığı, bir kaostan, Dünyaya yayılacak yeni bir dehşetli kaosa sürükleniyoruz hep beraber...
Afrin’in tarumar edilmesi,
Zeytin Dalı İle süslenmiş RUS-İRAN Fitnesi,
İran ve Rusya’nın Afrin-Rojava Hasedi,
Rusların yönettiği,
ABD’nin izlediği,TR’nin Kandırıl-ma-dı-ğı ❗

TÜRKLERİN ve KÜRDLERİN en güzel çocuklarının öldüğü, Pers-Türk kapışması olarak tarihe geçecektir belkide !

‘Güçlü olanların kardeşlik hukukunu uygulamadıkları bir millettir Kürdler, 
Güçlü Olanların kendi topraklarında bağımsızlık arayışına saygı duymadıkları bir millettir Kürdler” 

Hakikaten Kardeşlik Hukuku denilen bu mekanizma, yanı başında NASIL BİR KÜRD Oluşumunu İstiyor ?

Hayalindeki Kürd Nasıl bir Kürd’tür ?

İRAN kendi en önemli iç meselesi KÜRDLERİN HAKLARI KONUSUNU Çözebilmiş miydi ?

İRAN nasıl bir Kürd istiyordu ?

Mahabat trajedisindeki RUS- İRAN İttifakının tekrarı Kerkük ve AFRİN’de yeniden niye Nüks ediyordu ?

IRAK kendi iç meselesi, KÜRDLER gerçeğini tam Çözmüşken 3 . Taraflara neden B.. Y.. düşüyordu ?

Suriye kendi en önemli iç meselesi Kürdleri ikna etmeyi düşünmüyorken, Esat Katilini Kurtarıcı göstermek yada görmek Nasıl bir Ruh halini tarif ediyordu ?

Devamında Türkiye Kendi Sınır Hattında Nasıl bir Kürd Demografisi hayal ediyordu ?

Aslında, Arapların Acemlerin Türklerin Hayalinde,
olması gereken Muhattap “Kürd Temsil Tipi” 

Nasıl olmalıydı ?

NASIL BİR KÜRD !

SYKES PİCOT ile Kürdleri 4’e Bölenlerin hep bir KÜRD politikası olmuştur aslında.
O da “Sorunu Terörizmle tanımlama politikasıdır”

Bu nedenle Her Zaman Bu Açık Hak Gaspının perdelenmesi için “KONTROLLÜ’’ Özel HARB yapılarının varlığına gereksinim duyulmuştur.

DÜŞMAN gibi gösterilen bu YAPILAR, Kürdleri rehin alan, bir birinin kopyası Egemen Resmî İdeolojilerin gücü Haline gelmiş, onların gizli savunma OKÇULARI’na dönüşmüştü.

KÜRDLERİN Red, İnkar ve imhasında kullanılan metotlar hep aynı olmuştu onlar İçin.
İŞİD, HAŞDİŞABİ ve Tüm bileşenleri ile Ergenekon; 
Dayatılan sömürgeciliğin muhafızları olarak görevlendirilmiş Psikopatlar ordusu olarak organize edilmişti...

Tüm Bu Eski çağ Köpeklerinin görev ve sorumluluk alanı, neden hep KÜRDLERİN YAŞADIĞI TOPRAKLAR üzerine OLDU ?


Paranoyak Türk Irkçılığının, paranoyak arap ve fars ırkçılığı ile buluştuğu dehşetli zamanları yaşıyoruz.

BU Paranoya MAYALAR , ASTEKLER ve VİKİNGLER’de TÜRK’tür demedimi ?

Hatta KUREYŞ KABİLESİ Çölde yüzlerce Yıl yaşadıkları İçin ESMERLEŞMİŞ TÜRKLERDİR demedi mi ?

KIZILELMA ile ikna edilen Adem ve Havva’nın Türk olduğu iddia edilmedi mi ?


İLK PİRAMİT ‘i de Göktürklere kadar götüren, Zigurratlar TÜRK tapınaklarıdır diyenler olmadı mı ?

Ortadoğu’da 7 Yaşındayken giydiği Peşmerge üniformasını Halen çıkarmamış Allah Dostu Mesut Barzani’yi istemediklerini, Referandum karşıtlığı ve Kerkük komplosu İle gösterenler ASLINDA Nasıl bir Kürd Önderliği istiyordu ? 

