image

PeyamaKurd - Türkiye’nin Rojava’ya yönelik askeri operasyonlarda birlikte haeket ettiği cihatçı grupların etnik temizliğe giriştiğini iddia eden İngiltere’nin prestijli gazetelerinden İndependent yazarlarından Richard Hall, acımasız cinayetlerin gizlenmek bir yana; cihatçı grupların bu cinayetleri ve işledikleri suçları da “gururla belgelemekten hiç çekinmediklerini belirtti. 

The İndependent gazetesinde Richard Hall imzasıyla yayınlanan makalede Rojava’da ciddi bir demografik değişim yaşandığı ve Türkiye ile birlikte hareket eden cihatçı grupların etnik temizlik faaliyetine beklenenden (!) çok erken giriştiklerini yazdı.

Rojava’da işgal edilen kentlerden kaçarak başka yerlere göç etmek zorunda kalanların ifadelerine yer verdiği yazısında mağdurların ağzından olanları anlatan Richard Hall, etnik temizlik yapılacağına dair tüm uyarılara karşın ön görülen etnik temizliğin hareketin başlamasıyla birlikte start aldığını belirtti. Etnik temizlik hakkında ulaştığı mağdurlardan üçünün bir süre sonra katledildiği bilgisini alan Richard Hall, İndependent’taki yazısında Rojava’da işgal edilen bölgelerde Kürt olarak yaşamanın organize terör, yağma, cinayet ve ölüme maruz kalmakla eş değer olduğunu belirtti.

'Akıl almaz şekilde gururla belgelendi'

Türk ordusu ve destekçisi cihatçı güçler tarafından başlatılan harekatın ilk günlerinde Rojavalı Kürt kadın siyasetçi Hevrin Xelef ile birçok Kürt sivilin öldürüldüğü videoların yayınlanmasının Kürtleri kalıcı bir şekilde göç etmeye yöneltmesinin yeterli bir sebep oluğunun belirtildiği İndependent makalesinde; açık bir savaş ve insanlık suçu olan bu olayların kapatılmak bir yana; cihatçı gruplar tarafından akıl almaz bir şekilde gururla belgelendiği yazıldı.

Türk ordusu ile birlikte hareket eden güçler ile terör örgütü IŞİD arasında algı konusunda bir fark görünmediğini kaydeden gazeteci Hall, mağdurların sadece Kürt siviller olmadığını ve aynı algının dinsel kökenli azınlık mensuplarının tamamında yerleşmiş kalıcı bir görüş olduğunu belirtti. “Politikacı cinayeti Havrin Khalaf'ı gördüğümüzde, İsis'in yaptıklarını gördüklerini gördük”, diyor 41 yaşındaki El-Ayn yakınlarındaki köyünden ailesiyle kaçan bir Yazidi kadını olan Basima Daoud şimdi Tal Tamr yakınındaki aceleyle inşa edilmiş bir yerleşim kampında yaşıyor.

Serekaniye ve Gire Spi kentlerinden bugüne dek 95 Bin kişinin kaçtığını ve kaçanlardan yarıya yakın bir kısmının yeniden kentlerine geri dönmüş olmasına karşın geri dönüş yapanların tamamının Araplardan oluşmasının etnik temizliğin en belirgin kanıtı olduğu vurgulandı. Serekaniye ve Gire Spi’ye geri dönüş yapan Arapların Kürt ve dini azınlık gruplarına mensup eski komşularına “Arap olan komşularımız dönmememizi söyledi. Geldiğiniz zaman sizi öldürecekler” şeklinde sık sık uyarıda bulunduklarını aktaran Hall, her 2 kentin de artık tamamiyle Araplaştığını ve etnik temizliğin bir yönüyle gerçekleştiğini iddia etti.

'Türkiye tarafından yeni bir Efrin yaratılmaya başlandı'

BM, HRW, AF Örgütü gibi dünyaca kabul görmüş birçok uluslararası kurum ve kuruluşun etnik temizlik konusunda motive edilmiş ÖSO-SMO milisleri tarafından işlenen cinayetler, yağma, el koyma, kaçırma ve Kürtlerin geri dönüşlerinin engellenmesi gibi iddialara da geniş bir şekilde detaylandırılıyor. Demografik değişim ve etnik temizlik konusuna ayrı bir parantez açan Richard Hall, görüştüğü mağdur Kürtlerden birinin “Türkiye bütün alanı kontrol etmek istiyor. Bölgenin tüm demografisini değiştirmek istiyor - Kürtleri dışarı çıkartıp Arapları içeriye sokmak istiyor ” sözleriyle mağdurların ağzından siyasi gerçekliği eklemeyi de ihmal etmedi ve Türkiye tarafından yeni bir Efrin yaratılmaya başlandığını yazdı.

Efrin’de yaşanan süreçlerin birebir aynısın adım adım kısa bir zaman diliminde Rojava’da “Güvenli Bölge” planı ile Türkiye ve destekçisi cihatçı guplar tarafından gerçekleştirildiğini savunan Hall, yaşanmakta olan durumun “etnik temizlik” olarak adlandırılması için daha ne kadar kanıt sunulması gerektiği sorusunu sordu. Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Bu bölge için en uygun insanlar Araplar. Bu alanlar Kürtlerin yaşam tarzı için uygun değil. Çünkü buralar çöl” sözlerini mercek altına alan Hall, Dünya Barış Vakfı araştırma direktörü Profesör Bridget Conley’in, "Türkiye'nin kuzeyindeki Suriye'ye girmesi, etnik temizliğin belirgin belirtilerini gösteriyor" demecini hatırlattı.

ABD’li diplomat William V Roebuck’un, Trump yönetimini sorumlu tuttuğu ve basına sızdırılan bir görüşme notunda söylediği “Türkiye, Kürtlere yönelik etnik temizliğin sınır boyunca sürmesini hedefleyen yaygın askeri çatışmaya dayanan kasıtlı bir çaba gösteriyor” sözlerinin ise kısa sürede unutulduğunu belirten Hall; uluslararası kamuoyunun yaşananları görmesine karşın sorgulamamasını ise açık bir dille eleştirdi.

ABD’nin tutumuna özel bir yer ayıran Hall, Kürtlerin ABD’ye bakış açısını ise “ Kürtler evlerinin yıkılması ve gasp edilmesini uzaktan izledi. Eski müttefikleri ABD'nin diğer tarafa bakması konusunda ortak bir çaresizlik duygusu ve ihanet duygusu paylaşıyorlar” aktardı.

Çeviri | PeyamaKurd