image

PeyamaKurd - Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, ABD’yi bu ay içinde ikinci kez Suriye’de teröristleri desteklemekle suçlaması, iki taraf arasındaki ittifakı sorgulatıyor. Erdoğan, 22 Şubat tarihinde, ABD öncülüğündeki Uluslararası Koalisyon Sözcüsü Albay Wayne Marotto’nun DSG ile ilgili Tweetine, “Bu nasıl ittifak, ABD teröristleri desteklemeye devam ediyor” şeklinde tepki göstermişti.

Al Monitor’den Andrew Parasilite’nin kaleme aldığı analiz yazıda, DSG ve S-400 konuları çerçevesinde ABD ile Türkiye ilişkilerinin nasıl ilerleyeceği, Erdoğan iktidarının Rusya ile ABD güç dengesindeki konumu ve Türk dış politikasının içinde bulunduğu duruma dair önemli konular ele alındı. 

Yazarın en dikkat çeken yorumlarından biri ise, “...Fakat Türkiye ile bağlarını onarmak isteyen Biden yönetimi, Erdoğan’ın iyi ilişkilere sahip olduğu Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) tarafından desteklenen Kürt gruplarla PYD/YPG’yi uzlaştırmaya çalışabilir” oldu. 

Marotto sosyal medya hesabı üzerinden paylaştığı mesajda, ABD liderliğindeki koalisyonun misyonunda bir değişiklik olmadığını, Demokratik Suriye Güçleri (DSG) ile IŞİD’e karşı mücadeleye devam edeceğini belirtmişti. Marotto’nun mesajı her ne kadar belirleyici olmasa da Erdoğan’ı tetiklemek için yeterli olmuştu. 

Bir tarafta ABD – Türkiye, diğer tarafta PKK – YPG çıkmazı”

Arka planda ise 13 Şubat’ta Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) tarafından Kürdistan Bölgesi sınırları içerisinde gerçekleşen Gare operasyonu var. Erdoğan operasyonun 13 Türk rehine için yapıldığını itiraf ederek, rehinelerin infaz edildiğini ve operasyonun başarısız olduğunu duyurmuştu. PKK ise rehinelerin TSK tarafından yapılan bombalamalar sonucunda öldürüldüğünü iddia ediyordu.

1984 yılında kurulan PKK; ABD, Türkiye ve Avrupa Birliği (AB) tarafından terör örgütü olarak kabul ediliyor. Taraflar bu konuda hem fikir olsalar da PKK’nin tam olarak kim olduğu konusunda fikir ayrılıkları yaşanıyor.

Türkiye DSG ve onun silahlı kanadı Halk Savunma Birlikleri’ni (YPG), PKK’nin uzantısı olarak görüyor. Ancak YPG, ABD’ye bağlı Koalisyon güçlerinin çekirdeğini oluşturuyor ve bu nedenle Washington ile Ankara arasındaki gerginlik gün geçtikçe artıyor. 

Artık bildiğimiz şekliyle, Türk dış politikasından söz edilemez!”

Erdoğan 15 Şubat tarihinde ABD’yi, “Eğer ittifakımızı küresel olarak ve NATO içinde devam ettirmek istiyorsanız, teröristlerin yanında olmayı bırakmalısınız” şeklinde uyardı.

Orta Doğu uzmanları ise son gelişmeleri şöyle yorumluyor, “Artık bildiğimiz şekliyle Türk dış politikasından söz edilemez.” Uzmanlar ayrıca, Erdoğan’ın kriz bölgelerinde özellikle Suriye’de,  ABD ve Rusya arasında oynadığı denge politikasının artık son bulduğunu, hem Joe Biden yönetiminin hem de Kremlin’in, Erdoğan’dan kendi tarafını net bir şekilde seçmesinin zamanının geldiğine dair sinyaller verdiğini belirtiyor.

Taraflar arasındaki anlaşmazlıklara S-400 hava savunma sistemleri kapsamında baktığımız zaman Türkiye ile ABD ilişkilerinin çözülebileceğini söyleyebiliriz. Fakat PYD konusunda optimist hava rengini değiştiriyor.

Erdoğan ile Trump arasındaki bağ da yok oldu”

Öte yandan, Türkiye ile kendi çıkarları doğrultusunda insan haklarını ve Kürtlerin kaderini rafa kaldırmaya istekli olan eski ABD Başkanı Donald Trump ile Erdoğan arasındaki bağ da yok artık. 

Fakat Türkiye ile bağlarını onarmak isteyen Biden yönetimi, Erdoğan’ın iyi ilişkilere sahip olduğu Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) tarafından desteklenen Kürt gruplarla PYD/YPG’yi uzlaştırmaya çalışabilir. 

Bunun kapsamda ABD’nin, Suriye için ilk olarak Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nde Rusya-Türkiye-İran üçlüsünün karşısında sert politikalarını iddialı bir şekilde göstermesi gerekecek. 

İran Deyrizor’da etkisini artırmaya başlıyor!”

Diğer yandan Deyrizor vilayetindeki İran güçleri ve Tahran destekli milisler, İsrail’in 13 Ocak’taki Irak sınırına yakın bölgede gerçekleştirdiği saldırıların ardından etkilerini artırdı.

Bölgedeki kaynaklar İran güçlerinin, bölgede stratejik çıkarları çerçevesinde Deyrizor ve diğer illerden militanları saflarına katmak için askere almaya başladığını aktarıyorlar. İran bu hamlesi ile hem ABD hem de İsrail’e de açık bir şekilde mesaj gönderiyor.


⇔ Çeviri: PeyamaKurd 

 


⇒ Farklı konulardaki analiz ve görüşlere bu LİNK üzerinden ulaşabilirsiniz