Suriye’de Şiddet karşıtı Meşal Temo vahşice katledildi, böyle hümanist bir Kürd lider Tipi’de istenilmiyordu…

Abdurahman Kasımlo kalleşçe Katledildi, İran’da böyle bir Akademisyen Kürd lider tipide istenilmiyordu…

100 yıl önce İdam edilen Din Alimleri ve kanaat önderlerinin Kaderi, bu Dini önderlerin istenilmediğinide gösteriyordu…

Bu Dört Ülkenin Önünde bir Kürd Dosyası varmıdır acaba ?

Varsa terörist olarak nitelendirmedikleri Kürd Önderliği tipi nasıl olmalıdır ?

Karşı değiller ise onlara göre olması gereken Kürd koridoru nasıl olmalıdır?

Proğramı KÜRDLERİN geleceği olan Türkiye’de ki Legal Kürd siyasi partiler muhattap alınırmı ?

Kendisini kullanılmaya her zaman uygun olduğunu dile getiren malum “Önderlik” tipi makbul Görülür mü yine ?

Türkiye’nin Rojava’da oluşmasına razı olduğu ve istediği,
Irak’ın Kuzeyinde Oluşmasına razı olduğu ve istediği,

İran’ın Batısında Oluşmasına razı olduğu ve istediği Bir “Kürdistan devlet” modeli varmıdır ?

Diyelim ki; BM gözetiminde,
ABD himayesindeki İngiliz sömürgesi Irak’ta, 
Rus himayesindeki Fransız sömürgesi Suriye’de, Bir Referandum yapılsa,
SURİYE ve IRAK’daki Arapların tamamı KÜRDLERİN ayrılmasını istese, 

Türkiye’nin Tavrı ne olur ?

İran’da Kürdler Kısa bir zaman sonra Bağımsızlık ilan edecekler ve İran Bu gerçekliğe kendisini hazırlıyor, peki buna ne diyecekler ?

Bu Paranoyak ırkçılığın Kürdler İle Sorunu nedir ?

Nasıl bir Kürd istiyorlar :) ?

Bu Kısa ve net soru, aynı zamanda ŞİDDETİ - KANI ve ÖLÜMÜ TÜMÜYLE BİTİRECEK kısa bir cevabında anahtarına sahiptir.

Sahiden Bu Dört ülkeyi Masaya oturmaya ikna edebilecek hayallerindeki “Kürd Temsilcisi” nasıl olmalıdır.

Muhtemelen Bu Dört ülkenin İstihbarat elamanı olarak kullandığı, Kendini inkar etmiş, Sivil Savunma amaçlı eformel çalışmalar yürüten, devşirme, tetikçi, Özel Harb STK’larının temsilcisi Kürdler değildir her halde !

Mesud Barzani gibi Naif bir Şahsiyeti İsrail ajanlığı ve Yahudilikle suçlayan Çakma Tarikat ve Şeyhlerden oluşan Rejim Muhafızı İslamcılarda olamaz .

Kasım Süleyman’i gibi İRAN Özel harp gladyosu şefi Kürd kökenli devşirme bir Katil hiç düşünülemez.

Türkiyelileşmiş Bolşevikler, yollar, Barajlar ve Cinsel travmaların halka etkilerini hesaplamak İle Eşsiz Kocasız Anasız babasız Orangutanlardan daha geri bir ekolojik yaşamın inşası İle meşguller.
Suriye’nin Demokratik HALKLARININ ORDUSU❗ ayrılıkçı, Bölücü olmadıklarını, 
aslında daha sonra ufak bir şeyler İle ikna olacaklarını Açıkladığında, 
Beşikçi’nin onlar özel “balans ayarı” daha yeni başlamıştı.

Geriye Kurdistan’a Osmani’de Silah,Sahtecilik, Mazot, Kapkaç ve uyuşturucu çeteleri İle hareket eden, Ajan, Muhbir, karaktersiz genelev patronlarından oluşan kanaat önderleri kaldı ? 

Konuya fazla hakim olamamakla beraber,
üstün hizmet madalyası almaya layik görülmüşlükleri olan, bu şahsiyetlerin,
Kanaat ÖNDERİ olarak yutturulduğu,
çok önemli toplantılarda Mesud Barzani’ye Karşı Hadsiz açıklamalarına tanıklık etmedik mi, 

Çok yakın zamanlarda…

Dünyanın En Büyük 2. Ordusunun Arşivinde Şeyh Said Efendi Harekatı İle ilgili bir vicdan muhasebesi varmıdır acaba ?

