image

Röportaj: Zeynep ÇAĞER

PeyamaKurd | Kürt/Kürdistan siyaseti her zaman meşakkatli ve zor süreçlerden geçerek var olmuş bir alan olarak karşımıza çıkmıştır. Devlet erklerinin en hışımlı politikalarına denk gelen Kürdistan siyaseti, bölünmüş topraklarının da vermiş olduğu zahmetle legal zemine oturmayı çoğu zaman gerçekleştirememiştir. 90’lı yıllardan, 2000’li yıllara kadar demokratik zeminler arayan Kuzey Kürdistan’daki Kürdistani partiler, milli birlik ideolojisi etrafında şekillenmek adına gerekli zemini oluşturamamışlardır. PSK’nin (Partiya Sosyalist a Kurdistan) kurucusu ve bir dönem HAK-PAR’ın genel başkanlığını yürüten Kürt siyasetinin emekçi isimlerinden Kemal Burkay PeyamaKurd’e değerlendirmelerde bulundu. Burkay, Kürt/Kürdistan siyasetine ilişkin, “Bu saatten sonra, doğru bir siyaset etrafında birlik olmak lazım” diyor.

Sayın Burkay, Kürt/Kürdistan mücadelesindeki konumunuz ve çalışmalarınız herkes tarafından bilinmekte. Size göre son dönemlerdeki siyasi gelişmeler nasıl ve nereye doğru ilerliyor?

Bir dönem barışçıl yumuşak bir ortam vardı, siyasi çözümün demokratik temellerde ele alınması vardı, bu temelde herkes elinden geleni yaptı ve bende katkı sunmaya çalıştım. HDP’nin barajı aşması ve demokratik temelde bazı durumların değişmesi iyi olacaktı. Ama hendek çukur olaylarında binlerce Kürt evinden yurdundan oldu göç etmek zorunda kaldı. Sur Cizre Nusaybin gibi birçok yer tahrip edildi ve maalesef HDP buna karşı koyamadı.  Oysa 80 milletvekili olan HDP çok yönlü demokrasi adına kazanımlar sağlayabilirdi. ‘Bu saatten sonra ne olabilir? Tabii ki doğru bir siyasette birlik olmak lazım.’ Yani her şey bizim istediğimiz gibi olmayabilir. Fakat Kürt milleti için yapıcı çözümler birliktelik olabilir. Kurdi kazanımlar için adımlar atılabilir. Türkiye halkı da barıştan yana. Onlar da barış istiyorlar. İçi dolu siyaset olmalı.

Sayın Burkay peki Türkiye’de gelişen son siyasi süreçte sizin önerileriniz nelerdir? Kürt siyasetçileri ne yapmalı? Nasıl bir yol izlemeliler?

Bunu siyasiler birlikte çözebilir, bu geçmişte de böyleydi en yakın zamanlarda da. 90’lardan, 2000’lere kadar siyasi demokratik zeminler arandı. HEP, DEP ve diğerlerinin kurulmasında demokratik programların yazılmasında katkılarımız vardı. Ayrıca bunu legal zeminde pratiğe dökmek adına fırsatlar arandı nihayetinde milletimizin de buna ihtiyacı vardı. Zamanla hangi fikirden olduğu fark etmiyor herkesin bir oluşum içinde yer almasının doğru olduğuna inanıyorduk ne yazık ki süreç farklı oldu. Yani biz yan yana yürümeyi gerektiğinde bu millet için birlikte adım atmasını öğrenmeliyiz ismi fark etmiyor bir dönem birileri diğer dönem başkaları olabilir. Bizim Demokrasiye ihtiyacımız var ve bunu akılcı yararlı içi dolu siyaset haline getirebiliriz. Biz şu anki demokrasiden bahsetmiyoruz milli kazanımlar kürtlerin demokrasi çerçevesindeki atılımlardan bahsediyoruz. Burada her kesim olmalı muhafazakârından, sosyal demokratına her kesim birlikte görüşmeli.

Son bir yıldır ‘Riya Azadi Özgürlük Yolu Vakfını’ kurdunuz. Buradaki hedef ve amaçlarınız nelerdir?

Biz Sosyalist Partiyi kurduğumuz zaman da hedefimiz her kesimi kucaklayan, yapıcı ve birleştirmeye yönelikti. Özgürlük Yolu Dergisi, Komkar ve diğerlerinde hep bir şeyler öğretip hedeflenen bilince ulaşmaya çalıştı. Hem öğrettik hem de öğrendik. Şimdi de Riya Azadi (Özgürlük yolu) Vakfını kurduk ve burada birçok hedeflerimiz var. Dergi, gazete, kitap basımı, birçok alanda kültürel çalışmalar, Kürtçe dil kursları düzenlemek adına çok yönlü çalışmalarımız olacaktır.