image

PeyamaKurd - Şengal, Êzdîlerin IŞİD terörü tarafından soykırıma uğradığı uzun ve yalnız bir trajedinin simgesidir. IŞİD ile mücadelede yıkılan köy ve kasabaların tarifi yok. Farklı silahlı gruplardan oluşan birçok örgüt bulunuyor Şengal’de bulunuyordu denetim yoktu. Fakat 2015'ten 2017'ye kadar Rojava Peşmergeleri bölgeye gelerek denetimi sağladı. İsrail’in Jerusalem Post yayın organında Seth Frantzman imzasını taşıyan makalede, YPG, Roj Peşmergeleri, Türkiye ve ABD denklemi ele alındı.

“Erdoğan onlara meydan okuyor”

Bugün, ABD ve Güney Kürdistan’daki bazı Kürtler bu gruplarının Türkiye ile olan krizleri önleyebileceğini düşünüyor.

Türkiye’nin PKK’ye bağlı gördüğü YPG’ye karşı bir operasyon başlatacağını açıkladı. Ancak ABD, IŞİD ile mücadele etmek için YPG ile ortaklık kurdu. Resmi olarak ABD, YPG'yi de içine alan bir çatı grubu olan Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile birlikte çalışıyor. 

DSG, IŞİD'i terörünü yenmek için yapılan mücadelede anahtar rol oynuyor  ve Şengal’in müdahale ettiklerinde binlerce Êzdî’yi, IŞİD’ten kurtarmaya yardım eden kahramanlar.  Şimdi Erdoğan, onların bu kilit rolüne meydan okuyor ve “önümüzdeki günlerde” YPG'yi sınırdan “temizlemek” için bir operasyon başlatacağı sözünü veriyor!

“SDG’nin bilgisi dahilinde yapıldı”

ABD'nin Suriye'ye elçisi James Jeffrey, 17 Aralık'ta Atlantik Konseyi'nde konuştu. Jeffrey, “Roj Peşmergeleri'nin sınır ötesine konuşlandırılması bizim ve SDG’nin bilgisi dahilinde yapıldığı, bunun çeşitli adımlardan biri olduğunu” söyledi.  

Onlar kim ve neden önemli? Aralık 2015'te Roj Peşmergeleri ile Şengal yolunda tanıştım. O sırada bu adamlar, Rabia'dan Snune'ye giden yalnız yolun kontrol noktasında görev yapıyorlardı. Birimden sorumlu bir Teğmen, alayının 30 km'lik yolu kontrol ettiğini belirterek, “Rojava'dan geldik. Musul, Rabia ve Şengal yakınlarındaki savaşlarda bazı kritik bölgeleri ele geçirdik” dedi.

“YPG politikalarına eleştiri”

Suriye'deki savaş tırmandıkça YPG, Rojava’yı kontrol etmeye başladı. Ancak, Irak'taki bazı Suriyeli Kürtler, sol eğilimli YPG'ye karşı çıktılar ve Kürt bölgesini yöneten Kürdistan Demokrat Partisine (KDP) daha yakından bağlı olan birliklere katılmak istediler. Roj Peşmerge ise 2015 yılında “Suriye'de daha da kötü bir şey yok çünkü Kürtlerin hiçbir şeyi yok” dedi.  Onlar, YPG'nin Esad rejimine çok yakın olduğundan şikayet ediyorlardı.
IŞİD ile savaşmaya hazır olan Kürt vatanseverler  Roj Peşmergeleri, IŞİD Kürdistan Bölgesi’ne sızmasını engellemeye çalıştılar. Ancak Şengal yakınlarındaki Êzdî köylerinde PKK ve YPG ile birkaç kez çatıştılar. Mart 2017 çatışmalarında dört Roj Peşmergesi yaralandı. Peşmergeler, YPG’nin politikalarını eleştiriyorlardı.

Haziran 2016'da Musul Barajı yakınlarında bir kadın grubu birliğine katılan bazı kadınlar da dahil olmak üzere başka bir grup Roj Peşmergelerine  gönderildi. Onların görevi barajın yanındaki yolu korumaktı. Erkek komutanlardan biri ise o zamanlar (2016’da) Suriye ihtilafının 2012 yılında başlamasından bu yana Irak'ta yaşadığını söylüyordu.

“YPG’nin aksine Peşmergeye katıldılar”

Kadınlar da benzer hikayeler anlatıyordu. 2012'de savaş sırasında Suriye'den kaçtıklarını söylüyordular. YPG'ye bağlı kadın birimlerinin savaşçılara evlenme izni vermediği için YPG'nin aksine Peşmerge birliğine katılmayı tercih ettiklerini ifade ediyorlardı. Kadın Peşmergeler, “Suriye'de bizim topraklarımız ve IŞİD yenildikten sonra Rojava'ya dönmek istiyoruz” diyorlardı. 

