image

PeyamaKurd - HAK-PAR Genel Başkanı Latif Epözdemir, Milliyetçi Gençlikten Nurşirvan Adil, HÜDA-PAR Genlikten Hamdullah Er ve Devrimci İslam Ekolünden Yakup Emrah, NETEW TV programında Zeynep Cager’in konuğu oldu. 

HAK-PAR Genel Başkanı Latif Epözdemir, “Türkiye’de 25 milyon Kürt var, evet bir federal bir yaşam istiyoruz, demesiyle federasyon tesis olmaz. Bunu Türklerin de kabul etmesi lazım. Federasyon bir özgürleşmenin biçimidir, federasyon barışçıl ve demokratik bir sistemdir, bunun için savaş yapmaya, adam öldürmeye, şiddeti tırmandırmaya gerek yok” dedi. 

Kürt sorununda milliyetçi gençliğin nasıl bir rolü olmalı, ne yapmalı? 

Nurşirvan Adil, “Kürtlerin içinde bulunduğu durumun ancak milliyetçilikle atlatılacağını ve Kürtlerin dünyadaki diğer milletler gibi bir devlete sahip olmasının ancak milliyetçilikle olacağını inanıyoruz. Özellikle kendi varlığı ve Kürtlerde 200 yıldır süren, bütün dünyada bütün milletleri etkileyen bu akımın sadece Kürtlerde işlevsiz oluşu, eksik oluşu, ümmet veya sosyalizmle milliyetçiliğin kötülenmesi, yanlış gösterilmesinden dolayı milliyetçilik Kürtler arasında eksik kalmış bir duygudur.” 

Devrimci İslam Ekolü çok desteklenen bir akım ama bu akımın ne olduğunu bilmek istiyoruz, nasıl bir akımdır? 

Devrimci İslam Ekolünden Yakup Emrah, “Biz Kürtler, Araplardan sonra İslamiyet'i kabul etmiş ikinci bir toplumuz. Kürtler, Roma ve Sasani kırbaçları altında inlerken biz İslam’ın devrimci özgürlükçü, ilerici sesiyle tarihte bir yere tutunduk. Bazı arkadaşlarımız bu görüşü kabul etmeyebilirler ama ben şuna inanıyorum ki Devrimci İslam bizim mayamızdır. Kürtler, 9 ve 13. Yüzyıllarda İslam’ın en büyük sesi olmuşlardır ve Selahaddin’in pratiği buna da şahittir.  

HÜDA-PAR’ın program ve tüzüğünde Kürt ve Kürdistan adına neler isteniyor? 

HÜDA-PAR gençlikten Hamdullah Er, “İnançta kardeş olduğumuzu söylüyoruz, et ve tırnak gibi birlikte olduğumuz söylüyoruz ama artık biz diyoruz bu söylemlerden öteye geçmeliyiz. Kürt halkı artık bunlarla yetinmiyor, daha fazlasını istiyor. Anayasadaki vatandaşlık tanımı hem Kürtleri hem Türkiye’de yaşayan diğer hakları ötekileştiren, yok sayan, inkar eden bir vatandaşlık tanımlıyor. Bu vatandaşlık tanımının değiştirilmesini talep ediyoruz. Kürtlerin varlığının anayasal olarak kabul edilmesini, Kürtlerin resmiyette, X olarak bilinmeyen bir halk olarak görülmesini istemiyoruz.

HAK-PAR'ın son seçimlerde oy oranının düşük olduğunu ve halka ulaşılmadığını görüyoruz, bunun sebebi nedir? Ayrıca Hak-Par'ın kazandığı bir belediye var bu belediye ile neden halka ulaşamadılar? 

Latif Epözdemir, “Seçimlerde 22 parti arasında sekizinci sıraya yerleşen bir partiyiz. Oy sayısı önemli değil ama kategorik olarak 2015 seçimlerinde oyunu yüzde yüz arttıran tek partiyiz. 120 bin oy yeterli değildir tabi ki, bu gerçek bir oydu. Bu konuda halkımıza da teşekkür ediyoruz. Muş’un bir beldesinde belediyeyi kazandık. Seçimi kazanan arkadaşımız hastalığından dolayı tekrar seçimlere katılamamıştı.” 

Kürt meselesi konusunda milletin değil sistemin önce bunu kabul etmesi gerekmiyor mu? 

Türkiye’de Kürtler karşıtlık siyaset yaptıkları sürece milli ve demokratik haklarını elde edemezler, bu yol değildir. Kürtlerin bugünkü en önemli sorunu, üniter devletle olan sorunudur. Türkiye’de üniter sistem, tekçi ve milli Türkçü, Türk egemen siyasetinin bu koşullardan ve eski tarz siyasetinden vazgeçmesi gerekir. Kürtler ısrarla buna vurgu yapmalılar. Tayyip Erdoğan gitsin, Kemal Kılıçdaroğlu gelsin diye Kürtlerin böyle bir tercihi yok. Çünkü sistem değişmediği sürece kim gelirse gelsin Kürtler ulusal haklarına kavuşamayacaklar. 

Kürt milliyetçilerinin oylarını ve desteğini almak için ne yapmayı planlıyorsunuz, bu konuda neler düşünüyorsunuz? 

Kürtler önce kendi sorunlarını başkalarının çözümüne bırakmadan kendi programlarını ortaya koyarak çözmesi lazım. Bir yerlerden medet ummamaları lazım. Kürt milliyetçi akımlarının son dönemlerde artmasının sebebi şudur, maalesef kendilerini Kürtler adına siyaset yaparak ulus devlet teorisinin boşa çıktığını savunan kesimlerdir. Ulus devletin miadını dolduğunu belirten ciddi bir hareket var. Bu manipülatif hareket, Kürtlerin bir devlet olmaması için bir anlayış geliştirdi. HAK-PAR, kuruluş olarak milli ve demokratik bir proje olarak ortaya çıktı.