image

PeyamaKurd - Gelecek Partisi Başkanı Ahmet Davutoğlu, partisinin Batman il kongresinde yaptığı açıklamada, öz yönetim olaylarında otoriter devlet anlayışının halkta aidiyet bağlarını zayıflattığını söyleyerek, Türkiye’nin korkularla idare edildiğini dile getirdi.

Gelecek Partisi Başkanı Ahmet Davutoğlu partisinin Batman İl kongresine katıldı. Batman Havalimanı’nda karşılanan Davutoğlu, kendisini bekleyen araç konvoyuyla kongrenin yapılacağı Rezidans Düğün salonuna geçti. Davutoğlu’nun konvoyuna yurttaşlardan desteğin gelmediği görüldü.

Batman'daki İl kongresinde partililere seslenen Davutoğlu’nun, kongrede bulunanları Kürtçe selamlaması dikkat çekti. 

“Kürt olmak, Kürtçe konuşmak büyük bir mesele” 

“Ülkemiz geçen yüzyılın kimlik tartışmalarının ve en temel insan hak ve özgürlüklerine ilişkin şikâyetlerin devam ettiği bir ülke olmamalıdır” diyen Davutoğlu, “Batmanlı kardeşlerimizin kendisini özgür, eşit ve huzurlu hissetmediği bir Türkiye’de biz de huzurlu olamayız. Yıllarca bu bölgedeki kardeşlerimize kim oldukları, kim olmaları gerektiği ve ‘en fazla ne olabilecekleri’ söylenip durdu. 

Yıllarca Batmanlı kardeşimize Kürt kimliğinin ne olduğu, nasıl olursa makbul bir vatandaş olacağı ve bu kimliğiyle en fazla ne olacağı söylenip durdu. Allah’ın bahşettiği en temel haklar olmadık ilkel bahanelerle hunharca yok sayıldı. Ülkemizin ve milletimizin birliğine, dirliğine kast ederek insanımızı dilinden, dininden ve mezhebinden dolayı ayrıştırıp durdular. Rabbimizin bahşettiği hakları ifade etmek, Kürt olmak, Kürtçe konuşmak büyük bir meseleye dönüştürüldü” açıklamasında bulundu. 

Kürt meselesine değindi 

Davutoğlu, 2015 yılında yaşanan öz yönetim olaylarında otoriter devlet anlayışının halkta aidiyet bağlarının zayıflattığını vurguladı.

Ayrıca Davutoğlu devamla konuşmalarında, “Bugün Türkiye korkular ve tabularla idare edilmeye çalışılan bir ülkedir. Korkular ve tabulardan hukuk çıkmaz, adalet çıkmaz, huzur çıkmaz. Kürt meselesi esas olarak ülkemizdeki demokratik hakların eksikliğinden ve bu eksikliğin istismar edilmesinden kaynaklanmıştır. Dolayısıyla çözüm kimliklere dayalı her türlü ayrımcılığın engellenmesi ile Kürtlerin demokratik vatandaşlık anlayışı temelinde bu ülkenin eşit ve onurlu vatandaşları oldukları inancının pekiştirilmesiyle sağlanabilir” sözlerine yer verdi.