image
Cihat Emir Aykaç Yazarlar
image

Dünyaya bir çocuk olarak baktığımız günleri tam anlamıyla hatırlayamayız. Çocuklarla empati kurmamız da yeterince mümkün değil. Çünkü çocukların baktığı gibi bakamıyoruz dünyaya.

Örneğin bir çocukta ayrımcılık, ırkçılık, mezhepçilik, cinsiyetçilik, ötekileştirici bir tavır yoktur. Dili, rengi, cinsiyeti, milliyeti ne olursa olsun bütün çocuklar birbirini yalnızca çocuk olarak görür.

Yani ayrımcılık, ırkçılık, mezhepçilik, cinsiyetçilik, bir bütün ötekileştirici bir tavır sahibi olmak öğrenilen bir şeydir. Ebeveynler, toplum, sistemin sunduğu eğitim, sistemin propagandaları aracılığıyla çocuklarımız zehirleniyor. Barışçıl dünyalarını savaş alanına çeviriyoruz. Onları nefret duyabilen varlıklar haline getiriyoruz.

Hrant Dink’in cenaze töreninde eşi Rakel Dink, yaptığı konuşmada çok güzel bir söz kattı lügatimize; bir çocuktan karanlık yaratmak… İşte dünyadaki bütün kötülükleri özetleyen bir söz. Aydınlık çocuklardan karanlık yaratıyoruz.

Büyüdükçe karanlıklaşan insanlar çocuklarımızı yalnızca nefret eğitimiyle karanlıklaştırmıyor; çocukları hedef haline getirip karanlığa boğanlar da azımsanmayacak derecede çok.

Ahlâkçılık, toplumsal cinsiyet algısı, İslâm’dan büsbütün uzaklaşmış bir din ve sapkın kültürel adetler çocuklara hayatı dar ediyor. Çocuk istismarından bahsediyorum. Cezasızlıkla motive edilen, hatta teşvik edilen çocuk istismarından…

İstanbul’un Kanarya mahallesinde 5 yaşında bir kız çocuğunun istismar edilmesini örnekleyelim. 5 yaşındaki bir çocuğu cinsel obje haline getirmek yalnızca hastalıkla, sapıklıkla veya sapkınlıkla açıklanamaz. Çocuk istismarına karşı caydırıcı pratiklerin olmaması nedeniyle devlet eliyle “teşvik” de var.

Pozantı cezaevinde tecavüze uğrayan çocuklar için ne yapıldı? Çocuklar başka cezaevine sürgün edildi, tecavüzcüleri terfi edildi. Çocuklara da, yetişkinlere de bir tecavüz saldırısında olduğunda muhakkak “iyi hal indirimi” uygulanıyor. Mardin’de 24 kamu görevlisi 15 yaşındaki bir kıza tecavüz etmişti. Mütecavizler en alttan sınırdan cezalandırıldı ve iyi hal indirimi aldılar. 4-5 sene yatıp çıktılar.

Üstelik tecavüzden hüküm giymiş olanlar serbest kaldıklarında tekrar devlet memuru olabiliyorlar. Görevlerine terfiyle başlayanlar bile var.

Çünkü bu ülkede herhangi bir saldırının, özellikle de tecavüzün, kurbanı olursanız ilk siz suçlanırsınız. Ülkenin ekseriyeti potansiyel saldırgan olduğu için önce onlarla empati kurulur. O saldırganlar birçok uğraşla, zorlamayla, hastalıklı düşüncelerle temize çıkarılmaya çalışılır.

Çocuklarla evlenmeye cevaz veren hocalar, tecavüzcüleri ödüllendiren bir sistem, tecavüz mağdurlarını suçlayan bir ahlâksızlık olduğu müddetçe de zaten bu ülkede tecavüzün önüne geçilemez. Önüne geçmek bir yana, tecavüze teşvik etmektir bu.

AKP medyasından Ersoy Dede isimli bir şahıs çıkıp şöyle bir açıklama yapabiliyor mesela; 5 yaşında bir çocuk sokakta ne yapıyormuş!

5 yaşındaki bir çocuğun sokakta neden güvende olmadığını sormuyor. 5 yaşındaki bir çocuğa nasıl olur da el uzatılabilir diye de sormuyor. Neden bu ülkede istismara uğrayan çocuklar için cezasızlık var, neden tecavüzcüler terfi ediliyor, neden bu ülkenin siyasileri tecavüzcülerle kurbanların evlendirilmesi gerektiğini savunuyor? Bu soruları sormuyor Ersoy Dede.

Onun tek derdi, bu tecavüz saldırısına karşı tepkisini gösteren halk ve sivil toplum örgütleri. Halkın tecavüze karşı eylemselliğe gitmesi zoruna gitmiş ve aslında bu eylemselliği anlamsız bulmuş. Çünkü ona göre bu ülkede herkes tecavüz karşıtıymış. Öyle olup olmadığını sizlerin vicdanına bırakıyorum.

 

Cihat Emir Aykaç

28.04.2019