Kürdler İle ilgili her türlü Hak arayışı ve hak Temsiliyetini Terör diye adlandıran gerizekalılık hali ve Akıl tutulması nasıl bir paranoyanın eseridir.

Bu ülkelerde Kürdleri Kontrol altında tutabilmek için uzun vadeli projeler arasında yer alan, Yaratılmış Terörist örgütlerin arşivi Hangi Kozmik odalarda tutuluyor ?

Berzan ve Mergasor’dan, Afrine Kadar, 

meşe ağaçları İle başlayan, Zeytin ve defne ağaçları İle biten Tüm Topraklar Kürdün Anasının Ak Sütü gibi Helal değilmidir Kürde.

O topraklar Kendi Öz Yurdu ve Kendi Öz vatanı değilmidir KÜRDLERİN.
TÜRKİYE’de Resmî İdeolojinin gücü İle Şekillenen KLEPTOKRASİ, 

Resmî İdeolojinin sağlıklı tespitini yapamadığı İçin mi, Çok Çabuk, Ulusalcı, İslamcı, Fetöcü,Turancı, Irkçı, Milli Görüşçü, Atatürkçü, Tarikat Ehli, Statükocu, Cemaat Ehli Münafık, olabiliyor.

Hatta Bunları bir arada bile yapabiliyor, yaşayabiliyor.

Tüm bu “saçmalıklar” her defasında Kürdlerin Kazanım ihtimalleri üzerinde mi, birleşme buluşma zeminini yakalıyor.

Suriye’de Fransızlar, 1920’ler de Suriye manda rejimine direnenleri, Arap-Kürt, Alevi-Sünni diye bölerek direnişilerini zayıflatmaya çalışmıştı.

FRANSIZLARIN ''böl, parçala, yut'' politikasına en fazla direnenler de; Türkiye’ye yakın Efrin Kürt Dağı Kürdleri olmuştu.

Afrin KIYAMI İle Hatay’ın Türkiye’ye bağlanmasını sağlayan sonra TR tarafından yalnız bırakılan 1938 AFRİN KÜRD İSYANI’nın LİDERİ İZMİTLİ NAKŞİBENDİ HALİDİ ŞEYHİ İBRAHİM HALİL EFENDİ’nin yakalanıp teslim edildiği Türkiye’de ki SÜRGÜN KARARNAMESİ 19 TEMMUZ 1934 te Mustafa Kemal tarafından imzalanmıştı.

Birde Doğu Vilayetlerine girmeme şartı İle ZORUNLU İKAMET EDİLMİŞTİ Manisa’da.

Halk arasında “Kürt Beyi” ve “Hafız Efendi” diye bilinen İzmitli ŞEYH İbrahim Halil Efendi, Güçlü bir zekası ve hafızası ile İnsan Sevgisine önem veren bir Alim olarak tanınmıştı…
1938 AFRİN KÜRD İSYANININ İZMİT’li ÖNDERİ,
1952 senesinde MANİSA’da Sürgünde suikaste uğrayarak Şehid düştüğünde, Son NAKŞİBENDİ HALİDİ ŞEYHİ İZMİTLİ İBRAHİM HALİL EFENDİ (Soğukoğlu) Henüz 49 yaşındaydı…

ŞEYH SAİT EFENDİ ve SEYYİD ABDÜLKADİR NEHRİ’nin Etkisinde kalarak 1926 ‘da Ordu içindeki Nakşibendi Müridler tarafından Suriye’ye kaçırılan ŞEYH İBRAHİM HALİL

Efendi Kenz-i Şumûs Divanında yazdığı sahte Şeyhlere dair Manzumeleri İle tanınır...
“Bizim köylü bu sûfî bilmem nireli olmuş, Bağdâd’a gidüp gelmiş üç günde velî olmuş“ M. 290/1. „Şu hüccetini sakla hele özünü pakla karnında yüz bin bakla safrâ-yı celî olmuş” M. 290/3

Manzumelerini yazdığında İsyan saflarında en önlerde savaşın içindedir.

HATAY’ın Türkiye’ye İLHAKI İle sonuçlanan 1937’de FRANSIZLARA karşı AFRİN’de Örgütlenen NAKŞİBENDİ KÜRD HAREKETİNİN, Türkçe kaynaklarda pek yer bulmayan bu direnişi, Fransız kaynaklarında “Mürid Hareketi'' olarak nitelendirildi…

Hatay''ın Türkiye''ye bağlanmasında, Hatay ve Suriye''deki KÜRDLER Aktif rol oynadı.