Kadınlar ayrıca YPG'yi topraklarını almak ve diğer siyasi partileri Doğu Suriye'den tutmakla suçlayarak konuşmalarına şöyle devam ediyordular: “Uluslararası toplum, sorunu çözmek için YPG ile çalışıyor ve geri dönsünler diyordu. Peşhabur’a üç kez gittik ve YPG gelemeyeceğimizi söyledi. Kadınlardan biri, AK-47'nin yanında olduğunu belirtti.

Suriye'de ev kadınları olarak geri dönmek istemiyoruz, topraklarımızı korumak ve yaşamak istiyoruz diyordu fakat YPG kabul etmedi.” Kadınlar, ABD’nin IŞİD karşıtı özel temsilcisi Brett McGurk’un da bu tartışmalara katıldığını belirttiler.  Musul Barajı'ndaki kadın birimlerine göre, 2016 yılına kadar Roj Peşmerge birliğinin 5.000 üyesi bulunuyordu.  2016'dan bu yana, bu savaşçılar giderek Rojava’ya dönmek istiyorlar. 

“Kürtler topraklarını terk etti”

Kadınların, IŞİD'i yenmek için savaşın üç yıl daha süreceği tahmin ediyor ve bu atmosferde bir rol oynamayı umuyorlardı. Ancak, YPG'nin İran'a çok yakın olmaları ve diğer Kürt siyasi partileriyle yüzleşmeleriyle karakterize ettikleri politikalardan endişe ediyorlardı. Rojava'daki ekonominin zarar gördüklerini Kürtlerin de topraklarını terk ettiklerini belirtiyorlardı. 

IŞİD'le daha fazla mücadele ettikten ve ABD liderliğindeki uluslararası Koalisyonun yanında çalıştıktan dört yıl sonra, Rojava’daki gruplar artık yeni krizlerle karşı karşıya. Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 12 Aralık'ta Suriye'de IŞİD tehdidi bulunmadığını belirterek, “Fırat'ın doğusunu gerçek sahiplerine barışçıl ve yaşanabilir bir yer haline getirmeye kararlıyız” dedi.

“Kaygılar Erbil’de de hissedildi”

ABD’nin Türkiye’ye,  Suriye ve diğer meselelere imtiyazlarda bulunduğunu iddia etmesiyle birlikte Türkiye’nin saldırı başlatacağına dair iddialarını daraltmaya çalıştı.

Daha sonra geleceğe dair kaygılar, Kürdistan Bölgesi’nin başkenti olan Erbil'de de hissedildi. Mesud Barzani, ABD’nin IŞİD karşıtı temsilcisi McGurk, ABD Dışişleri Bakanı Douglas Silliman, ABD Dışişleri Bakanlığı Danışmanı William Roebuck ve Başkonsolos Steve Fagin ile Pazartesi günü bir araya geldi.  Barzani Rojava’daki Kürtlere yönelik tehditler konusunda endişelerini dile getirdi. Bu esnada James Jeffrey ise, Roj Peşmergelerinin konuşlandırılmasına yönelik Atlantik Konseyi'nde konuşma yapıyordu.

Roj Peşmergeleri denklemin ortasında kaldı”

Roj Peşmergeleri şimdi Washington ve Ankara arasındaki karmaşık bir siyasi denklemin ortasında kaldı. Yıllarca, Suriye'nin Kürt Ulusal Konseyi'nin(ENKS), KDP'ye yakın oldukları için Rojava’ya dönmeleri engellendi.  YPG'nin siyasi kolu olan PYD, Rojava’daki diğer siyasi muhalefet gruplarına baskı uyguladığı için eleştirildi. 

Bu arada Türkiye, YPG'yi terörist olarak görüyor fakat Ankara'nın tarihsel olarak KDP ile daha dostane ilişkileri bulunuyor. Bu, bazılarının Roj Peşmerge'nin varlığının Türkiye için daha avantajlı olacağını düşünmesi anlamına geliyor. Ancak YPG ya da SDG üyelerinin geri gönderdiği Roj Peşmergeleri, Ankara'nın görüşünü değiştirmeyecek. Türkiye, Nisan 2017'de Şengal kentinde YPG'ye karşı hava saldırıları başlattı ve beş Peşmerge'yi de öldürdü. 

“Zaman her şeyi gösterecek”

Bir kaç Peşmerge'nin Türkiye'nin hesaplarını nasıl değiştireceği de net değil, çünkü Suriye'nin doğu kanadındaki hükümet yapısı terörist olarak gördükleri grupların elinde kalacak. Üstelik Ankara'nın temel endişesi sınırdaki koridor da değil. Ankara’nın endişerini ABD'nin Rojava’da SDG ile oluşan “istikrar” gücüne yatırım yaptığı suçlamalarını da barındırıyor.  

Roj Peşmergeleri, evlerine (Rojava) geri dönmek için üç yıl mücadele etti. Şimdi, Washington ile Ankara arasındaki karmaşık bir oyun içinde kaldılar. Peşmergerler, kendi ülkelerinde hizmet etme hayallerini gerçekleştirebilecekler mi? Bunu zaman gösterecek.

 

| Haberin Türkçe çeviri kaynağı PeyamaKurd’e aittir. |