image

PeyamaKurd - Netew Tv gündem özel programında Zeynep Cağer’in sorularını yanıtlayan Kürdistan İslam Partisi (PİK) Genel Başkanı Hikmet Serbilind, “Kürtler hiçbir zaman Müslümanlara ihanet etmedi ama her defasında Müslüman devletler tarafından ihanete ve zulme uğradı” dedi.

Bize PİK’ten yani Kürdistan İslam Partisi’nden bahsedebilir misiniz? 

“Kürdistan İslam Partisi Kürdistani bir partidir. Birçok kişi neden adında ‘İslam’ kullanıldığını soruyor.  Önemlidir, çünkü İslam barış demektir. Barış dini demektir. Burada Kürdistan İslam Partisi de barış partisi demektir.  

Kürdistan’ın bütün parçalarında son yüzyıl içerisinde tüm hareketler ve mücadeleler dini önderlerin öncülüğünde gerçekleşti. Mele Mistefa Barzani hareketi, Şex Seid hareketi, Seyit Rıza hareketi, Qazi Muhammed bunlardan yalnızca birkaçı.

Kürt halkı 1400 yıldır Müslüman bir halktır ve İslama hizmet etmiştir. Ama bugüne kadar bizim düşmanlarımız bizim karşımıza hep bunlar ‘dinsizdir, bunlar İslam düşmanıdır, bunlar ateisttir diye çıktı. Bunlar öyle değil. Kürdistan'ı işgal edenler her zaman bunu bir koz olarak kullandı.

İslam alemi her dara düştüğünde Kürtler hep yanlarındaydı, Kürtler hiçbir zaman Müslümanlara ihanet etmedi fakat her defasında Müslüman devletler tarafından ihanete ve zulme uğradı. Bu yüzdendir ki Kürdistan İslam Partisi Kürtlere diyor ki inanç babında kandırılmayın.

Kürtlere hem dinsiz gözüyle bakılıyor, hem de dara düştüklerine Kürtler onların kurtarıcısı oluyor buradaki çelişkinin sebebi size göre nedir?

Allah bir ümmet yaratabilirdi. Ama bizi kavimlere ayırdı ve bizi imtihan ediyor, farklılıkları tanıyabilecek misiniz,  yoksa tanımayacak mısınız diye. Sözüm ona Müslümanlar Allah'ın fıtrattan bizi vermiş olduğu hakları İslam ismi altında inkar ediyorlar. Kimliğim, Kürtlüğüm, dinim benim elimde değil, Allah’ın fıtrattan bize vermiş olduğu haklardır bunlar. Bu hakları inkar edenler ise Müslümanlardır. 

Çelişki şurada, Allah'ın yarattığı bir dili inkar ediyorlar ve bir de yasaklıyorlar kimsenin sesi çıkmıyor.  Onlara sorarsanız kuranın herhangi bir ayetini inkar eden kafir olur diyor. Peki sen benim dinimi inkar ediyor, bana da din düşmanı, hain  bölücü diyorsun.

Asıl Allah bu hesabı soracak onlara, fıratı değiştirmeye çalışının üzerinde Allah’ın laneti olacak.

Kürtler için hangi yönetim şeklini isterdiniz?

Ben bunun cevabını yıllar önce PeyamaKurd’e verdiğim bir röportajda ifade etmiştim. Ben söylemiştim. Her milletin şu anda sahip olduğu haklara devletleri kurulmuş. Kürdistan'da kurulsun birleşik bir İslam Devleti isterdim. Ama dönüşümlü bir İslam devleti. Orta Doğu’da despotizm hüküm sürdüğü için Avrupa Birliği  gibi demokratik olarak seçilen başkanlar tarafından sürdürülen bir devlet olmasını isterdim.

Ama ben benim dilimi inkar eden ve anayasası Kürtlerin yok edilmesine yönelik kurulan Türkiye’nin değil 60 milletvekili değil 600 vekili de olsa yine Kürdün hiçbir hakkı olmaz.

Ancak Kürtler kendi topraklarında statü sahibi olduklarında yani Güney Kürdistan gibi bir yönetim sahibi olsalar bir hak elde edebilirler. 

Kürtler dışa barış isteyen taraf ama kendi içlerinde çoğu zaman sivri dil kullanmışlardır. Bir yabancıya, kardeş diyebiliyorken Kürtler kendi içinde neden bir araya gelemiyorlar?  

Kürt basını ve yayın organları bence kötü bir imtihan veriyor bu süreçte. Kürtler arasında bir barış diline ihtiyacımız var bizim. Sivri dili terk edelim. Barış yolunu sağlayalım. Basının bunda yeri çok büyük. Kürt basının barış dilini kullanması lazım.

 Düşmanların ittifakları Kürtlerin imhasına dönüktür. Suni olan Türkiye ile Şii olan İran hiç bir zaman bir araya gelmezler, bir araya geldikleri tek bir nokta var oda Kürtlerin imhasına dönüktür. Herkesten daha fazla birliğe ihtiyacı olan Kürtler bunu sağlayamıyorlar ne yazık ki. Bunun bir nedeni de basındır bence. Kürtlerin barış dilini kullanması üzerine farzdır. Bu bizim kırmızı çizgimiz olmalıdır.

Yıllardır Kürtler birilerini desteklediler ama ulus olamadılar. Bunun nedeni nedir sizce?

Kürtler ne olursa olsun, ama önce Kürt olsunlar. Ezdi ise önce Kürt olsun. Sosyalist ise önce Kürt olsunlar. Kürtler ilk olarak kendi aralarında fitneyi kaldırmalı, ikinci olarak da  kardeşlik ve birliği sağlamalı. Elimizi kime verdiysek gövdemiz gitti. 

Artık elimizi Kürt kardeşimize vermeliyiz. Bunun zamanında gelmiştir. Üçüncü olarak da birliği sağlamak kardeşliği sağlamaktır. Bizim yapmamız gereken de  budur.