Devamında, Nakşibendi şeyhi Şeyh Halil İbrahim Soğukoğlu’nun Kürt aşiretler üzerindeki etkisi ve onları örgütlemiş olması Hatay sorununda Türkiye lehine en büyük katkıyı sağladı…
(Halil İbrahim efendi 1952''de derin devlet tarafından Manisa''da alçakça bir suikast İle öldürülmüştür)
Soğukoğlu, çok iyi derecede Kürtçe öğrenmiş müstakil bir Divan oluşturacak kadar Kürtçe şiirler yazmış, NEHRİ KÜLLİYESİ dahil 40 medresede YETİŞMİŞ, 7 Kıraat Kuran-ı Kerim Öğrenmiş, 40‘ın üzerinde dini otorite tarafından Referans kabul edilmiş, Bir Türk din Alimi olarak AFRİN’de KÜRDLERİN gönlüne taht kurmuştur.

Bu Mütedeyyinlikle Kürt aşiretlerini etkilemiştir, üstelik Kemalizm''in zirvede olduğu 1937/1938 yıllarında AFRİN -CEZİRE ve HATAY bölgelerinde Fransız bombardımanlarını püskürtmüştür.

Kısaca HATAY’ın Türkiye''ye dahilini kolaylaştırmıştır.

Türkiye kendi sınırlarına, 1938’de Hatay’ı dahil ederken FRANSIZLARIN (PİCOT’un) ısrarlı ÖNERİSİNE RAĞMEN “CEZİRE ve AFRİN’i” niye katmamıştır.

Sebebi Oradaki Dinamik Kürt Nüfusunun Varlığı, Afrin ve Cezire’nin KÜRD YURDU oluşu olabilirmiydi ?

Yada sebebi Dönemin Red ve İnkar politikalarının tehlikeye girme ihtimali olabilirmiydi ?
(François Georges Picot –Avukat D 21 Aralık1870 Paris - Ö 20 Haziran 1951 Şam)
(ölene kadar Fransa’nın Suriye Sömürgesinin Valisi olarak yaşamıştır)
(Roger Lescot “Le Kurd Dagh et le mouvement Mouroud” Kürt Dağında Mürid Hareketi “ isimli kitabı bu direnişe geniş yer veriyor.)
(FETİH SURESİ ile AFRİN’de MÜŞRİK ARAYANLAR İçin, kayda geçsin diyedir bu not.)

Tüm bu yaşanmışlıkların izi İle diyoruz ki;

Suriye’den ayrılmak isteyen ve TR Kürdleri İle akraba olan, Şiddet karşıtı yaklaşık 6 Milyon Kürd İle ilgili TÜRKİYE’nin herhangi bir politikası varmı?

Filistin İçin düşündüğünü, Dindar ve Şiddet Karşıtı Türkiye’de mülteci Kürdler için de düşünüyor mu?


İRAN Baharı Meselesinde, Britanya İslamcılığının akıbeti uğruna İngiliz medyası bütün gücüyle MAZLUM KÜRDLERİ karşısına almış, İran'ın yanında yer almıştı.
Devamında BRİTANYA Dışişleri Bakanı, Ruhani ile Direniş hakkında 3 hafta öncesinde, ihbar mahiyetinde konuşmuştu…
"AYAKLANMA HAZIRLIĞI VAR. DİKKAT EDİN" diye uyaran Modern Zamanların Kaos taciri Boris Johnson gerçeği ortaya çıkmıştı !

Yani İRAN'ı ABD'ye karşı korumaya alan İNGİLTERE olmuştu.

TÜRKİYE’yi ilgilendiren, bu denklemlerin ortasında, 40 milyon Kürd’ün yaşadığı bir Coğrafyada,İRAN-IRAK ve SURİYE’nin kaderi değil,
KURDİSTAN’a OSMANÎ’de yaşayan KÜRDLERİN kaderi olmalıdır.

1916 SYKES/PİCOT ile Tasarımı tamamlanan devletlerin RESMİ DİNİ; ŞİRK, KÜFÜR ve BİD’AT İle donatılan İSLAMCILIK olmamalıdır, RESMİ İDEOLOJİSİ RED ve İNKAR’a dayalı Kirli Günahlar olmamalıdır.

Meşe İle başlayan, Meşe İle biten Toprakların Şehit METİN YÜKSEL’i uğurladığı bu yıldönümünde de O güzel insanı saygı ile rahmet ile anıyorum…

 

Veysel Göker

25.02.2018