image

Tarihler Mart 2021’in ilk haftasını gösteriyordu. Kıymetli dostum Rojhat Amedi Beyefendinin Nasrani inancının en büyük mezhebi olan Katolik dünyasının lideri ve Vatikan Devlet Başkanı Papa Francis’in Kürdistan ziyaretini içeren enfes makalesini okudum.

Tabiatıyla Muhterem Papa’nın ziyaretini anlattıkça ümitvar olduğum gibi, edepsiz bir edibin de sözde (!) İslam adına bir inanç lideri ve devlet başkanına kullandığı galiz ifadelerine yer vermesi de Kürtleri, çepeçevre çevreleyen sair müslüman unsurlar için de var olan ümitlerimi yıkmaya davetiye çıkarırcasına inkisar-ı hayale uğrattı doğrusu.

İnsanlıktan nasibini almamış bu tür mahluklar için Papa Francis’ i savunur değilim. Kanaatimce Vatikan yetkilileri de o menhus şahsın dilinde var olan “it ürür kervan yürür” atasözünü zihinlerinden geçirerek hafif bir tebessüm ile geçiştirdiklerinden eminim.

Şunu hiç bir zaman unutmamakta fayda vardır, hiç bir nesne müşterisiz olmadığı gibi hiç bir koltuk da boşluk kabul edemez. İşte 1440 yıldır Kürtlerin dini islam-ı mümin uğruna verdiği dünyevi bedeller unutulmadığı gibi fiiliyatta hiç bir inanç sistemine sığmayan sözde kendilerini müslüman kabul eden Kürt komşularının Kürtlere reva gördükleri muamele de ortadadır.

Son 200 yıldır Dr. Shinnawi’nin dediği gibi, “Ümmetin yetimleri” ne gün yüzü göstermeyenler acaba neden Papa’nın ziyaretinden rahatsız oluyorlar.

Sorarım o kişilere:

⁃ Papa mı onbinlerce Kürdü Koçgıri, Amed, Varto, Karayazı, Hınıs, Agıri, Gelyê Zila, Dersim, Roboski de katletti. Yoksa bundan mı rahatsız oldunuz?

⁃ 100 yıldır Papa mı Kürdün dilini, örfünü ve atasını yasak ve inkar etti? Bundan ötürü mü vicdanınız sızlıyor?

⁃ Halepçede din kardeşlerinize kimyevi silah kullanıp 5000 dindaşınızı hunharca katletti diye mi bileniyorsunuz?

⁃ Her Cuma günü Kürtleri asma gününe çeviren İran İslam (!) Cumhuriyeti Başkanı mı ki hazmedemiyorsunuz?

⁃ Yoksa 100 yıla yakındır Kürtlere şeklen de olsa bir kimlik kartını çok gördü diye mi Papa’nın yüzüne tükürmek istiyorsunuz?

Doğrusunu sorarsanız evveliyatlarında süt havuzlarında cariye avına çıkanların sübyancılıkta da tecrübe sahibi olabilecekleri gibi, kendilerine mübah gördüklerini başkalarına haram görenlere İslam fıkhından münafık olarak nitelendirildiğini hatırlatmak isterim.

Ayrıca Kürtlerin devletleşerek birilerinin uykularını kaçıracağı kesindir. Bu nedenle her ne pahasına olursa olsun Kürdün devleti olmaması için şeytanla bile barışmak isteyenlerin sonu da esefle-i safilin olacağı da muhakkaktır.

Zira ayaklarını boğazımıza basarak bizleri öldürmek isteyenlerin ayaklarını öpmek yerine ancak o merhametsiz canavarların yüzlerine tükürürüz.

Çünkü ayakları boğazımızdayken o çirkin ayakları öpecek olsak cesedimiz rezil, ruhumuz ise zelil olur ki Müslüman komşularımız bu durumu bizden istemektedirler. Olması gereken ise ayağını boğazımıza dayatan o vahşi canavarların yüzlerine tükürecek olursak cesedimiz şehid, ruhumuz da aziz olacaktır.

Velhasıl kelam, merhamet elini mazlum halkımıza kim uzatırsa o el, tutulur ve hatta öpülür.

Yokluğumuza kaydedenlerin ise yüzlerine tükürülür.

Evet! tükürün o merhametsizlerin yüzlerine…


Hüseyin Naci

12.03.2021

 

Yazarın Diğer yazıları: Kanlı dilin zehirli meyvesi


() PeyamaKurd

Bu makale yazarın görüşlerini yansıtmaktadır. PeyamaKurd'un yayın politikası ve editoryal paradigması ile her zaman uyumlu olmak zorunluluğu yoktur.