image

PeyamaKurd Son yıllarda çözüm sürecinin başladığı dönemlerden itibaren Türkiye’de Kürtçe eğitim alanında birkaç gelişme yaşandı fakat çözüm sürecinin akamete uğramasından dolayı bu alandaki çalışmalar zayıfladı ve bu bölümden mezun olanlar işsiz kaldı. Bundan ötürü de bu bölüm ilk günlerdeki gibi artık cazip gelmiyor. Muş Alparslan Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Abdullah Kıran konuya ilişkin PeyamaKurd’e açıklamalarda bulundu. Kıran, “İlköğretimden doktoraya kadar Kürtçe eğitim gören akademisyenimiz yetişmeyene değin, Kürtçe eğitim konusu sembolik kalacaktır” diyor.


Muş Alparslan Üniversitesi’ndeki Kürt Dili ve Edebiyatı bölümü ve çalışmalar nedir? Nasıl ilerliyor? Bilgi verebilir misiniz?

Kürtçe bölüm hakkında konuşmazdan evvel, bir hususa değinmek isterim. Sorularınızdan da anlaşılacağı üzere Kürtçe bölümde çalıştığım zannediliyor. Bundan rahatsızlık duymuyorum, aksine bu durum hoşuma da gidiyor biraz. Fakat doğrusu şu ki, ben Kürtçe bölümde çalışmıyorum; bir başka ifadeyle kadrom Kürtçe bölümünde değil, benim uzmanlık alanım uluslararası ilişkiler. Ben uluslararası ilişkiler alanında profesörüm ve Muş Alparslan Üniversitesi İktisat Fakültesi’nde Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi alanından çalışıyorum. Her ne kadar Kürtçe alanında çalışmasam da Muş’ta Kürtçe bölüm kurulduğundan şimdiye kadar elimden geldiğince bölüme yardımcı olmaya çalıştım, çalışıyorum.

Muş Alparslan Üniversitesi, ilk kez 2012 yılında yüksek lisans (master) için öğrenci alımına başladı. Aynı yıl üniversitede Kürtçe dersler vermeye başladım. 2013 yılında ise, Fen-Edebiyat Fakültesi bünyesinde Kürt dili ve Edebiyatı bölümü açıldı ve ilk kez 2013-14 eğitim ve öğretim yılında öğrenci alımına başladı. Şu ana kadar öğrencilerinin derslerine girmedim ve fakat şimdi de ihtiyaç halinde yüksek lisans ve doktora dersleri veriyorum. Elimden geldiğince Kürtçe bölümüne katkı sunmaya çalışıyorum.


Kürt Dili ve Edebiyatı bölümü mezunlarının büyük çoğunluğu alanında iş bulamıyor. Bu durum öğrencilerin bu alandan uzak durmasına sebep oluyor mu?

Hiş şüphesiz sebebiyet veriyor. Çünkü öğrencilerimiz bir bölümü seçtiğinde ilerde bu alanda iş bulup bulamayacağına bakıyor ve ona göre bir tercihte bulunuyor. Örneğin 2013-2014 eğitim yılında, Muş Alparslan’da en yüksek puanla öğrenci kabul eden bölüm Kürt Dili ve Edebiyatı bölümüydü. Evet, çözüm sürecinin akamete uğramasından sonra bölümün puanları düştü ve şu an daha çok ilahiyat revaçtadır. Maalesef bazı öğrenciler mezun olamadan bölümü bıraktı, çünkü bir umutsuzluk baş gösterdi.

Sırf bu umutsuzluğun giderilmesi ve gençlere moral ve motivasyon olsun diye iki yıl evvel Kürtçe’nin geleceği konulu bir konferans düzenledik. Daha önce bir-iki yazımda da vurguladığım gibi Kürtçe bölümü mezunlarını gardiyan bile yapmıyorlar. Bu bizi umutsuzluğa sürüklememeli, aksine bizim daha çok konunun üzerine titrememiz gerekir.

Kürtler var olduğu müddetçe Kürt dilinin geleceği parlak olacaktır; Kürtler ölürse şayet, Kürtçe de o zaman ölür.


Kürt Dili ve Edebiyatı bölümlerinin yer aldığı fakültelerin ne gibi eksiklikleri var?

Bugün Kürtçe bölümler yetim kalmış durumda; çünkü siyasi ve idari destekten yoksun. Keza en temel eksikliklerden biri alanında uzman akademisyen sayısının az oluşudur. İlköğretimden doktoraya kadar Kürtçe eğitim gören akademisyenimiz yetişmeyinceye kadar, Kürtçe eğitim meselesi sembolik kalacaktır. Bugün, iman gücü ve fedakarlık göstererek yürütüyoruz çalışmaları. Örneğin üniversitemizde 2012 yılında bölüme desteğe gitmeseydim yüksek lisans bölümü açamazdık. Çünkü o zaman bölümü açmak ve öğrenci kabul etmek için unvanı doçent ya da profesör olan bir akademisyene ihtiyaç oldu. O zaman eller ve kolları sıvadım ve gönüllü olarak bölüme katkı sundum.


Kürtçe öğrenmek için bu bölümü okumak isteyen çok kişi var. Bu bölümde Kürtçe öğrenilebilir mi yoksa öncesinde bir temelin olması şart mıdır?

Kürtçe bölüm, Kürtçe öğrenmek için var. Yanı sıra başka öğretimleri de hedeflemektedir. Kürtçe bölümünün temel amacı, Kürtçe öğretmekten ziyade Kürt dili ve edebiyat hakkında uzman yetiştirmektir. Başka bir deyişle, Kürtçe bölümü Kürt olmayanlara Kürtçe öğretmek için değildir. Kürtçe bölümünü tercih edenlerin öncelikle ana dili olmalı ve bir temel bir Kürtçe bilgisi olmalıdır.


Kürt dili ve edebiyatının geliştirilmesi için sizce neler yapılmalı

Bir ara Kürt bir yurttaş, öğretmen bir arkadaşıma şöyle demişti: “Kürt dili ekmek kapısı olmadığı sürece, hiç kimsenin dikkatini çekmez ve Kürtçeyi de bir şey saymaz.”

Maalesef durum böyle. Bu topraklarda Kürtçeye bir statü verilmediği sürece; Kürtçe’nin bu talihsizliği ve perişanlığı devam edecek görünüyor. Kürtçe’nin resmi olarak bir statüsü yok; devletimiz de Suriye’deki savaştan kaçıp gelen Kürtleri de burada Araplaştırıyor! Ne yazık ki Kürtler dil konusunda yeterince çaba göstermiyorlar. Kürtler bu konuda çok pasif kalıyorlar. Bugün Kürtlerin en büyük trajedisi çocuklarıyla Kürtçe konuşmamalarıdır. Emsali görülmemiş bir başka acayip durumda şudur ki, köyde yaşayan Kürt çocuklar da Türkçe konuşuyor.

Artık çocuklarımız kendi dilleriyle değil, yabancı bir dille konuşuyor. Devlet dün Kürtleri asimile etmek için birçok yol ve yönteme başvuruyor, büyük masraflara giriyordu; fakat bugün Kürtler kendi paralarıyla bir televizyon alıyor ve Kürtçe diziler sayesinde Türkçeyi öğreniyorlar ve asimile oluyorlar. Asimilasyon Kürtlerin belini bükmüş durumda ve Kürtçe hepimizin gözleri önünde yitip gidiyor. Ne yazık ki atalarımızın en büyük mirası olan dilimizin canlı olarak gömüyoruz.