image

PeyamaKurd - ABD’nin Eski Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton'a göre Amerikan başkanı Trump, aslında Kürt karşıtı ve Orta Doğu'da sürekli Amerikan yanlısı olan bir gruptan hoşlanmıyor.

The Jerusalem Post yazarı Seth J. Frantzman, ABD’li eski güvenlik danışmanı John Bolton’un ‘The Room Where It Happened’ (Olayın Gerçekleştiği Oda) kitabını yorumları. Bolton’un kitabından Kürtlere ilişkin birçok detay yer alırken yazr Frantzman kaleme aldığı yazısında, “Bolton’un kitabı şöyle diyor: Trump, Amerika’nın ilk Kürt karşıtı cumhurbaşkanıdır.” 

“Trump, aslında Kürt karşıtı” 

ABD Başkanı Donald Trump 2016 yılında seçildiğinde, birçok Kürt için büyük bir umut kaynağı oldu. 2016 yılı çok önemli bir yıl idi. Çünkü, İran'daki Kürt muhalifler rejime karşı mücadele ediyordu ve Türkiye’de Kürtler ile savaştığı için, Kürtler o tarihlerde sokaklarda idi. Ancak Suriye sınırında, ABD Özel Kuvvetleri terör örgütü IŞİD'e karşı ortak verilen savaşta geri dönüşlerini veriyordu. Kürdistan Bölgesel Yönetimi de ekonomik baskı altındaydı, ancak IŞİD'e karşı gelişiyor ve güçleniyordu.

Fakat Kürtlerin umutları son dönemlerde azaldı. John Bolton'un kitabına göre Trump, aslında Kürt karşıtı ve Orta Doğu'da sürekli Amerikan yanlısı olan, ABD ile birlikte çalışmak isteyen bu gruptan hoşlanmıyor.

ABD Başkanı, farklılık ve hoşgörü dahil olmak üzere Kürt bölgelerinin değerlerini beğenmek ve azınlıklar için güvenli bir sığınak yaratmayı kabul etmek yerine, Türkiye'nin aşırı milliyetçiliğini, Kürtleri hedef alan diğer grupları, mezhepsel çatışmaları ve bölgesel otoriterliği tercih ediyor gibi görünüyor.

“Kürtlerin 20. ve 21. yy’lı” 

Kürtler 20. yüzyılda despotça bastırılmış ve ihanete uğramıştı.Irak'ta Saddam Hüseyin tarafından sistematik olarak öldürüldüler, varlıkları reddedildi. Suriye'de çoğu vatandaşlıktan yoksun kaldı ve Baas rejimi tarafından zorla Araplaştırma ve asimilasyona maruz kaldılar. İran, Kürt muhaliflerini idam etti, öldürdü, Kürt bölgelerini sıkı kontrol altında tuttu.

21. yüzyılda ise Kürtler için işler bir nevi değişmişti. Türkiye’de, AK Parti'nin önderliğindeki yeni hükümet, başlangıçta hükümet politikasını iyileştirmeye, Kürt medyasını ve sınırlı kültürel haklara olanak sağlamaya çalıştı. Irak'ta Kürdistan Bölgesi, Türk ve Körfez yatırımları ile petrol ticaretinin desteklediği görkemli yeni havaalanları ve ofis binaları ile doldu. İran bile daha önceki baskıları gevşetiyor gibiydi.

Sonra IŞİD terör örgütü ortaya çıktı. Kürt bölgelerindeki binlerce Kürt hayatını feda ederek IŞİD'e karşı savaştı. Kürtler, ABD önderliğindeki Uluslararası Koalisyonun IŞİD'e karşı savaşmasına yardım etti. Kürt savaşçılar Ezidileri daha fazla soykırımdan kurtardı.

Ancak Beyaz Saray, Kürdistan Bağımsızlık referandumuna karşı soğuk davrandı.Ama gariptir ki ABD daha sonra Irak'taki, İran destekli milisleri hedef alacaktı. Bunlar, Kürtlerin 2017'de şikayet ettiği aynı milisler idi. Ama yine de ABD 2017 yılında Kürt referandumuna karşı Bağdat ile çalıştı.

‘Washington'u rahatsız eden Kürt referandumu’

Bolton’a göre, ABD, Eylül ve Ekim 2017'de Irak'ta bağımsızlık arayan Kürtleri izole etmek için çalışırken, Trump’ta, “Kürtleri sevmiyorum” imajı veriyordu. 

İskoçya'nın bağımsızlık referandumu gerçekleşti. Quebec, Güney Sudan ve diğer birçok yerde de yapıldı. ABD, halkların kendi kaderini tayin hakkına inanırdı. Bunun yerine ABD Ekim 2017 tarihinde Erbil ve Bağdat arasında müzakerede bulunmayarak İranlı gruplara destek verdi. Böylece ABD'li bir partnerin zayıflaması ile İran'ın güçlenmesine de zemin hazırlandı.

