image

PeyamaKurd- Türkiye'de bulunan çocuk cezaevlerini, annesi ile birlikte tutsak olan çocukları ve buna paralel olan gelişmeleri HDP Diyarbakır Milletvekili Remziye Tosun PeyamaKurd'a değerlendirdi. Tosun, “Devlet uçurtmaya tahammül edemiyordu” diyor.

Uzun süre bebeğiniz ile birlikte tutsak kaldınız. Türkiye cezaevlerinde anneleri ile birlikte tutsak olan çok sayıda çocuk bulunuyor, çocukların cezaevi şartlarında büyüdüklerine şahit olduk. Bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Uçurtmayı vurmasınlar filmini hatırlarsınız. Annesinden dolayı cezaevinde büyüyen bir çocuğu anlatıyor. Çocuk özgürlüğe Özlem’i gökyüzüne hasreti bir uçurtmada sembolize ediyordu. Devlet uçurtmaya tahammül edemiyordu. Aslında tahammül edilemeyen özgürlüğe duyulan tahammülsüzlüktü. Cezaevleri çocukların psikolojik ve biyolojik gelişmelerini tahrip ediyor. Bir anne olarak bir çocuğun zindanlarda büyümesi kabul edemeyeceğim bir durum.  Ben de Beritan ile birlikte 15 ay zindanda haksız hukuksuz yerde kaldım. Bu hiç bir ahlaka ve vicdana sığmaz.

Zorlandık ama başımız dik bir şekilde durduk. Evet zordu hem de çok bir çocuğun toprağa basamaması içler acısı bir şey. Beritan çok üşüyordu kışın sürekli elleri soğuktan mosmordu arkadaşlar, Beritan’ın elleri üşümesin diye yatakta oyunlar oynatırdı ya da ellerini avuçlarının içine koyup üfleyerek ısıtırlardı. Meyveleri tanımıyordu, korkarak eline alıyordu. Mesela mandalinayı narı kabuğuyla yemeye çalışıyordu. İlk tahliye olduğumuz zaman yere basmaya korktu ve 'beni evime götürün' diyerek ağladı. Saadet Akın, Aynur Gök ve birkaç arkadaş daha Tarsus'a sürgün edildi.  Beritan ağlamaya başladı beni bırakmayın diye. Ellerini zor ayırdık arkadaşlardan.  Cezaevleri çocukların psikolojik ve biyolojik gelişmelerini tahrip ediyor. Bir anne olarak bir çocuğun zindanlarda büyümesi kabul edemeyeceğim bir durum.

Sizce çocukları ile birlikte tutsak olan kadınlara yönelik yargı nasıl bir tavır takınmalı? Yapılması gerekenler nelerdir?

Bir kere bir anneden dolayı bir çocuğun zindana düşmesi kolektif cezaya giriyor. Dikkat edilirse bu durum genelde siyasi suç kapsamında tutuklanan kadınları kapsıyor. Gündemde yer edinen Ayşe öğretmenin durumu, benim yaşadıklarım buna örnek. Devlet mutlaka buna uygun anne ile çocuğun ruhsal ve psikolojik bağlantısını gözeten çocuğun gelişim seyrini dikkate alan düzenlemeler yapmalı.

 Türkiye'de  çok sayıda çocuk cezaevi bulunuyor. Çocuk tutsaklar ve anneleri ile birlikte tutsak olan çocuklara ilişkin HDP olarak bir girişiminiz olacak mı?  Bu girişimler nelerdir?

Çocuk cezaevi gibi kurumlar ve kullanılan bu kavram problemli bir düzeyde ve gelişmiş ülkelerde çocuk cezaevleri olmaz ancak rehabilitasyon merkezleri olabilir.  Çocuğu uygun olan olması gereken yöntem, tekrardan kazandıracak kurumlar olmalı. Bunlardan bağımsız biz daha Pozantı çocuk cezaevindeki tecavüz gerçekliğini unutmadık. Biz HDP olarak çocuk cezaevlerinin tümden kapatılmasını istiyoruz.  Çocuklar çok farklı dünyaları olan bireylerdir.  Uluslararası sözleşmeleri dikkate alan bir noktadan hareketle çocuk suçları gibi absürt kavramları da artık kullanmamak gerek.

Çocuk cezaevlerinin tümden kapatılası için teklifte bulunacağız. Ayrıca cezaevlerinde yaşanan işkence ve çocuklara tecavüz olaylarının faillerinin cezalandırılması için konunun takipçisi olacağız.  Cezaevleri yerine çocuğun doğal yaşantısına dönmesini sağlayacak uzman gözetiminde eğitim ile sağlıklı davranış kazanacakları kurumların inşasını sağlamaya çalışacağız.  Bebekli annelerin cezalarını ev hapsi şeklinde geçirmelerini sağlamaya yönelik girişimlerimiz olacak. Tüm bunları kadın meclisleri ve pedagoglar ile istişare ederek ve danışarak yapacağız.

Mehmet Yakışır'ın cenaze törenine katıldığınız gerekçe gösterilerek hakkınızda soruşturma başlatıldı. Bir halkın temsiliyeti olan vekillerin cenazeye katılmaları gerekçe gösterilerek haklarında soruşturma başlatılmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Kürt halkında taziyeler ve düğünler toplumsal harç görevi görüyor. Günlerce devam eden taziye kültürü; ölenin yakınının acısını hafifletme, onunla dayanışma kültürüdür. Ayrıca bu çok önemli bir dini vecibedir.  Taziyede bulunurken ölenin kimliğine nedenselliğine bakılmaksızın katılım sağlanır ötesi insani değildir.  

Ayrıca unutulmamalıdır ki bizler ölümler olmasın diye onurlu bir barışa katkı sunalım diye siyaset yapıyoruz.  Kimliğine bakmaksızın en kutsal şey insan yaşamıdır.  Bizden beklenilen barışı inşa etmenin mücadelesini verirken bir anne olarak bu kirli savaşta çocuğunu yitirmiş bir ananın acısına ortak olmak benim en temel insani görevimdir