image

PeyamaKurd - Yunanistan Merkez Arkeoloji Konseyi, Atina Akropolisi’ndeki Parthenon’un altın ve fildişinden inşa edilmiş ünlü Athena Parthenos heykelini barındıran odasını rekonstrüksiyonla (Mimarlıkta bir yapının kalıntıları ve diğer belgeler yardımıyla eski şeklinin belirlenerek yeniden yapılması işlemi. Restorasyonla yakından ilintili bir kavram.) canlandırmaya karar verdi

Yunanistan Merkez Arkeoloji Konseyi (KAS: The Greek Central Archaeological Council) yaptığı açıklamayla Parthenon’un şu anda Atina Akropolisi’ndeki harabelerde bulunan bir kısmının, büyük kısmı parçalanmış olarak yerde yatan malzemelerle yeniden inşa edilmesine karar verdi.

KAS’ın aldığı kararla, ünlü sanatçı Pheidias tarafından M.Ö. 447 başlayan ve M.Ö. 438’de bitirilen ünlü Athena Parthenos heykelini barındıran Parthenon’un “cella”sı (heykelin korunduğu salon) yeniden inşa edilecek. Greek Reporter’dan Tasos Kokkinidis’in haberine göre, rekonstrüksiyon sonrası eski anıtın bir bölümünün eski ihtişamını yansıtacak şekilde yeniden ortaya çıkacağına inanılıyor.

KAS tarafından yapılan açıklamada, “Geçmişin bugünle buluşması açısından büyük önem taşıyor. Cellanın restorasyonu ile ilgili araştırmalar kullanarak, eski görünümünü yeniden yapılandıracağız” denildi. Cella’nın görünümü antik çağ yazıtlarındaki tasvirlerden ve daha sonraki dönemlerde onu taklit ederek yapılmış binalardan biliniyor. Cellada korunan olağanüstü güzellikteki antik sanatın evrensel bir parçası olduğu belirtilen Athena Parthenos’un heykeli, Athena’yı mızraklı, kalkanlı ve kasklı olarak bir yılanla birlikte tasvir ediyordu. Tanrıça’nın Sağ kolu öne doğru uzanmış ve bir zafer heykeli tutuyordu.

Akibeti Hiç Öğrenilemedi

Athena Parthenos,11.5 metre yüksekliğinde devasa bir heykeldi. Ahşap iskeletin etrafında şekillendirilen gövdesinin parçaları 1140 kilo altın ve fildişinden yapılmıştı. Altın kısımlar, finansal zorunluluk hallerinde gerektiğinde kolayca çıkarılabilirdi.

Geç Antik Dönem’de Atina’dan çıkarılarak muhtemelen Konstantinopolis’e götürüldü ama sonra ortadan kayboldu ve akıbeti hiç öğrenilemedi.