image

PeyamaKurd - Foreign Policy dergisi, Rojavalı Kürtler ile Şam rejimi arasındaki ilişkilerin belirleyicisinin Türkiye’nin askeri harekatından daha çok İdlib’in Şam yönetimi tarafından geri alınması olacağı ve Türkiye’nin Suriye krizi konusunda kendi attığı adımlar nedeniyle tamamen yalnızlaştığı ileri sürüldü.

Foreign Policy dergisinin Orta Doğu Program Direktörü Aaron Stein Suriye iç savaşı, Kürtlerin gelecekteki yeri ve Türkiye’nin Orta Doğu siyasetindeki yeri üzerine kapsamlı bir analiz kaleme aldı. 

ABD’nin beklenmedik çekilmesi sonrası gerek Şam yönetimi gerekse de Rojava Kürtlerinin kendilerini hazırlıksız bir anlaşma ve işbirliği içinde bulmalarının belirsizliğini halen koruduğunu belirten Foreign Policy yazarı Aaron Stein; Şam yönetiminin İdlib üzerinde tam egemenlik sağlamayana kadar mevcut belirsizliğin devam edeceğini yazdı.

Esad, Kürtlerin taleplerine olumlu cevap vermiyor

Esad yönetiminin hiç şart ve gerekçeyle Kürtlerin taleplerine olumlu bir cevap vermeyeceğini belirten dergi, buna karşın uluslararası kamuoyunun desteğini arkasına alan Kürtlerin ABD ile yeniden ilişkilerini kuvvetlendirerek statü elde etmek için uluslararası arenada var güçleriyle çalışacaklarını yazdı.

Türkiye’nin rolüne ilişkin tespitlere de yer veren Foreign Policy, Şam yönetimi ile Kürtler arasındaki gönülsüz işbirliğini fitilleyen gelişmelerin tetikleyicisi olan Türkiye'nin ise kendi kendini yalnızlaştırarak bölgede hiçbir etkisinin kalmadığını iddia etti.

Şam, Kürt güçler üzerindeki baskısını arttı

Orta ve yakın vadede Şam yönetimi ile Kürtler arasında belirgin bir anlaşmanın yapılmayacağını yazan Aaron Stein, iddiasını bir üst seviyeye taşıyarak Şam yönetiminin “savaş seçme lüksünü” kullanarak İdlib’in alınmasından sonra ittifak içinde göründüğü Rojavalı Kürt güçlerin üzerindeki baskısını daha da arttıracağını duyurdu.

Şam yönetiminden gelecek potansiyel baskıyı gören Rojavalı Kürtlerin de uluslararası destek ve ABD ile geliştirilen ilişkiler üzerinden Şam yönetimine bir karşı strateji geliştireceğini belirtti.

Bölgedeki gelişmelerin temel belirleyicisinin son ana dek ABD ve Rusya olduğunun açık bir şekilde görüldüğü belirtilen yazıda Rusya’nın ise yakın bir gelecekte Türk kuvvetlerini Suriye'den ayrılmaya zorlayacağını belirtti.

DSG ve Rejim arasında çatışma yaşanacak”

ABD’nin Kürtlere daha geniş bir destek vereceğini; buna karşın Rusya ve Şam yönetiminin uzun vadede Kürtler ile çatışma riskinin olasılık dahilinde olduğunu da belirten Foreign Policy yazarı Stein, yazısını şu tespitlerle sonlandırdı:

“Rusya’nın Esad rejimin kalıcılığını sağlama amacını başından beri saklamıyor. Bu sorunu titiz bir şekilde çözmek isteyen Rusya, Washington ile diyaloga ihtiyaç duyuyor ancak henüz ABD ile ortak bir zemin bulmak için gerekli olan uzlaşmaları yapmaya istekli olduğunun sinyallerini henüz almadı. 

Bunun ötesinde, Suriye rejimi ve Suriye Kürtleri, kolayca uzlaştırılamayacak siyasi ve askeri hedeflere karşı çıkıyorlar. Türkiye, Şam yönetimi ile Kürtler arasında kolay bir ittifak yarattı, ancak Ankara denklemden çıkarıldıktan sonra Suriye rejimi ile Suriye Demokratik Güçleri arasındaki temel gerginlik yeniden ortaya çıkacak ve çatışmalar yaşanacaktır.

Çatışmayı sona erdirmek için gerçek bir yol tüm tarafların uzlaşmasını gerektirir, ancak yıllarca süren savaştan sonra bile savaşı sona erdirmek için önemli görüşmeler yapmak isteyen hiçbir taraf görünmüyor.

 

Çeviri | PeyamaKurd