Garip bir şekilde, ABD iki yıl içinde aynı İranlı milisleri bombalayacak ve Kerkük'ün düşüş mimarları olan Abu Mehdi El-Mühendis ve Kasım Süleymani’yi öldürecekti.

Trump, Suriye’de devam eden IŞİD savaşını her zaman bırakmak istedi. Kürtler ana ortakları idi. Ancak Trump 2017'de bölgeden ayrılacağını ima etti ve sonra 2018'de politikayı gerçekleştiren zemini oluşturdu. Böylece ileriki dönemlerde Türkiye'nin ABD'ye söylemediği şey ise, bir işgal planlaması olacaktı. 

ABD, Suriye'nin doğusundaki (Rojava) Kürt müttefiklerini, Türkiye'nin niyetleri konusunda uyarmak yerine Ankara'yı yatıştırmaya çalıştı. Bu tarihlerde ABD Dışişleri Bakanlığı yetkilileri, Türkiye’nin satın aldığı Rus yapımı S-400'lere karşı Türkiye Patriot füzeleri verilmesi gerektiğini de savundu. 

“ABD, Suriye Kürtlerine iki şey anlattı”

Türkiye, Kürt savaşçıları terörist olarak görüyor. Ankara, Suriye'den kendilerine yönelik saldırılar olmadığı halde Amerika'nın, Suriye'deki ortaklarının “terörist” olduğunu iddia ediyor.

ABD kanadı, Kürtlere iki şey anlatıyordu. Birincisi, Savunma Sekreteri Jim Mattis, generaller Joseph Votel ve Joseph Dunford başkanlığındaki ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), ABD'nin yıllarca bölgede kalacağını ve Suriye'nin doğusunu istikrara kavuşturacağını söylüyordu. ABD ayrıca, Kürtlere kazanımlarının batalanmadan Cenevre sürecine katılacaklarını ve Suriye'nin geleceğinde söz sahibi olacakları sinyallerini veriyordu. 

İkincisi ise ABD'li diplomat James Jeffrey, ABD'nin Suriye'nin doğusunda taktiksel, geçici ve fonskiyonel bir ortaklık yürüttüklerini söylüyordu. ABD, Kürtlere iki pencereden yaklaşıyordu. Trump ise, Ekim 2019'da sınırdaki bir bölgeden çekildi. 

“Trump’a göre Kürtler...” 

Bolton'a göre Trump, “Kürtlerin ‘Türklerden kaçıyor.’ Kaçmadıkları tek zaman ise ABD’nin uçaklarla onları koruduğu zamandı.” mottosunda idi. ABD tarihinin genellikle kaçan insanlara yardım etmek, zulüm görenleri korumak üzerine kurulu olduğu düşünüldüğünde, bu ilginç bir yorumdu.  

ABD; Kübalılara, Haitililere, Somalilere, Kürtlere, Yahudilere ve kaçan birçok halka yardım etti. Ayrıca Balkanlar'da 90’lı yıllarda yapılan zulmü durdurmaya da yardım etti. Fakat Bolton'un kitabına göre ABD’nin yeni politikası, kaçanlarla değil, saldırganlarla yan yana durmak gibi görünüyor.

Kürtler için bu bir felaket. Çünkü bugün Türkiye ve İran, Kürt muhaliflerini bastırmak için birlikte çalışıyor. Türkiye'de yüzlerce Kürt eylemci, gazeteci ve politikacı hapse atıldı. Irak'ta Kürtler Kerkük, Şengal gibi bölgelerde tehditlerle karşı karşıya. Rojava’nın IŞİD'den kurtarılması için verilen başarılı bir savaş, Beyaz Saray'ın başarıyı bir sorun olarak gördüğü noktaya kadar gelmiş görünüyor. 

“Bunlar genel olarak ABD'yi destekleyen insanlardı” 

İran, Rusya ve Türkiye ve otoriter rejimler, ABD tamamen bölgeden ayrıldığında ganimetleri pay etmeye çalışıyorlar. Irak'ta, Kürdistan bölgesi bir kez daha ekonomik olarak tehdit altında ve ortak bir Türk-İran saldırısı ile tehdit ediliyorlar.

Afrin'de Kürtler öldürülüyor, kadınlar kaçırılıyor ve Türk destekli çete yapılar tarafından gizli hapishanelere götürülüyorlar. Son yılların kazanımları tersine dönüyor, yaklaşık 500.000 kişi yerinden edildi. 

Bunlar genel olarak ABD'yi destekleyen ve Amerika'ya umutla bakan insanlar. İnsanlar Trump'tan sonra restoranlarına isim vermek gibi yöntemler bile uyguladılar.

 Kısacası Bolton'un kitabı Kürtlere destek veren bir Beyaz Saray ortaya koyuyor. Ancak Kürt karşıtı seslerin de en üst sıralardan yükseldiği görülüyor.


Çeviri | PeyamaKurd