image

PeyamaKurd - Orta Doğu ve dünyanın birçok yerinde bulunan Kürtler, Joe Biden’ın ABD'nin 46. başkanı seçilmesine çok sevindiler. Çünkü bu memnuniyetlerinin ana nedeni onları birden fazla kez hayal kırıklığına uğratan Donald Trump idi.

Birincisi Eylül 2017’de, Trump yönetiminin Kürdistan Bölgesi bağımsızlık referandumunu desteklemediği tarihti. İkincisi ise Ekim 2019'da Trump’ın, Erdoğan Türkiye'sine Suriye’de yer alan Kürt bölgelerine girmesi için yaktığı yeşil ışıktı.


Suudi Arabistan menşeli The Levant News sitesi, ABD’nin seçilen yeni Başkanı Joe Biden’ın Kürtler ile olacak muhtemel ilişkisini ve Kürtlerin nasıl pozisyon alması gerektiğini belirten bir analiz kaleme aldı. Söz konusu analizde Biden’in Kürtlere yakın ve Kürdistan Bölgesi Onursal Başkanı Mesud Barzani ile dost olduğu belirtilerken ayrıca Kürtlerin sadece Biden’a odaklanmaması aksine bu süreçte birlik için pozisyon alması gerektiği ifade ediliyor.


“Mr.Başkan, Kürdistan'a hoş geldiniz”

Trump'ın kaybetmesi Kürtlerin memnuniyetinin ardındaki hikayenin yarısıdır. Hikayenin diğer yarısı ise Biden'ın zaferinden dolayı. 

Biden'in ABD başkanı seçildiği tarihte birçok Kürt, sosyal medyada Kürdistan Bölgesi Onursal Başkanı Mesud Barzani ile Biden'in bir fotoğrafını paylaştı. 

O fotoğrafta İngilizce ve Kürtçe yazılmış, “Mr.Başkan, Kürdistan'a hoş geldiniz” sözleri eşlik ediyordu.

Fakat genelden bakıldığında, her yeni Amerikan başkanı seçildiğinde, Kürtlerin özgürlük ve hak alma umutlarının arttığı da buna paralel arttığı doğrudur. Suriye Kürdistanı (Rojava) gibi bazı bölgelerde, hakların elde edilmesi şu an için yeterli olabilir. 

Kürdistan Bölgesi (Başûr) gibi diğer bölgelerde ise bağımsızlık, muhtemelen en çok arzu edilen hedef olacaktır. Joe Biden’in, ABD’nin yeni başkanı seçildiği gün bu özlemler çok daha büyük bir hale geldi.

“Kürtlerin neden Biden’dan beklentisi var?”

Kürtlerin Biden’dan beklentilerinin ana sebebi, Joe Biden’in onlara zulmeden ve topraklarını bölen (yani Kürdistanı) devletlere yönelik yaptığı açıklamalara dayanıyor.

Biden 2006'da Senatör iken, Irak için en iyi çözümün ademi merkeziyetçi bir yapı ve üç bölgeye ayrılması olduğunu öne belirtiyordu. Biden’a göre üç bölge şöyle idi: Güney Şiiler için, merkez Sünniler, Kuzey ise (Kürdistan) Kürtler için.

Kürdistan Bölgesi siyasi liderliği, bu öneriyi Demokratların Kürt bağımsızlığı için verdiği zımni bir destek olarak gördü. Ancak 2008'den 2016'ya dek Demokratlar Beyaz Saray'daki yönetimi devraldığında (Biden’in kendisi de Başkan Yardımcısı iken) bu öneri Demokratlar tarafından önerilmiş gibi hiç tartışılmadı.

Kürtlerin görece iyimserliğinin diğer noktası da Türkiye’nin, IŞİD'le mücadelede ABD’nin en sadık müttefikleri olarak kabul edilen Kürtlere karşı arka arkaya başlattığı saldırılar ve buna ek olarak Biden ile Erdoğan'ın zayıf kişisel ilişkisinden kaynaklanıyor. Çünkü Kürtler, yeni ABD başkanının bu meseleye derinden el atacağını ve çözüme kavuşturacağını hesaplıyor.

“Siyasette kalıcı düşman ve dost yoktur”

Ama Biden'in Orta Doğu'da, özellikle Kürdistan Bölgesi ve Rojava’da Kürt meselesine ilişkin olarak tam olarak ne tür politikalar uygulayacağı az çok tahmin edilse de şöyle bir gerçek var, "Siyasette kalıcı düşman yoktur, kalıcı dost yoktur, sadece kalıcı çıkarlar vardır. Tüm devletler, özellikle süper güçler, dış politikaları etik yükümlülüklere göre değil, yalnızca kendi çıkarlarına göre savunurlar.

Bazen dünyadaki en güçlü ulusların çıkarları Kürtlerin çıkarlarıyla da örtüşüyor. Örneğin ABD, 2003 yılında Saddam rejimini devirdiğinde, Kürdistan Bölgesi Baas sonrası Irak'ta federal bir bölge haline geldi. Tarihsel olarak, büyük güçlerin çıkarları Kürtlerin çıkarlarıyla çok fazla örtüşmemişti, aksine esasen uyumsuzdu ‘1923, 1946, 1975, 2018 ve 2019'da da aynısı oldu.’

“Kürtler sadece Biden’e odaklanmamalı birlik için pozisyon da almalı”

Biden’in, Beyaz Saray'daki görev süresi boyunca Kürdistan Bölgesi ile Rojava’nın köklü değişikliklere uğrayacağı sinyalleri var. Kürdistan Bölgesi’nin, federal bir bölgeden ‘bağımsız bir devlete geçişi’ ile Rojava’nın da Suriye içinde resmi ve anayasal bir 'federal bölgeye’ dönüşümü muhtemel görünüyor. 

Ama Biden döneminde meydana gelmesi beklenen söz konusu önemli muhtemeller, Kürtlerin beklenti ve umutlarının tersi de olabilir. Çünkü siyasetin yarını, getirisi çoğu zaman belirsizdir. Rüzgarlar Kürt gemilerinin arzuladıklarının tersine de esebilir. 

Dolayısıyla Kürtler, sadece Biden'in başkanlığı sırasında neler yapacağını beklememeli aksine birlik pozisyonlarını birleştirerek önemli değişiklikler yapmaya başlamalı.


Çeviri | PeyamaKurd