image

PeyamaKurd - Kürdistan Bölgesi’nin başarısı ve özellikle Kürdistan Demokrat Partisi’nin (KDP) güçlenmesi, İran ve Türkiye açısından büyük bir düşüncenin oluşmasına zemin hazırlıyor. Kürdistan Referandumu sonrası KDP ve Barzani onları rahatsız etmeye başladı.  

Kürtlerin bağımsızlığı ve Kürdistan’ın devlet olmasına karşı olan güçler bu noktada KDP ve Barzanilerin önünü kesmek için ellerinden geleni yapmakta ve her türlü yolu denemekten kaçınmamaktadırlar. 

16 Ekim olayı da bu tezgahlardan birisi idi. Bu minvalde Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) içindeki bazı kişiler ile Türkiye ve İran istedikleri amaca ulaştılar. 16 Ekim ihaneti sonucu hem Kerkük elden gitti hem de bağımsızlık hayaline çok büyük bir darbe vuruldu. 

"İran KDP'ye karşı Lahor Talabani'yi öne sürüyor" 

İran, KDP ve Barzanilerin gücünü kırmak için KYB içinde Lahor Talabani’nin elini güçlendirerek uluslararası mecrada ilişkilerinin kurulmasına zemin hazırlıyor. İran özellikle Türkiye ve Lahor Talabani’yi güçlendirerek, Ankara’nın KDP ile olan ilişkilerinin bozulmasını hedefliyor. Tahran tam bu noktada yeni bir strateji önüne koymuş durumda.  

İran yolu ile Türkiye ve KYB’nin arasının iyi bir konuma gelmesinin öncülüğünü yapanların başında da Irak Cumhurbaşkanı Berhem Salih gelmektedir. Berhem Salih’in YNK içinde Lahor Talabani, Ağabeyi Aras Talabani, Bağdat’taki kuzeni Ala Talabani ve bu gruptaki kişilere bağlılığı olmasaydı Cumhurbaşkanı olamayacağı bir gerçekti.

Salih, bu isimler ve gruptakilerin dışında bir adım bile atamıyor ve bu gruptakilerin hizmetindedir. Diğer yandan Berhem Salih’in baş müşaviri ise Lahor Talabani’nin  ağabeyi Aras Talabani’dir. Bu durum gösteriyor ki Berhem Salih, 16 Ekim ihanet klikinin izni ve direktifleri olmadan bir adım bile atamıyor. Çünkü bu durum İran’ın kararı ve emridir. 

PeyamaKurd’e gelen bilgilere göre Berhem Salih, Erdoğan’ın danışmanlarından İlnur Çevik’le diyaloga geçerek Lahor Talabani’nin resmi yollar ile Ankara’ya davet edilmesini ve Erdoğan ile görüşmesini talep etmiş. Elimize ulaşan bilgilere göre Türkiye bu duruma olumlu yaklaşarak, “Şu anda bölgede operasyonlarımız devam ediyor. Ama sonra onu (Lahor Talabani) davet edeceğiz” demiş. 

"İran, 16 Ekim kartını hem KDP hem de Koalisyona karşı kullanıyor"

İran, Berhem Salih taktiği ile Türkiye ve YNK’nin özellikle de Lahor Talabani’nin arasını yapmaya çalışıyor. Çünkü Tahran bu strateji ile Erbil ve Duhok’ta 16 Ekim klikinin elini güçlendirerek KDP’nin gücünü kırmayı planlıyor. Dikkat edilmesi gereken husus ise bu manevranın sadece KDP ve Barzani düşmanlığına binaen yapılmadığı aksine ABD ve uluslararası koalisyona yönelikte bir hamle olduğudur. Irak’ta son dönemlerde Haşdi Şabi ve Irak Hizbullahı’nın ABD ve Koalisyon güçlerine saldırması ile KDP’ye karşı geliştirilen strateji de aynı bütünün bir parçasıdır. 

İran 16 Ekim kartını hem KDP hem de Koalisyona karşı kullanıyor. PKK’nin savaşını Kürdistan Bölgesine taşıması ve Türkiye’nin ufaktan ufaktan Kürdistan Bölgesine girmesi de bu planın parçalarından sadece bir tanesidir.

İran, Türkiye ve PKK ile YNK’den bi kesim, PDK ve Barzanilerin alanını daraltarak dört bir taraftan kuşatıp onları takatten düşürmek istiyor. Bu da Tahran’ın bir stratejisi. Çünkü İran, 16 Ekim ihanet klikinin Halepçe, Süleymaniye ve çevresini Irak’a bağlayarak Kürdistan’dan ayırmaya çalıştığını biliyor. 

Söz konusu devlet ve partilerin Kürdistan’a karşı olan plan ve stratejileri, aynen İran ve Suriye’nin 1990’lı yıllarda KDP’ye karşı geliştirdikleri tasviye planı gibi devam ediyor ve edecektir. Hatırlanacağı üere adı geçen ülkeler KDP dışındaki hemen hemen bütün Kürt örgütleri, partileri demokratik ulusal cephe kurarak İran ve Suriye’nin KDP’yi bitirmeyi operasyona alet olmuşlardı. 

Şimdi de Rojava’daki parti ve güçlerin yakınlaşması aynı çevreleri rahatsız ediyor. Özellikle Barzanilerin rolü ve etkisi Kürdistan düşmanları ve müttefiklerini rahatsız ediyor. Aynı şekilde ileride olası bir Başûr ve Rojava birleşmesi ve birlik olması de onları rahatsız ediyor. Tüm bu olanlar yapılan kirli plan ve stratejilerinin bir sonucudur.